köşesi ile cümle

köşesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğuيدعا بنكو دو، الذي يقع على زاوية سوتر وبوشانان.
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğuベンキョウドウは、実際、
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Ceea ce i se intampla lui acum, se intampla zilnic in birourile si casele din intreaga lume.
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Ciò che sta per accadergli accade quotidianamente in case e uffici di tutto il mondo
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Co se právě má přihodit, stává se denně v kancelářích a domácnostech po celém světě
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Αυτό που πρόκειται να του συμβεί, συμβαίνει καθημερινά σε γραφεία και σπίτια σε ολόκληρο τον κόσμο.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.C'est marqué par un coin de lèvre qui est relevé et rentré.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Colțul unei buze e ridicat și tras spre interior.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Dabei wird ein Lippenwinkel nach oben und innen gezogen.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Det er markeret ved at det ene hjørne af læben er trukket op og ind.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Det utmärkande draget är att läppens ände dras upp och in.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Een hoek van de lip is op- en naar binnen getrokken.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.É marcada por um canto do lábio puxado para cima e para dentro.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Jellegzetesen az ajak egyik sarka föl- és behúzva.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Kącik ust podnosi się do góry i ku środkowi. Kącik ust podnosi się do góry i ku środkowi.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.경멸은 한 쪽 입꼬리가 올라가고 안으로 들어가면서 만들어집니다
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Nó đánh dấu bằng việc môi cong vểnh lên trên.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Se caracteriza por una esquina del labio levantada hacia arriba y hacia adentro.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Un angolo della bocca in dentro e verso l'alto.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Vyzerá takto: Vyznačuje sa tým, že jeden kútik pier je vytiahnutý nahor a dovnútra.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Vyznačuje se tak, že jeden koutek rtů je stažený nahoru a dovnitř.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Η γωνία του ενός χείλους τραβιέται επάνω και προς τα μέσα.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Куточок вуст піднято догори і всередину.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Презрение обнаруживает уголок губы, приподнятый и втянутый.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.Разпознава се по повдигната и прибрана навътре устна.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.זה מסומן בזווית אחת של השפה שמשוכה למעלה ופנימה.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.إنه يتسم بجانبية الشفه الواحدة تسحب إلى أعلى وإلى الداخل.
Bir dudak köşesinin yukarı ve içeri çekilmesi ile belirtilir.上に上がって中に入り込みます 表情の中で 侮蔑はたった一つの非対称な表情です
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Ale ona o pár minút neskôr odíde do rohu miestnosti a nájde tám malý cukrík M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Bem, passados alguns minutos, ela vai para o canto da sala e encontra um pequeno doce, um M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Bè qualche minuto dopo, lei se ne va in un angolo della stanza, e trova un pezzetto di cioccolato, un M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Cu câteva minute mai târziu, merge într-un colț al camerei și găsește o bombonică, un M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Kilka minut później poszła do kąta i znalazła cukierek, M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.자, 몇 분 후 이 아기는 방의 한 구석으로 갑니다. 작은 엠엔엠(M&M) 초콜릿 한 조각을 발견해요.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Minutos después, se va a la esquina de la habitación, y encuentra una pequeña golosina, un M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Néhány perc múlva elmegy a szoba sarkába, és talál egy szem M&M cukorkát.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Vài phút sau, cô bé đi vào góc phòng tìm thấy một mẩu kẹo M & M
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Wat later gaat ze naar een hoek van de kamer en vind er een snoepje, een M&M.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.След няколко минути, тя отива в ъгъла на стаята и намира малко парче бонбон, М&М.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.Так вот, через пару минут она пошла в угол комнаты и нашла маленькую конфетку — эмэндмс.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.ואולי אתם חושבים, "היא לא יכולה לראות אותך, או לשמוע אותך." אז אחרי כמה רגעים היא הולכת לפינת החדר
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.حسنا, بعد بضع دقائق, تذهب هي إلى ركن في الغرفة, وتجد قطعة صغيرة من الحلوى, حلوى إم آند إم.
Bir kaç dakika sonra, odanın bir köşesine gidiyor ve küçük bir parça şeker buluyor, bir M&M.部屋の隅に行き ちっちゃなキャンディを見つけます 彼女の「注意」は私には向かなくても
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .선을 그어보겠습니다 이 선이 바로 중선입니다
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Si apoi taiem la jumatate latura opusa Deci asta de aici va fi o mediana
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Takže těžnice je, když začneme v jednom z vrcholů, začněme tedy v tomto, a pak rozpůlíme protější stranu.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Vi halverer den modstående side. Det her er en median.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Това тук ще бъде медиана.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --En flicka, om du har tur, i hörnet av ett mörkt rum
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --어두운 방 안의 구석 자리에서 코란을 읽을 수 잇을 정도로 운이 좋은
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Ak máte to štastie, uvidíte dievča v rohu tmavej miestnosti, ktoré má štastie, že sa môže pozrieť na Korán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Dívka, pokud máte štěstí, v rohu tmavé místnosti -- je ráda za to, že se může dívat na Korán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Dziewczynki mogły tylko w kącie ciemnego pokoju czytać Koran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Een meisje, als je goed kijkt, in de hoek van een donkere kamer -- bevoorrecht dat ze de Koran kon inkijken.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Egy kislány, ha szerencsés volt, a szoba sötét sarkában olvashatta a Koránt.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Một cô bé, nếu may mắn, trong góc phòng tối -- may mắn có thể đọc được kinh Koran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.O fată, dacă ești norocos, în colțul unei camere întunecoase - fericită să poate citi Coranul.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Seorang gadis, jika beruntung, di sudut ruangan gelap -- cukup beruntung untuk dapat melihat Al-Quran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Uma rapariga, se tiver sorte, no canto de um quarto escuro tendo a possibilidade de ter o Corão.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Una niña, si tienes suerte, en la esquina de un cuarto oscuro... afortunada de poder ver el Corán.

İlgili Sayfalar