köşesinde ile cümle
köşesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dik açı yada turuncu açı olmayıp B köşesinde olan açı nedir? .Který z těchto úhlů není ani pravý úhel, ani oranžový úhel?
Dik açı yada turuncu açı olmayıp B köşesinde olan açı nedir? .Кой от върховете му е нито прав, нито оранжев, това ще е връх B.
Dik açı yada turuncu açı olmayıp B köşesinde olan açı nedir? .Який самий не є ні прямим кутом ні оранжевим кутом, це буде вершина В.
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim. (Kahkaha)(Gelach)
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim. (Kahkaha)(Risas)
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim. (Kahkaha)(Smích)
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim. (Kahkaha)(Смях)
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.감정적으로 주저앉아버린 거죠
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.la colţul dintre East Broadway şi Canal Street.
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.(Risos)
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.בפינת איסט ברודוואי ורחוב קאנאל.
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.بتقاطع شارع القناة وشارع شرق برودواي ( مدينة نيويورك )
Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.(観衆 笑)
Dördüncü Manga. Enkazın güneydoğu köşesindeyiz. Kim o?المشبك؟
Dördüncü Manga. Enkazın güneydoğu köşesindeyiz.Pelotón, estamos en la esquina SE.
Dördüncü Manga. Enkazın güneydoğu köşesindeyiz.Tady "Chalk" 4, sme v jiho-východním rohu od trosek.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.De fapt, stăteam ore întregi printre culoarele magazinelor, citind toate numele de pe toate lucrurile.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Godzinami stałam w sklepie, czytając opisy na opakowaniach.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Ik stond zelfs uren in de winkels, al de namen aan het lezen van die dingen.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Infatti, stavo ore nei supermercati a leggere tutti i nomi di tutte le cose.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Je restais des heures dans les magasins à lire tous les noms sur tous les produits.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.사실, 저는 가게에서 오랜 시간을 서서, 모든 것들의 이름을 읽었습니다.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Po pravdě stála jsem hodiny v uličkách obchodů a četla všechny názvy na veškerém zboží.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Saya akan berdiri berjam-jam di depan pertokoan membaca nama dari semua hal.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Tôi có thể đứng hàng giờ ở mấy cửa hàng đọc tên của mọi thứ.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Всъщност, прекарвах часове из магазините, четейки всички имена на всички неща.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.Действительно, я простаивала часами между полками в магазинах читая все эти названия на всех продуктах.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.למעשה, הייתי נוהגת לעמוד משך שעות במעברים בחנויות,
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.في الواقع ،كنت أود الوقوف لساعات في المحلات التجارية ، لأقرأ جميع الأسماء في جميع البضائع.
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.全商品の成分を調べていたりします 頭が変になったと思われているでしょう
Dünyanın dört bir köşesindeki yerel halklara başlattıkları eğitim, kültürel projeler için bağış yapan.세계의 토착민들에게 다시 돈을 드립니다. 그들에 의해서 시작되었던 교육과 문화적 프로젝트를 위해.
Dünyanın dört bir köşesindeki yerel halklara başlattıkları eğitim, kültürel projeler için bağış yapan.שמחזירה כסף לקבוצות ילידים ברחבי העולם למטרות חינוך, ומיזמי תרבות.
Dünyanın dört bir köşesindeki yerel halklara başlattıkları eğitim, kültürel projeler için bağış yapan.لإعادة الأموال إلى السكان الأصليين حول العالم، في مجال التعليم، المشاريع الثقافية، المنطلقة من أنفسهم.
Dünyanın dört bir köşesindeki yerel halklara başlattıkları eğitim, kültürel projeler için bağış yapan.教育的 文化的プロジェクトを 支援します 色々なプロジェクトがありますが
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Ci sono esempi pazzeschi da tutto il mondo su come la gente corregge e aggiusta il sistema.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Có cả những ví dụ kỳ quặc từ khắp nơi trên thế giới của việc mọi người xây dựng cái kết cấu.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Det finns galna exempel från hela världen på hur folk mixtrar med och justerar systemet.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Er staan voorbeelden van hoe mensen over de hele wereld trucjes en aanpassingen hebben bedacht.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Há experiências loucas do mundo inteiro de como as pessoas modificaram e ajustaram o sistema.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Hay ejemplos locos del mundo entero de como la gente cambia y ajusta el sistema.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Il y a des exemples fous venus du monde entier, de comment les gens tordent et ajustent le système.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.여기 몇가지 기발한 방법들이있습니다. 사람들이 변칙적인 방법들이예요.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Őrült példák vannak rá, a világ minden részéről, hogy az emberek hogy forgatják és alakítják át a rendszert.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Sie finden verrückte Beispiele aus aller Welt, wie Leute das System optimieren und raffinieren.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Sunt și exemple neobișnuite din toată lumea de cum oamenii schimbă și ajustează sistemul.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Sú tam i šialené príklady z celého sveta, kde si ľudia vyladili a prispôsobili systém.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Zwariowane przykłady z całego świata, tego jak ludzie podkręcają ten system.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Υπάρχουν τρελά παραδείγματα από όλο τον κόσμο για το πώς οι άνθρωποι προσαρμόζουν το σύστημα.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.В разных странах люди находили самые сумасбродные варианты нестандартных подходов и интерпретаций правил.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Є вар'ятські приклади з усього світу як люди викручують та прилаштовують систему.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.Има шантави примери от цял свят, за това как хората настройват и нагласят системата.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.יש שם דוגמאות מטורפות מרחבי העולם איך אנשים משנים את המערכת.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.وهناك نماذج مجنونة من كل أنحاء العالم لكيفية ضبط الناس للنظام.
Dünyanın dört köşesinden insanların nasıl ince ayar yaptığına dair çılgın örnekler var.クレージーな例が見られます マシュマロ チャレンジの世界記録もあります
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Các bạn biết rằng trên khắp thế giới, người ta đấu tranh cho tự do, cho quyền lợi của mình.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Di seluruh dunia, manusia berjuang demi kebebasan, berjuang untuk mendapatkan haknya.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Je weet dat mensen over de hele wereld vechten voor hun vrijheid, voor hun rechten.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.여러분도 아시다시피 전 세계에서 사람들은 그들의 자유를 위해 싸우고 그들의 권리를 위해 싸웁니다.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Na całym świecie ludzie walczą o wolność, o swoje prawa.
Dünya'nın her köşesinde, insanların özgürlüğü ve hakları için savaştığını biliyorsunuz.Saben que en todo el mundo, la gente lucha por su libertad, lucha por sus derechos.