köpekler ile cümle
köpekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hall o kahraman köpekler için, geri atlama ve Fearenside diye bağırdı uluyordu, "Uzan" ve kamçısını kaptı.- Извика Хол, скача обратно, защото той не е герой с кучета, и Fearenside виеше, "Легни!" и грабна камшика.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Abbiamo visto contagi in gatti selvatici e domestici, e ora anche nei cani domestici.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Am văzut transmiterea acestuia la pisici sălbatice şi domestice, Şi acum şi la câini de casă.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Chúng ta đã thấy chúng lây lan cho mèo hoang và mèo nhà và bây giờ là cả chó nhà nữa.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Hemos visto transmisión de gatos salvajes a gatos domésticos, y ahora también perros domésticos.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.야생 고양이와 애완 고양이를 비롯하여, 이제는 애완견에도 바이러스가 전염되고 있습니다.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.We hebben overdracht gezien naar wilde katten en huiskatten en nu ook naar honden.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Wir haben die Übertragung zu Wild- und Hauskatzen beobachtet und nun auch zu Haushunden.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Zarażają się już dzikie koty i koty domowe, a teraz także oswojone psy.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Виждали сме пренасяне върху диви котки и домашни котки, а сега също и домашни любимци - кучета.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Мы видели, как вирус передавался диким и домашним кошкам, а теперь ещё и домашним собакам.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.אנחנו ראינו העברת נגיף לחתולי בר וחתולי בית, ועתה גם לכלבי בית.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.لقد شهدنا العدوى تصل إلى القطط البرِّية و القطط المنزلية، و الآن وصلت أيضا إلى الكلاب الأليفة.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.今では 飼い犬にも感染します ネズミやフェレットへの 給餌実験によると
Hastane personeli, ordu ve polis onu her yerde aramış. Dağlara köpekler bile göndermişler.Toute l'équipe médicale, des gendarmes et même des chiens ont été mobilisés pour le retrouver.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.A vskutku, první průkopnické léčebné metody, určené lidem i psům, se již stávají dostupnými.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Ensimmäiset pioneerihoidot ihmisille, koirien lisäksi, ovat tulossa saataville.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.És, tulajdonképpen, az első úttörő kezelések, úgy emberek mint kutyák számára, már elérhetővé váltak.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Faktanya, pengobatan pelopor pertama untuk manusia, dan juga anjing, sudah mulai tersedia.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.사실, 사람과 그리고 강아지들을 위한 첫번째 선구적인 치료는 이미 이용가능합니다.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Op dit moment komen de eerste pionier behandelingen zowel voor mensen als voor honden beschikbaar.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Prve terapije za ljudi in za pse so že na voljo.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Şi, de fapt, primele tratamente de început, pentru oameni, cât şi pentru câini, devin deja accesibile.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Und tatsächlich, die ersten Behandlungsmethoden, für Menschen sowie auch Hunde, werden bereits verfügbar.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Và thực tế, những cách trị liệu tiên phong đầu tiên cho con người lẫn cho chó, đã hiện hành.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.W rzeczywistości pierwsze pionierskie terapie dla ludzi, a także psów, stają się już dostępne.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Y, de hecho, los tratamientos pioneros, tanto en personas como en perros, ya comienzan a estar disponibles.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.Всъщност първите лекарства за хора, както и за животни вече излизат на пазара.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.И, на самом деле, первые антиангиогенные препараты для людей и для собак уже становятся доступными.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.І, власне, перші пробні ліки для людей та собак вже з'являються у вжитку.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.ולמעשה, הטיפולים החלוציים הראשונים, לאנשים, כמו גם לכלבים כבר זמינים.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.و في الواقع أول الأدوية الرائدة للإنسان و للكلاب أيضا قد أصبحت متاحة بالفعل.
