köpekleri ile cümle

köpekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sırf bu hayvanları avlamak için özel eğitilmiş av köpekleri vardır.Відомо, що здичавілі пси полюють на цей вид.
Ayrıca en sık rastlanan aile köpeklerindendir.Один із найбільш звичайних видів родини.
Çin köpeklerindendir.Походить з українців Канади.
Bu özellikler onları avın üst seviye köpekleri yapmaktadır.При цьому задіюються високі бійцівські якості собаки.
Şunlar Tom'un köpekleri.Це собаки Тома.
Benim köpeklerim beyaz.Мій собака білий.
Benim köpeklerim beyaz.Мій пес білий.
Köpekleri tercih ederim.Я надаю перевагу собакам.
Rezervuar Köpekleri ya da orijinal adıyla Reservoir Dogs, Amerikalı yönetmen Quentin Tarantino'nun ilk filmi.Gauneři (anglicky: Reservoir Dogs) je americký film a první film režiséra Quentina Tarantina.
Köpekleri çok sevdiği için dişi köpeği vardır.Köpeğinin adı Jess.Má rád psy, sám vlastní psa jménem George.
Boyutları zamanın Parya köpeklerinden daha büyüktür.Ty jsou na vyšší, než samotná hlava psa.
Hasta köpeklerin toprağı kazarak kökleri yediği bilinir.Jako tažné zvíře vyšlechtili psí rasu sibiřský husky.
Diğer köpeklerden bir farkı da bu köpeklerin ter bezleri olmasıdır.Tato psovitá šelma se od ostatních psů liší i jídelníčkem.
Köpeklerin kolay eğitilmesi, eniklikten itibaren sahipleriyle aralarında güçlü bir bağ kurulmasına bağlıdır.Jedná se o dlouho žijící ptáky, kteří si ke svému majiteli vytváří velmi silný vztah.
O bölgenin sokak köpeklerini toplar.Je po něm pojmenována ulice v Soběslavi.
Köpekleri sevmiyorum çünkü kötüler.).Antifragilita chyby miluje (nejsou velké).
Tablo, köpekleriyle beraber bir av seferinden dönen üç avcının bulunduğu bir kış sahnesini göstermektedir.Pictura prezintă o scenă de iarnă în care trei vânători se întorc dintr-o expediție însoțiți de câinii lor.
Çok iyi av köpekleridir.Sunt foarte buni câini de aret.
Çin köpeklerindendir.Mamiferele din Canada.
Alman Çoban Köpeklerinin, ortalama ömrü 12 yıl civarındadır.Durata naturală de viață a porcului este de aproximativ 12 ani.
Kumayık köpeklerin atası ve reisi olarak da bilinir.Câinii și caii împăratului erau de asemenea parfumați.
İşçi ve çoban köpekleri iş yapmaya odaklı davranışlar sergilerler.Sunt excluse brutalitățile și bruscările în lucrul cu acești câini.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Cuiburile lor care atârnă în arbori, se află grupate în colonii, o colonie poate cuprinde mii de păsări.
Köpekleri eğitmek kolay değil.Nu este ușor să instruiești câinii.
Köpekleri eğitmek kolay değil.Nu este ușor să dresezi câinii.
Köpekleri evden dışarı çıkarmaya çalıştım.Am încercat să scot câinele afară din casă.
Tablo, köpekleriyle beraber bir av seferinden dönen üç avcının bulunduğu bir kış sahnesini göstermektedir.A kép téli tájat ábrázol, az előterében három alakkal, akik kutyáik kíséretében vadászatról térnek haza.
Köpekleri sevmiyorum çünkü kötüler.).Egyáltalán nem kedveli a kutyákat, mert rossz tapasztalatai voltak velük.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Kolóniákban élő darázsfaj; a kolóniái akár 100 fősek is lehetnek.
Ben köpekleri sevmem.Nem szeretem a kutyákat.
Ayrıca babasının deneylerinde kullandığı köpekleri ve beyaz güvercinleri serbest bırakır.Samoin vapautettiin verosta diplomaattien koirat ja tieteellisiin kokeisiin käytettävät koirat..
Ulaşım, köpeklerin çektiği kızaklarla sağlanır.Ohjaaminen tapahtuu koiraan erittämien seittisäikeiden avulla.
