köşede ile cümle

köşede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.Dan stuur je het naar de printshop op de hoek en je gaat je stoel halen.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.E poi la potranno spedire al negozio Kinko all'angolo e si potrà ritirare la sedia.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.És aztán elküldhetik a sarkon lévő Kinko üzletbe és átvehetjük a székünket.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.Et puis vous pouvez l'envoyer au magasin "Kinko" du coin pour obtenir votre fauteuil.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.미래엔 Kinko's(디지털 출력 전문업체)같은 출력서에 보내고 나중에 당신의 의자를 찾아갈 수 있을 겁니다. 이렇듯 응용의 가능성의 무궁무진합니다.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.Şi apoi poţi trimite la magazinul Kinko de la colţ şi apoi mergi să-ţi iei scaunul.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.Y luego puedes enviarla a la tienda Kinko de la esquina e ir a buscar tu silla.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.А после може да го изпратите в магазина "Кинкос" на ъгъла и да отидете да си вземете стола.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.Затем вы сможете отправить заказ в магазин Kinko's на углу и пойти получить ваш стул.
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.ואז תוכלו לשלוח את זה לסניף האופיס דיפו הקרוב אליכם ואחרכך תאספו את הכסא שלכם. המשמעות של זה היא עצומה,
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.وبعدها يمكنك إرساله الى متجر"كنكو" القريب وأحصل على الكرسي. آثار هذه التكنولوجيا ستكون هائلة
Sonra bu yaptığınızı köşedeki baskıcıya yollayabileceksiniz ve gidip sandalyenizi alabileceksiniz.これには多くの意味があります 買い手がデザインに関われるのは もちろんですが
Şu köşede.[Anatsui] ...Dans le coin.
Şu köşede.[Anatsui] ... En la esquina.
Şu köşede.[ANATSUI] ...Na esquina
Şu köşede.[ANATSUI] ... nell'angolo.
Şu köşede.모퉁이에...
-Şu köşeden dönmediler mi?- De drejede vel rundt om hjørnet.
-Şu köşeden dönmediler mi?-De svängde runt hörnet, väl?
-Şu köşeden dönmediler mi?- Han girado por esa esquina.
-Şu köşeden dönmediler mi?- Hanno svoltato all'angolo, no?
-Şu köşeden dönmediler mi?-Kääntyivätkö he tuosta?
-Şu köşeden dönmediler mi?- Przecież tu skręcili.
-Şu köşeden dönmediler mi?- Viraram naquela esquina, certo?
-Şu köşeden dönmediler mi?- Они свернули за тот угол, да?
Şu köşede, sadece bir budalasınız.En esa esquina, uno es estúpido.
Şu köşede, sadece bir budalasınız.В этом углу вы просто совершенно глупы.
Şu köşede, sadece bir budalasınız.(笑)
Şunu söyleyeyim, genel olarak her 2x2 matriste sağ üst köşede olmak istersiniz. (Gülüşmeler)Вообще говоря, в каждой матрице 2x2 вы хотите быть в правом верхнем углу.
Şunu söyleyeyim, genel olarak her 2x2 matriste sağ üst köşede olmak istersiniz.Les diré, en términos generales, en cada matriz 2 x 2, Uds. quieren estar en la esquina superior derecha.
Şunu söyleyeyim, genel olarak her 2x2 matriste sağ üst köşede olmak istersiniz.右上を狙うべきです (笑) それだけです
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Baiklah, George, dapatkah kamu geser kembali ke sudut pasar?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Bien, Georges, peux-tu reculer et filmer le coin du marché?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Bine, George, poti sa reintorci imaginea asupra coltului de piata?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?George, możesz nas zabrać na rynek?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?George, ¿puedes moverte hacia la esquina?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?오케이, 조지, 뒤쪽 코너 마켓쪽으로 돌아줄래?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Okay, George, kannst du zurück zum Markt in der Ecke schwenken?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Okay, George, puoi fare una panoramica verso l'angolo?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Oké, George, kun je met je camera naar het stalletje in de hoek gaan?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Oké, George vissza tudnál fordulni a sarkon lévő piac felé?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Okei George, voitko kääntää takaisin kulmaan?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Ok, George, podes mostrar o canto do mercado?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Uh, George này, cậu có thể quay cận cảnh vào góc phòng được không?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Εντάξει Τζορτζ, μπορείς να πας πίσω στη γωνία της αγοράς;
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Добре, Джордж, може ли да се насочиш към ъгъла на пазара?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?Окей, Джордж, можешь повернуть камеру на угловой магазинчик?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?בסדר, ג'ורג', האם אתה יכול לכוון את המצלמה חזרה לפינה של השוק?
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?حسنا، جورج، هل يمكنك الدوران للخلف إلى زاوية السوق؟
Tamam, George, köşedeki markete yaklaşabilir misin?みんなにお勧めのものを見せたいんだ。
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...En pysty oikeasti kuvailemaan sitä, se oli vain Siellä oli verta ja ... kulmassa oli...Tanglesin lamppu.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...Ik kan het niet beschrijven, het was gewoon... Er was bloed en... in de hoek, lag Tangles zaklamp.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...Jag kan inte riktigt beskriva det, det var bara Det var blod och .. borta i hörnet var ... tovor är ficklampa.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...Nem igazán tudom leírni, Mindent beborított a vér... és a sarokban ott volt Hínárhaj lámpája.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...Nie mogę tego opisać, to było jak... Tam była krew i... ..w rogu leżała ... jego latarka.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...No puedo describirlo, era sólo... Había sangre y... ...en el rincón... estaba la linterna de Tangles.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...No puedo describirlo, era sólo... Había sangre y... ...en el rincón... estaba la linterna de Tangles.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...Opravdu to nedokážu popsat, bylo to.... všude byla krev a ... v rohu byla...
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede... Tangles'ın feneri duruyordu.Не могу да опишем, било... је крви и... углу се налазила Тенглсова лампа.
Tarif edemiyorum, sadece... ...kan vardı ve... ...köşede...Δε μπορώ να το περιγράψω, ήταν απλά... Υπήρχε αίμα και... στην γωνία ήταν...

İlgili Sayfalar