köşeleri ile cümle

köşeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Şimdi köşeleri doğru şekilde sıralamak koşuluyla, B köşesinin karşılığı C olur, sonra A, sonra D.Teď můžeme napsat, že trojúhelník BAD... musíme se ujistit, že máme korespondující stranu.
Şimdi köşeleri doğru şekilde sıralamak koşuluyla, B köşesinin karşılığı C olur, sonra A, sonra D.Vi har altså trekant BAD her.
Sizler dünyanın farklı köşelerindensiniz.하지만 여기 계신 여러분은 세계 곳곳에서 오셨습니다.
Sizler dünyanın farklı köşelerindensiniz.Вы приехали сюда со всего света.
Sizler dünyanın farklı köşelerindensiniz.אבל אתם כאן באים מכל פינה בעולם.
Sizler dünyanın farklı köşelerindensiniz.ولكنّكم اليوم هنا من كلّ أنحاء العالم.
Sizler dünyanın farklı köşelerindensiniz.自国の地図を頭に浮かべてください
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Chúng ta đứng trên góc phố, cố hét to để át tiếng ồn và giả vờ như nó không tồn tại.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Ci mettiamo agli angoli di una strada, gridando sopra a rumori tipo questo, facendo finta che non esistano.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Encontramo-nos nas ruas, gritando por cima de barulho como este, fingindo que não existe.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.우리는 길 모퉁이에서 이런 소음 속에 서 있게 되면 큰 소리로 말합니다. 마치 시끄럽지 않은 척하면서요.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Nos paramos en las esquinas, gritando por encima de sonidos como este, haciendo como si no existieran.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Op straat overschreeuwen we dit lawaai en doen alsof het er niet is.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stăm la colţul străzii, strigând pentru a acoperi zgomot ca acesta, şi prefăcându-ne că nu există.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stáváme na pouličních rozích, překřikujeme hluk, jako je tento, a předstíráme, že neexistuje.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stoimy na rogu ulicy, przekrzykując hałas taki jak ten i udajemy, że nie istnieje.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stojíme na rohu ulice a snažíme sa prekričať takýto hluk. Predstierame, že neexistuje.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stojimo na uličnih vogalih, kričimo preko takega hrupa, in se pretvarjamo, da ne obstaja.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Utca sarkon állunk, ilyen zajt kiabálunk túl, és úgy teszünk, mintha nem is létezne.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Vi står på gadehjørner, at råbe over denne lyd, og lader som om den ikke findes.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Wir stehen an Straßenecken, schreien gegen diesen Lärmpegel an und tun so, als gäbe es ihn gar nicht.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Στεκόμαστε στο δρόμο, φωνάζοντας πάνω από θόρυβο, σαν αυτό, και προσποιούμενοι ότι δεν υπάρχει.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Ми стоїмо на перехрестях, кричачи на тлі такого шуму, і удаємо, що його немає.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Мы разговариваем на углу улицы, пытаясь перекричать подобный звук и делая вид, что он не существует.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Стоим на улични ъгли, крещим така, за да надвикаме шума, и се преструваме, че той не съществува.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.אנו עומדים בקרן הרחוב וצועקים מעל רעש כזה, ומתנהגים כאילו הוא איננו קיים.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.فنحن نقف على حافات الطرق .. نحاول رفع أصواتنا أثناء التحدث كما أفعل .. مُدعين أن هذا الضجيج غير موجود
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.こうやって叫んでます このように音に打ち勝とうとする行動は
Sonsuza kadar hapis köşelerinde çürüyeceğim.Ne, ve vězení shniju napořád.
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Dan saya melihat anak-anak di persimpangan jalan, dan mereka berkata "Obama, dia saudara kami!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Eu via miúdos nas esquinas e eles diziam: "Obama é nosso irmão!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Gyermekeket lehetett látni az utcasarkokon, akik azt skandálták: "Obama a testvérünk!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.길모퉁이에 있는 아이들이 "오바마는 우리의 형제"라고 하더군요
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Och jag såg barn i gathörnen som sa "Obama är vår broder!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Og jeg så børn på gadehjørnerne, og de sagde "Obama, han er vores bror!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Und ich habe Kinder an den Straßenecken stehen sehen, die mir zugerufen haben: "Obama, das ist unser Bruder!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Vedeam copii pe la colțurile străzilor, spunând "Obama, el este fratele nostru!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Videla som deti na ulici, a oni hovorili "Obama je náš brat!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Widziałam na ulicy dzieci, które krzyczały: "Obama to nasz brat!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Έβλεπα τα παιδιά στις γωνιές των δρόμων, να λένε "Ο Ομπάμα, είναι αδερφός μας!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Виждах деца на уличните ъгли, които казваха: "Обама, той е наш брат!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.И я видела ребят по углам улиц, и они говорили, "Обама, наш брат!".
