Ana içeriğe geç
Sözlük

kâsesi ile cümle

kâsesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tom Mary'ye tereyağlı patlamış mısır kasesini uzattı.Tom handed the bowl of buttered popcorn to Mary.
Tom meyve kâsesinden bir elma aldı.Tom took an apple from the fruit bowl.
Lucullus'un birçok altın kasesi vardı.Lucullo had many golden cups.
Sütü yanlışlıkla şeker kasesine döktüm.I accidentally poured the milk into the sugar bowl.
Tom patlamış mısır kasesini masaya koydu.Tom put the bowl of popcorn on the table.
Tom şeker kasesine uzandı.Tom reached for the sugar bowl.
Tom kasesini baş aşağı çevirdi.Tom turned his bowl upside down.
Çorba çorba kasesinde.The soup is in the tureen.
"Şeker kasesi neredeyse boş." "Sabah doluydu." "Bu garip.""The sugar bowl is almost empty." "In the morning it was full." "That's strange."
Kirkus'ın korku filmlerin kutsal kasesini kurtardığı için tebrik edilmesi lâzım."Kirkus should be commended for pretty much saving the Holy Grail of horror films."
Saint-Cloud yumuşak porselen tükürme kasesi, "Famille verte", 1730-1740.Saint-Cloud soft porcelain spitting bowl, "Famille verte", 1730-1740.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Ten small bowls of pasta, with a different spaghetti sauce on each one.
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var. Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.It's meat-, cheese- and lettuce-flavored O's in a tortilla bowl.
'Bu kadar zengin ve yeşil Beautiful Soup, sıcak bir çorba kasesini bekliyorum!'Beautiful Soup, so rich and green, Waiting in a hot tureen!
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.The human form, in particular the human head, has been considered the Holy Grail of our industry.
Birkaç yiyecek kaşesi alması gereken bir kıza benziyor.She looks like a girl who should buy some food stamps.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.It's the Holy Grail of Kenyan journalism.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.It can be a bit like a bowl of spaghetti: sometimes you just have to eat it and see what happens.
Yani, çekimin kutsal kasesi problemi çözüldüSo, the Holy Grail of the gravity is solved!
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.You have walked in the way of your sister; therefore will I give her cup into your hand.
Çomak, dilenci kasesi ve sivri uçlu şapkasıyla bir dilenci.Mendicant with staff, begging bowl and pointed hat.
Bir tigela kasesinde servis edilen geleneksel caldo verdeTraditional caldo verde served in a tigela bowl
Gelenek, konuşma bitene kadar kimsenin şarap kasesine dokunamayacağını söylerdi.Tradition would have that no one could touch their wine bowl until the toast was finished.
Kātyāyana genellikle göğsünün önünde bir sadaka kasesi tutarken tasvir edilir.[2]Kātyāyana is often depicted holding an alms bowl in front of his chest.[2]
Hygieia kasesi Avrupa'daki eczanelerin dışındaki tabelalarda kullanılan yaygın bir semboldür.The bowl of Hygieia is a common symbol on signs outside of pharmacies in Europe.
Adını tonkatsu (domuz pirzola) ve donburiden (pirinç kasesi) almaktadır.Der Name setzt sich zusammen aus Tonkatsu (paniertes Schweineschnitzel) und Donburi (Keramikschüssel).
Mantının bir kasesi suya dökülür.Si tu fends le cœur d’une seule goutte d’eau.
Adını tonkatsu (domuz pirzola) ve donburiden (pirinç kasesi) almaktadır.El plato toma su nombre de las palabras japonesas tonkatsu (‘chuleta de cerdo’) y donburi (‘cuenco de arroz’).
Leydi Macbeth (brindisi müziği) şeklinde bir şarkı söyler (Si colmi il çaliçe - "Şarap kaşesini doldur.")Леди Макбет поёт застольную ('Si colmi il calice').
Mantının bir kasesi suya dökülür.Jedna ruka se vždy ze vzpažení zasune do vody.
Leydi Macbeth (brindisi müziği) şeklinde bir şarkı söyler (Si colmi il çaliçe - "Şarap kaşesini doldur.")Lady Macbeth laulaa juomalaulun (brindisin) Si colmi il calice (Täyttäkää kupit).
Nibbles, Tom'un burnuna tırmandı ve O Tom'un kasesinin kenarına zıpladı.Tomin pilkattua Carlia tämä tarttui patsaaseen ja löi sillä Tomia päähän.
Adını tonkatsu (domuz pirzola) ve donburiden (pirinç kasesi) almaktadır.Navnet er sammensat af tonkatsu (paneret svineschnitzel) og donburi (keramikskål).
Kirkus'ın korku filmlerin kutsal kasesini kurtardığı için tebrik edilmesi lâzım."Kirkus skal have æren for nærmest at redde gyserfilmenes hellige gral."
Tevrat'a göre ise Yusuf'un fal baktığı gümüş şarap kasesidir.有說:此是諸瑜伽師,觀聖諦時,傍修得故,名現觀邊。
Leydi Macbeth (brindisi müziği) şeklinde bir şarkı söyler (Si colmi il çaliçe - "Şarap kaşesini doldur.")האווירה חגיגית, וליידי מקבת' שרה "Si colmi il calice" - "מלאו את הכוס".
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 bát mỳ với 10 loại nước sốt khác nhau trong mỗi bát.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 mangkok kecil berisi pasta dengan saus spaghetti yang berbeda-beda.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 piccoli assaggi di pasta, con un diverso sugo in ciascuno di loro.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.A kis tálakban spagetti volt, tíz különböző szósszal nyakon öntve.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Desať misiek cestovín, každú s inou špagetovou omáčkou.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Deset majhnih krožnikov testenin, vsak krožnik z drugo omako.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Deset malých misek těstovin, každou s různou špagetovou omáčkou.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Dez tigelas com massa, com um molho de esparguete diferente em cada.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Diez pequeños boles de pasta, con una salsa de espagueti diferente en cada uno.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Dix petits bols de pâtes, avec une sauce spaghetti différente dans chaque bol.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.서로 다른 소스를 사용하여 만든 파스타들이었어요.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Kymmenen pientä kulhoa pastaa, jokaisen päällä eri kastiketta.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Tien kleine kommen pasta, elk met een andere spaghettisaus erop.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Tio små portioner pasta, med olika såser på var och en.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Zece boluri mici de paste, cu câte un sos de spaghete diferit în fiecare.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Zehn kleine Schüsseln mit Pasta, jeweils mit einer anderen Spaghetti-Sauce.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Δέκα μικρά πιάτα μακαρόνια, με διαφορετική σάλτσα σπαγγέτι στο καθένα.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Десет малки купи спагети с различен сос във всяка от тях.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Десять маленьких тарелок спагетти с разными соусами в каждой.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Десять невеликих мисочок із пастою із різними соусами для спаґетті у кожній з них.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.עשר קערות קטנות של פסטה, ועל כל אחת מהן רוטב פסטה שונה.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.عشرة أطباق صغيرة من المكرونة, كل طبق مضافا إليه نوع مختلف من الصلصة.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.試食後、各パスタに0から100までの点数をつけてもらいます
Birkaç yiyecek kaşesi alması gereken bir kıza benziyor.Tiene aspecto de necesitar sellos para comida.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod