Köprüden hala çok uzaktayız.We're still way too far from the bridge.
Senin oğlun neredeyse senin babanın bir kopyası.Your son is almost a copy of your father.
Danimarka ve İsveç arasındaki köprü neredeyse beş İsveç mili uzunluğundadır.The bridge between Denmark and Sweden is almost five Swedish miles long.
Danimarka ve İsveç arasındaki köprü neredeyse beş İsveç mili uzunluğunda.The bridge between Denmark and Sweden is almost five Swedish miles long.
Tom köpeğinin nasıl öldüğünü söylemezdi.Tom wouldn't say how his dog died.
Tom kopya çekerek testi geçti.Tom passed the test by cheating.
Leyla köpeği vurdu.Layla shot the dog.
Leyla kendi köpeğini öldürdü.Layla killed her dog.
Tom'un köpekleri, Mary'nin keçilerinden birini öldürdü.Tom's dogs killed one of Mary's goats.
Onlar köpek oldukları için köpek gibi yaşıyorlar.They live like dogs because they are dogs.
Bir kopyasını satın almayı planlıyor musun?Do you plan on buying a copy?
Onlar ayrıldığından beri köprünün altından çok sular aktı.Since they parted, a lot of water has flowed under the bridge.
Tom bir Newfoundland köpeği satın almak istiyordu.Tom wanted to buy a Newfoundland dog.
Mary'nin köpeği çok itaatkârdır.Mary's dog is very obedient.
Mary'nin köpeği çok uysaldır.Mary's dog is very docile.
Mary'nin köpeği zararsızdır.Mary's dog is inoffensive.
Mary'nin köpeği çok zekidir.Mary's dog is very intelligent.
Tom'un köpeğinin siyah ve beyaz lekeleri var.Tom's dog has black and white spots.
Bu köpek satılık değildir.This dog is not for sale.
Köpekten kaçtık.We ran away from the dog.
Köpeğinizi ne sıklıkta yıkıyorsunuz?How often do you wash your dog?
Köpeğim çok akıllıdır.My dog is very intelligent.
Köpeğinin öldüğünü söylediğimde Tom ağlamaya başladı.Tom started crying when I told him his dog had died.
Tom bir köpek almayı düşündüğünü söylüyor.Tom says he's thinking about getting a dog.
Tom'un bir köpeği olmadığından oldukça eminim.I'm quite certain Tom doesn't have a dog.
Tom bir köpek almayı düşündüğünü söyledi.Tom says he's considering getting a dog.
Arkadaşımın köpeği Esperanto'yu anlıyor. En azından en önemli komutları.My friend's dog understands Esperanto. At least the most important commands.
Tom'un köpeği çok itaatkâr.Tom's dog is very obedient.
Belki de bir köpek alman gerekir.Perhaps you should get a dog.
Köprünün güvenli olmayabileceğini düşündüm.I thought the bridge might be unsafe.
Leyla bir köpek eğitmeni tuttu.Layla hired a dog trainer.
Köpekler hastalık taşırlar.Dogs carry diseases.
Köpeğin kuduzu var.The dog has rabies.
Köpek vurulmalıdır.The dog must be shot.
Bir köpek görüyorum.I see a dog.
Köpek yemenin nesi yanlış?What's wrong with eating dogs?
Bir köpek yemek, bir inek yemekten farklı değildir.Eating a dog is no different from eating a cow.
Köpek yerine neden inek yemem gerektiği hakkında bana iyi bir gerekçe verin.Give me one good reason why I should eat cows rather than dogs.
Bu insanlar köpek yiyor.These people eat dogs.
Sadece bir canavar, köpek eti yerdi.Only a monster would eat dog meat.
Köpekleri ne tür bir canavar yerdi?What kind of a monster would eat dogs?
Babam köprüler kuruyor.My father builds bridges.
Babam köprüler inşa ediyor.My father builds bridges.
Leyla köpeklerini saldı.Layla unleashed her dogs.
Leyla köpeklerinin tasmasını çıkardı.Layla unleashed her dogs.
Leyla'nın iki Alman çoban köpeği vardı.Layla had two German shepherds.
Leyla'nın köpeği bir ceset buldu.Layla's dog found a dead body.
Leyla köpeklerini her gün yürütüyordu.Layla walked her dogs every day.
Leyla günde iki kez köpeklerini yürütür.Layla walks her dogs twice a day.
Köpek öldüğünde ağladılar.They wept when the dog died.
Leyla, Sami'nin kendi kanını kullanarak duvara köpek sözcüğünü yazdı.Using Sami's own blood, Layla wrote the word dog on the wall.
Sami bir köpek yetiştiricisiydi.Sami was a dog breeder.
Sami bir köpek aşığıydı.Sami was a dog lover.
Leyla, Sami'nin yetiştirdiği köpek türlerini beğeniyordu.Layla enjoyed the types of dogs that Sami raised.
Sami'nin tek arkadaşı onun köpeğiydi.Sami's only companion was his dog.
Sami, Leyla'nın köpeğine bakıyordu.Sami cared for Layla's dog.
Sami köpeğini yürütüyordu.Sami was walking his dog.
Sami bir köpek havlamasını duydu.Sami heard a dog barking.
Sami köpeğine saldırdı.Sami lashed out at his dog.
Köpeklerden korkmuyor musun?Aren't you afraid of dogs?