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.Я бачила дітей по вуличних закутках, і вони наче казали "Обама наш брат!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.וראיתי ילדים בקרונות רחוב, והם היה אומרים "אובמה, הוא אח שלנו!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.وأرى الأطفال في نواصي الشوارع، ويقولون " أوباما، أنه أخونا!"
Ve sokak köşelerinde çocuklar görürdüm, ve "Obama, o bizim kardeşimizdir!" derlerdi.彼らは「オバマは、私たちの兄弟なんだ!」と言っていました そして私は、「オバマは私の兄弟でもあるから、あなたも私の兄弟ね。」と答えました
Veya başka bir şekilde düşünürsek, bu O noktası, üçgenin tüm köşelerinden eşit uzaklıktadır. -OB е равно на OA. Това означава, че OC трябва да бъде равно на OA, OC трябва да бъде равно на ОА.
Veya başka bir şekilde düşünürsek, bu O noktası, üçgenin tüm köşelerinden eşit uzaklıktadır. -다르게 생각해보자면 점 O에서 삼각형의 각 꼭짓점까지의 거리,
Veya başka bir şekilde düşünürsek, bu O noktası, üçgenin tüm köşelerinden eşit uzaklıktadır. - -Punktet O er lige langt væk fra alle vinkelspidserne i trekanten.
Yani bunun kesinlikle üçgenin köşelerine bir yarıçap uzaklığında olduğunu biliyoruz. .Det ved vi. Det er præcis R væk fra vinkelspidserne i trekanten.
Yani bunun kesinlikle üçgenin köşelerine bir yarıçap uzaklığında olduğunu biliyoruz. .My to już wiemy. To jest dokładnie odległe o R od obu wierzchołków trójkąta.
Yani bunun kesinlikle üçgenin köşelerine bir yarıçap uzaklığında olduğunu biliyoruz. .Přesně ve vzdálenosti poloměru od obou těchto vrcholů trojúhelníku.
Yani bunun kesinlikle üçgenin köşelerine bir yarıçap uzaklığında olduğunu biliyoruz. .우리는 이 두 꼭짓점으로 부터 R만큼 떨어져 있다는 것을 알고 있습니다.
Yani bunun kesinlikle üçgenin köşelerine bir yarıçap uzaklığında olduğunu biliyoruz. .Ние знаем, че тя е точно на разстояние R от двата от тези върха на триъгълника.
Yani bunun kesinlikle üçgenin köşelerine bir yarıçap uzaklığında olduğunu biliyoruz. .نحن نعلم هذا. انها تبعد بمقدار R عن رؤوس المثلث
Yoğunlaşmış bir karbon atomundaki dört bağ bir dört yüzlünün köşelerini oluşturur.포화 탄소원자 4개의 결합이 4면체의 꼭짓점을 가리킨다는 것이었죠.
Yoğunlaşmış bir karbon atomundaki dört bağ bir dört yüzlünün köşelerini oluşturur.les quatre liaisons d'un atome de carbone saturé indiquent les coins d'un tétraèdre.
Yoğunlaşmış bir karbon atomundaki dört bağ bir dört yüzlünün köşelerini oluşturur.los cuatro enlaces de un átomo de carbono saturado se parecen a los extremos de un tetahedro.
Yoğunlaşmış bir karbon atomundaki dört bağ bir dört yüzlünün köşelerini oluşturur.ארבעת הקשרים של אטום פחמן רווי פונים לפינותיו של ארבעון.
Yoğunlaşmış bir karbon atomundaki dört bağ bir dört yüzlünün köşelerini oluşturur.الروابط الأربعة لذرة الكربون المشبعة وتشير إلى زوايا رباعي السطوح.

İlgili Sayfalar