Hünkarın av köpeklerine bakardı.Koiras vartioi mätiä.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Kotipuu on tarpeeksi suuri, jotta tusinoittain klaanin jäseniä voi asua siinä.
Köpeklerin bir alanda başıboş bırakılmaları uzmanlarca egzersiz olarak kabul edilmez.Kokeessa koiraa ei opeteta puremaan ihmistä missään tapauksessa.
Ayrıca Uluslararası Kurtarma Köpekleri Organizasyonu (IRO) üyesidir.Hän on myös Kansainvälisen luisteluliiton (ISU) kansainvälisten tuomareiden kouluttaja.
Köpekleri sevmiyorum çünkü kötüler.).Kissat eivät kuitenkaan pidä siitä, joten Surku on onneton.
Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir.Koira on vietävä heti eläinlääkäriin.
Her iki gökada da yaklaşık 25 milyon ışık yılı uzaklıkta Av Köpekleri takımyıldızı yönünde bulunurlar.Molemmat galaksit sijaitsevat Ajokoirissa 25 miljoonan valovuoden päässä.
Carnivora (etçiller): Hayvanlar alemine ait, kedileri, köpekleri içeren bir takımdır.S. Santikko: Kuin kissat ja koirat.
Sonra köpeklerin yardımıyla yerden av kaldırılır.Στη συνέχεια με τη βοήθεια γερανού έλκονταν από την επιφάνεια της θάλασσας.
Boyutları zamanın Parya köpeklerinden daha büyüktür.Είναι από ασβεστόλιθο σε μέγεθος μεγαλύτερο του φυσικού.
Köpeklerin %15'i ile %30'u gök gürültülü ve sağanak yağışlı günlerde endişeli davranışlar sergileyebilir.Β. Πρόσθετη βελτίωση έως και 30% στην διάκριση της ομιλίας σε ήσυχο αλλά και σε θορυβώδες περιβάλλον.
Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir.Η δύναμη του Πανουργιά δεν ήταν αρκετή για να αντέξει την ορμή των Οθωμανών.
Ben büyük köpekleri sevmiyorum.Δεν μου αρέσουν τα μεγάλα σκυλιά.
Köpeklerin tüylerinin her gün fırçalanması, uzun tüylü köpeklerin tüylerinin ayrıca taranması gerekir.Man må huske at børste hundens tænder og rede hundens pels hver dag.
Ayrıca onların Bogey ve Beju adında iki köpekleri vardır.De har to hunde ved navn Binka og Nugget.
Çin köpeklerindendir.I Kina spiser de hunde.
Diğer köpeklerden bir farkı da bu köpeklerin ter bezleri olmasıdır.De to køn er forskellige og ungfuglene ligner hunnerne.
Tazılar, köpeklerin sınıflandırıldığı başlıca gruplardan biri.Gruppen anses for at omfatte de mest oprindelige hundetyper.
Köpekleri sevmiyorum çünkü kötüler.).Jeg kan ikke lide sæder, som korrumperer."
Benim köpeklerim beyaz.Mine hunde er hvide.
Burns, ilk kez bu bölümde "köpekleri serbest bırakın" demektedir.Burns standardfrase «release the hounds» blir også brukt for første gang i denne episoden.
Diğer köpeklerden bir farkı da bu köpeklerin ter bezleri olmasıdır.Mye taler allikevel for at disse hundene har et felles opphav.
Sırf bu hayvanları avlamak için özel eğitilmiş av köpekleri vardır.Spesielle hunder blir trent opp til å finne dem.
Bir kedi ve bir de köpekleri vardı, çocuk onları çok severdi.Hun hadde ponnier og hunder og likte å gå på jakt.
Bu nedenle süs köpekleri, en çok farklı ırkı barındıran kategoridir.Geitene her er nemlig av en annen rase.
Ancak mafyanın köpekleri, bu kişilere saldırır.MfS ville så bruke hunder for å få tak i personen.
O bölgenin sokak köpeklerini toplar.De førte med seg hunder til området.
On sekizinci yüzyıl sonrasında Sakson türündeki av köpekleri Avrupa’dan getirilmeye başlanmıştır.Siden 1600-tallet har man importert laghårete katter fra Iran til Europa.

İlgili Sayfalar