köşeleri ile cümle

köşeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Члены банды в основном были одеты как крестьяне и ждали на улице с револьверами и гранатами.
Yalnız sarayın köşelerinde ve merkezinde hareket edebilir.Может перемещаться только в пределах дворца.
Eski Caracas tramvayının birkaç terminal istasyonu, 1908 ve 1947 yıllarında meydanın köşelerinde çalıştı.وعملت العديد من المحطات الترام في زوايا الساحة خلال عام 1908 وعام 1947.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Os membros da gangue costumavam se vestir como camponeses e esperavam nas esquinas com revólveres e granadas.
O yüzden ağzın köşelerine labret (tuutaq) biçiminde nokta olarak labret dövmesi yapılır.Antwoord: gooi je vaat in de wasmachine en lijm de scherven weer aan elkaar.
Zemin katta salonun köşelerinde toplam dört oda vardır.Na końcach jego ramion znajdują się cztery pomieszczenia.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.De flesta gängmedlemmarna var klädda som bönder och väntade i gathörnen med revolvrar och granater.
Ökse ardıç kuşu (T. viscivorus) daha büyüktür ve kuyruk köşeleri beyaz renklidir.Dubbeltrasten (T. viscivorus) är mycket större, har vita hörn på stjärten och vita undre vingtäckare.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Члени банди, одягнені в основному як селяни, чекали на вулиці з револьверами і гранатами.
Temel bloklar, kontrol akış çizelgesinde köşeleri ya da düğümleri oluştururlar.Базові блоки утворюють вершини або вузли в графі потоку керування.
Muhafızlar, imparatorluğun değişik köşelerine gönderildi ve Castra Praetoria yerle bir edildi.Vojáci byli posláni do různých části říše a tábor Castra Praetoria byl stržen.
Beşgenin köşelerinden yıldıza gümüş düz ışınlar gider.Între timp, ceata fuge cu a cincea stea.
Bant köşelerinin taşınması ayrıca azaltılmıştır.A födémek súlyát pedig csökkentették.
Tatlı hayallar arasında bakıp göklere, Tefekkür gözü ile aydınlıkta görürüm köşeleri.Taivaan valojen loistossa voin unelmoida iloisesti ja onnellisesti!
İki takım haritanın zıt köşelerinde bulunurlar.Kahden asutuskeskuksen nimeä on kartassa lyhennetty.
Zemin katta salonun köşelerinde toplam dört oda vardır.Katujen varsilla on neljässä kerroksessa luento­saleja.
Hindistan'ın farklı köşelerinde birçok Jain tirthası (hac yeri) bulunmaktadır.Υπάρχουν πολλές τοπικές ποικιλίες τσαπάτι στην Ινδία.
Dört minarelilerde iç avlunun köşelerindedir.Minareterne står i hvert hjørne af fire porte.
Bu iki dört yüzlünün köşeleri birlikte küpün köşelerini meydana getirirler.Fire samtidige gadelygter omkranser stadig statuen.
Muhafızlar, imparatorluğun değişik köşelerine gönderildi ve Castra Praetoria yerle bir edildi.Soldatene ble sendt til forskjellige hjørner av riket og Castra Praetoria ble revet.
Bu dönem içinde 170.000'den fazla Koreli Sovyet Orta Asya'sının uzak köşelerinde tehcir ettirilmiştir.Trên 170.000 người Hàn Quốc bị đày tới những vùng Trung Á.
Binanın 71. katında karşısındaki köşelerinde gizli iki ayarlı kütle sönümleyici bulunmaktadır.Tòa nhà có hai giảm chấn khối lượng điều chỉnh trên tầng 71 (ẩn) ở các góc đối diện của tòa nhà.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.実行犯たちはほとんどが拳銃と手榴弾を隠し持ちながら農民の格好をして、通りの辻に待機していた。
Günlerini eğlence alemlerinde sarhoş olup meyhane köşelerinde sızarak geçiriyordu.ハリーは酔い、ヨーロッパ大陸の各所で過ごした日々を回想する。
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.团伙成员大多打扮成农民,带着左轮手枪和手榴弹在街角等候。
Binanın 71. katında karşısındaki köşelerinde gizli iki ayarlı kütle sönümleyici bulunmaktadır.בקומה ה-71 מוצבים בפינות מנוגדות של הבניין שני מנחתי תנודות (tuned mass damper).
Köşeleri ise keskin değildir, dairesel birleşimlerle yapılmıştır.Символите не са издълбани, а щамповани.
Kareler köşelerinden ikiye katlanıp sıkılır.Бундеслига за бараж в два кръга.
Avlu gibi duvarları (dolayısıyla köşeleri) olan alanlar idealdir.Ose koje žive u tim krajevima roje se (dijele) poput pčele medarice.
Orada çalabildikleri her yerde sahne aldılar: sokak köşelerinde, düğünlerde, quinceañeralarda ve panayırlarda.Tam so nastopali vsepovsod, kjer so lahko: na ulicah, porokah, quinceañerah in sejmih.
