kâğıtlar ile cümle

kâğıtlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Así fue que firmé el alta, y la ambulancia junto con los paramédicos la llevaron a su casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Assim, assinei os papéis da alta e uma ambulância veio e os paramédicos levaram-se para casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.A tak som podpísal prepúšťaciu správu, došla sanitka a odviezla ju domov.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Donc j'ai signé les formulaires, et une ambulance est arrivée, et les ambulanciers sont venus la chercher.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Dus ik tekende de ontslagpapieren, en de ambulance kwam om haar naar huis te brengen.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.그래서 전 퇴원 허가서에 서명을 했고 구급차가 와서 응급구조요원들이 그녀를 집으로 데려다 줬죠.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Podpisałem więc wypis ze szpitala i podjechała karetka z sanitariuszami, by zabrać ją do domu.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Tak jsem podepsal propouštěcí formuláře, a sanitka přijela, a odvezli ji domů.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Thế là tôi kí giấy tờ xuất viện, và xe cứu thương tới, y sĩ đưa bà về nhà.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Οπότε υπέγραψα το εξιτήριο, και ήρθε ένα νοσοκομειακό όχημα με τους τραυματιοφορείς να την πάνε σπίτι.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Подписах документите за изписване, линейката дойде и парамедиците я отведоха в къщи.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я виписав її, приїхала швидка і парамедики забрали її додому.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я подписал бумаги о выписке, приехала скорая, и медицинские работники увезли её домой.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.אז חתמתי על מסמכי השיחרור, הגיע אמבולנס, באו פרמדיקים כדי לקחתה הביתה.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.بهذا قمت بتوقيع اوراق الخروج, وجاءت سيارت الاسعاف, المسعفين واخذوها لمنزلها.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.救急車が着くと 救急隊員が来て彼女を帰しました 私は病棟の仕事に戻りました
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Asta, de fapt, era în jurul cărţilor de joc pe care le-am luat ieri, dar avea o anumită familiaritate.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Celui-ci était autour du jeu de cartes que j'ai reçu hier, mais je lui trouve un air familier.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Den här satt faktiskt runt spelkorten jag fick igår, men den hade en viss likhet.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Deze zat eigenlijk om de speelkaarten die ik gisteren kreeg, maar het kwam een beetje bekend voor.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Ésta sujetaba los naipes que obtuve ayer, pero tenía una cierta familiaridad con ella.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Ez itt egy csomag kártyán volt, amit tegnap kaptam, de valahogy ismerős volt.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.사실 이건 카드 묶는데 쓰던걸 어제 가져 온 겁니다. 그래도 서로 좀 비슷하게 생겼어요.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Tę mam z talii kart, którą wczoraj dostałem, ale jest podobna.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Thực ra đây là dây quấn quanh bộ bài tôi mua hôm qua nhưng nhìn rất giống với dây để triệt sản.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Αυτό κρατούσε τα τραπουλόχαρτα που πήρα χτες, αλλά είχε κάποιες ομοιότητες με εκείνο.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.С тази всъщност бяха прикрепени картите за игра, които купих вчера, но ми беше някак позната.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.Это резинка от колоды игральных карт, которую я приобрёл вчера, но ничего, достаточно похоже.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.זו הייתה למעשה סביב חבילת הקלפים שקיבלתי אתמול, אבל היא משום מה מוכרת לי.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.هذا في الواقع واحد حول أوراق اللعب حصلت عليه أمس، وكان هناك نوع من الألفة.
Bu aslında dün aldığım oyun kağıtlarının etrafındaydı, ama onunla bir benzerliği var.これにそっくりなんだ 「じゃあ どういった手順を踏むんだ?」と聞くと
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Ami ezeken a papírokon van, azt nyelvnek hívják, erről később.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Apa yang dilihat pada kertas-kertas ini disebut bahasa, yang akan kita bicarakan nanti.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Ce qui est vu sur ces papiers est appelé le langage, dont nous discuterons plus tard.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Ce se vede pe acele hartii se numeste "limba", pe care o vom discuta mai tarziu.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Co jest widoczne na tych papierach nazywane jest językiem, który omówimy później.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Cosa si vede su queste carte è linguaggio,che discuteremo più avanti.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Det man kan se på dessa papper kallas för ett språk som vi senare kommer att diskutera.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Lo que se ve en estos papeles es llamado lenguaje, tema que discutiremos más adelante.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.To čo je na tých papieroch je nazývané jazyk, o ktorom budeme hovoriť neskôr.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Was auf diesen Papieren zu sehen ist, heißt Sprache, die wir später besprechen werden.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Wat er te zien is op deze papieren is taal, wat we later zullen bespreken.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Αυτό που φαίνεται σε αυτά τα έγγραφα λέγεται γλώσσα, κάτι το οποίο θα συζητήσουμε αργότερα.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.Това, което е напечатано на тези листи, се нарича "език" - това ще обсъдим по-късно.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.מה שמופיע על מסמכים אלו נקרא 'שפה' - נדון בנושא זה בהמשך.
Bu kağıtlarda gördüğün şeye dil denir, ama bunu daha sonra konuşacağız.これらがインクのシミがついた只の紙切れだということを しっかり認識しておく必要がある。
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Bland de papperna fanns det en pärm med titeln "FINFISHER".
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Di antara kertas-kertas tersebut, ada jilidan ini yang berjudul "FINFISHER."
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Entre esos papeles estaba esta carpeta titulada "FINFISHER".
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.In diesen Akten befand sich ein Ordner namens "FINFISHER".
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Közöttük volt egy "FINFISHER" című dosszié.
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Medzi dokumentami bolo viazanie s názvom:
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Mezi těmito papíry byly také desky nadepsané "FINFISHER."
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Noiden dokumenttien seassa oli tämä kansio jossa luki FINFISHER.
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.No meio desses papeis, estava um dossier intitulado "FINFISHER."
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Parmi ces papiers, il y avait ce classeur étiqueté " FINFISHER ".
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Printre ele, era acest teanc numit "FINFISHER".
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Tra i documenti c'era un raccoglitore con scritto "FINFISHER".
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Trong đó, có tập tài liệu được đánh dấu "FINFISHER"
Bu kağıtların arasında, "FINFISHER" başlıklı bir dosya vardı.Waaronder een map getiteld "FINFISHER".

İlgili Sayfalar