Hatta, ilk geliştirilen ilaçlar, hem köpekler hem de insanlar için piyasaya sürüldü.先駆的治療は 既に利用できるようになっています 11種類のガンに12種類の薬があります
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Amo i miei animali... I miei cani, il mio furetto, i miei polli, i miei cavalli laggiù.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Ich liebe meine Tiere. Meine Hunde, mein Frettchen, meine Hühner und Pferde, die im Hintergrund zu sehen sind.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Ik hou van m'n dieren-- m'n honden, m'n fret, m'n kippen, m'n paarden op de achtergrond.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Jag älskar mina djur- mina hundar, min iller, mina kycklingar, mina hästar som ni ser i bakgrunden.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.J'aime mes animaux... mes chiens, mon furet, mes poulets, mes chevaux dans le terrain derrière.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Jeg elsker mine dyr - mine hunde, min fritte, mine høns, mine heste i baggrunden.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.동물들도 사랑합니다. 개, 흰족제비, 닭, 말 등 저기에 살고 있죠.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Kocham moje zwierzęta - psy, fretkę, kury, konie tam dalej.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Rakastan eläimiäni... koiriani, frettiäni, kanojani ja hevosiani. Ne ovat tuolla taustalla.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Svá zvířata - své psy, svou fretku, kuřata, koně támhle vzadu.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Szeretem az állataimat -- a kutyáimat, a vadászgörényemet, a csirkéimet, a lovaimat, amik ott hátul vannak.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Tôi yêu động vật của tôi-- con chó của tôi, của tôi ferret, gà của tôi, con ngựa của tôi trong nền.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Αγαπώ τα ζώα μου-- τα σκυλιά μου, το κουνάβι μου, τα κοτόπουλά μου, τα άλογά μου εκεί στο βάθος.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.Люблю своих животных - собак, хорька, куриц, лошадей, вон они.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.أحب حيواناتي. كلابي والنمس ودجاجاتي وخيولي خلفنا.
Hayvanlarımı seviyorum- köpeklerimi, dağgelinciğimi, tavuklarımı, arkada görünen atlarımı.私の犬、フェレット 鶏、馬 大好きです 人生を愛しています
Himalayadaki dağ köylerinde ve Outback Avustralya'daki köpekleri de etkiliyor.뉴욕에서도, 히말라야의 산골 마을에서도, 그리고 호주의 아웃백에서도 발견되었습니다
Himalayadaki dağ köylerinde ve Outback Avustralya'daki köpekleri de etkiliyor.New Yorkban, hegyvidéki falvakban a Himalájában vagy az ausztráliai vadonban.
Himalayadaki dağ köylerinde ve Outback Avustralya'daki köpekleri de etkiliyor.בעיר ניו יורק, בכפרים בהרי ההימלאיה ובאזורים נידחים באוסטרליה.
Himalayadaki dağ köylerinde ve Outback Avustralya'daki köpekleri de etkiliyor.ﻓﻲ ﻣﺪﻳﻨﺔ ﻧﻴﻮﻳﻮﺭﻙ ﻭﻓﻲ ﺍﻟﻘﺮﻱ ﺍﻟﺠﺒﻠﻴﺔ بالهيمالايا ﻭﻓﻲ ﺍﺳﺘﺮﺍﻟﻴﺎ ﺍﻳﻀﺎ
Himalayadaki dağ köylerinde ve Outback Avustralya'daki köpekleri de etkiliyor.奥地にいる犬にも 見つかっているのです 大昔から存在しているのでしょう
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››Ale Ježíš řekl jí: Nechať se prve nasytí synové; nebť není slušné vzíti chléb synů a vrci štěňatům.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››예수께서 이르시되 자녀로 먼저 배불리 먹게 할지니 자녀의 떡을 취하여 개들에게 던짐이 마땅치 아니하니라
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››Ісус же рече їй: Дай перше наїстись дітям: не добре бо взяти хліб у дїтей, і кинути собакам.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››Но Иисус сказал ей: дай прежде насытиться детям, ибо нехорошо взять хлеб у детей и бросить псам.
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››ויאמר אליה ישוע הניחו לשבע בראשונה הבנים כי לא טוב לקחת לחם הבנים ולהשליכו לצעירי הכלבים׃
İsa ona, ‹‹Bırak, önce çocuklar doysunlar›› dedi. ‹‹Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.››واما يسوع فقال لها دعي البنين اولا يشبعون. لانه ليس حسنا ان يؤخذ خبز البنين ويطرح للكلاب.
İlgili Sayfalar