Bu eğim, yarışçıların köşeleri hızla dönerken savrulmalarını önler.To opozori dirkače, da bo kmalu spet prosto dirkanje.
Muhafızlar, imparatorluğun değişik köşelerine gönderildi ve Castra Praetoria yerle bir edildi.Kariai buvo išsiųsti į įvairiausius imperijos kampelius, o Castra Praetoria nugriauta.
Diğer Platonik cisimlerden farklı olarak, bir düzgün dört yüzlünün tüm köşeleri birbirinden eşit uzaklıktadır.Skirtingai nei daugumoje kitų Platoniškųjų kūnų, visi tetraedro taškai yra vienodai nutolę vienas nuo kito.
[5 MYÖ] Bu gazın köşelerinde yeni yıldızlar oluşuyordu.במקבץ הגז הזה נוצרו כוכבים חדשים.
Adrenal de böbreklerin sağ üst köşelerinde bulunan bezlerdir.부신은 신장의 바로 오른 쪽 위에 있는 샘입니다.
Adrenal de böbreklerin sağ üst köşelerinde bulunan bezlerdir.وهو الغدة الكظرية الغدة أن يجلس الحق على رأس الكلي،
Afganistan'ın en ücra köşelerinde bile yöneticilerini seçmek istemeyen bir Allah'ın kuluyla karşılaşmadım.제가 아프가니스탄에 있을 때, 가장 멀리 떨어진 시골에서조차, 누가 자신을 다스리는지 말하기 싫어하는 사람을 보지 못했습니다.
Afganistan'ın en ücra köşelerinde bile yöneticilerini seçmek istemeyen bir Allah'ın kuluyla karşılaşmadım.No he conocido, en Afganistán, aún en la más remota comunidad, nadie que no quisiera decir quién los gobierne.
Afganistan'ın en ücra köşelerinde bile yöneticilerini seçmek istemeyen bir Allah'ın kuluyla karşılaşmadım.לא פגשתי, באפגניסטן, אפילו בקהילה הכי נידחת אדם שלא רוצה להביע את דעתו לגבי מי ישלוט בו.
Afganistan'ın en ücra köşelerinde bile yöneticilerini seçmek istemeyen bir Allah'ın kuluyla karşılaşmadım.إن جميع النشطاء في أفغانستان من الذين التقيتهم، أرادو أن يكون لهم قرار في اختيار من يحكمهم
Afganistan'ın en ücra köşelerinde bile yöneticilerini seçmek istemeyen bir Allah'ın kuluyla karşılaşmadım.誰が自分達を統治するのか決めるのに 誰もが参加したいと思っています どんなに辺境の土地に行っても 選挙権はいらないと
Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Das Sechseck sind Kohlenstoff-Atomen. Lassen Sie mich den Kohlenstoff zu zeichnen
Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.탄소가 위치해 있습니다. 나는 탄소 원자를 노란 색으로
Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.המשושה הם אטומי פחמן. אני אצייר את
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Det ser mest ut som ni vänt lite på dem. Men när man ser det på det sättet så ser det mer intressant ut.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Det ser ud som om I bare har drejet dem. Men når du ser dem sådan ser det mere interessant ud.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Jakobyste je na rohu obrátili. Ale když se na to tak díváte, vypadá to zajímavěji.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[ không rõ ] Bạn thấy mình đã đảo ngược đầu của nó. Nhưng khi nhìn thế này nó trông thích mắt hơn nhiều.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[kivehetetlen] Úgy tűnt, hogy a sarkára fordítottad. De ha így nézem, sokkal érdekesebbnek tűnik.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.(잘 들리지 않음) 그냥 이렇게 돌려 놨다고 생각하시겠지만, 그렇게 놓고 보면 더 흥미로운 모양이 된단 말이죠.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[non si capisce] Sembra solo che l'abbiate rigirato. Ma se lo guarda così è più interessante.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Parece que o virámos ao contrário, Mas, quando o vemos assim, tem um aspeto mais interessante.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[poco claro] Parece como si lo giraras a un lado, pero cuando lo ves así se ve más interesante.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[Αβέβαιος] Φαίνεται ότι απλά το γυρίσατε 45 μοίρες. Αλλά φαίνεται πιο ενδιαφέρον όταν το κοιτάς έτσι.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.(неразбочиво) Похоже, вы поставили его на ребро. Но если так на это смотреть, выглядит это куда интереснее.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Току-що погледнахте, като че ли сте го обърнали наопаки. Но когато го видите така, изглежда по-интересно.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[לא ברור] פשוט נראה כאילו סובבת את זה הפוך, אבל כשרואים את זה ככה, זה נראה יותר מעניין.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.もっとおもしろい形だね 男:両方試食してください
Arkada konutun köşeleri için iki çerçeve yap.A dve dosky spravíš pre uhly príbytku na zadnej strane,
Arkada konutun köşeleri için iki çerçeve yap.A dvě dsky uděláš v obou dvou úhlech příbytku;

İlgili Sayfalar