kâğıda ile cümle
kâğıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
KLORSUZ BEYAZ KAĞIDA BASILMIŞTIRVYTIŠTĚNO NA NEBĚLENÉM PAPÍŘE
KLORSUZ BEYAZ KAĞIDA BASILMIŞTIRVYTLAČENÉ NA BIELOM BEZCHLÓROVOM PAPIERI
KLORSUZ BEYAZ KAĞIDA BASILMIŞTIRWYDRUKOWANO NA PAPIERZE BIAŁYM BEZCHLOROWYM
KLORSUZ BEYAZ KAĞIDA BASILMIŞTIRОТПЕЧАТАНО НА БЯЛА БЕЗХЛОРНА ХАРТИЯ
KLORSUZ BEYAZ KAĞIDA BASILMIŞTIRОТПЕЧАТАНО НА БЯЛА ХАРТИЯ БЕЗ ХЛОР
Klorsuz beyaz kâğıda basılmıştır.Máte také možnost požádat o předplatné on-line: http://europa.eu.int/comm/environment/news/efe/index.htm
Klorsuz beyaz kâğıda basılmıştır.Predplatné si môžete zabezpečiť aj online na adrese:http://europa.eu.int/comm/environment/news/efe/index.htm
Klorsuz beyaz kâğıda basılmıştır.Subskrypcję można zamówić także przez Internet: http://europa.eu.int/comm/environment/news/efe/index.htm
Klorsuz beyaz kâğıda basılmıştır.Tiskano na bel papir brez klora.
Klorsuz beyaz kâğıda basılmıştır.Можете да се абонирате също онлайн на адрес:http://europa.eu.int/comm/environment/news/efe/index.htm
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Adunk nekik egy írásos tesztet -- számítógépek, beszélgetés, stb. nélkül."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Annamme heille koepaperin -- ei tietokoneita, ei keskustelua toisten kanssa, jne."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Chúng ta sẽ đưa chúng 1 bài kiểm tra-- không máy tính, không nói chuyện, vân vân."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Dáme jim papírový test --- žádné počítače, žádné mluvení jeden s druhým, atd."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."아이들에게 컴퓨터도 없고 서로 물어보는 것도 없는 지필시험을 치게 해 보죠."라고 답했습니다.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Les daremos un examen... sin computadoras, nadie habla con nadie, etc".
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Nous leur donnerons un contrôle -- pas d'ordinateur, pas d'échange verbal, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Saya berikan mereka ujian tulis -- tanpa komputer, tanpa kerjasama satu sama lain, dsb."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Și le vom da o lucrare de control -- fără calculatoare, fără să vorbească între ei, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Somministreremo loro un test su carta - niente computer, niente scambio di informazioni, ecc...".
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok.""Vamos dar-lhes um teste escrito, "sem computadores, sem conversarem uns com os outros, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Vi ger dem ett papperstest -- inga datorer, inget pratande med andra, osv."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Vi giver dem en skriftlig prøve - ingen computer, ingen snak med andre, osv."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."We geven hen een test op papier - zonder computers, niet praten met elkaar, enz. "
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Wir geben ihnen einen schriftlichen Test -- keine Computer, keine Gespräche miteinander, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Θα τους δώσουμε ένα διαγώνισμα στο χαρτί -- ούτε υπολογιστές, ούτε να μιλάνε μεταξύ τους κτλ.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Ми дамо їм письмовий тест - без компьютерів, без спілкування один з одним і так далі.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Мы проведём письменный экзамен - никаких компьютеров, никаких разговоров и т.п."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Ще им дам тест на хартия, без компютри, без да си говорят, и т.н."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."ואז נעשה להם בחינה בכתב -- ללא מחשבים, ללא התייעצויות וכו'.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."سوف نعطيهم ورقة الاختبار -- بدون السّماح لهم باستخدام أجهزة كمبيوتر، ولا بالحديث لبعضهم البعض، الخ."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."コンピューターの使用や相談などは無しです」 コンピューターを使ってグループで解くと
Paper — Geri % 100 dönüşümlü ve klorinsiz ağartılmış kağıda basılmıştır — The Nordic SwanPapel — Papel 100 % reciclado e isento de branqueadores a base de cloro — Rótulo Nordic Swan
Paper — Geri % 100 dönüşümlü ve klorinsiz ağartılmış kağıda basılmıştır — The Nordic SwanPapírra— 100 %-ban újrahasznosított és klórmentesen fehérített papírra nyomtatva — Északi Hattyú
Paper — Geri % 100 dönüşümlü ve klorinsiz ağartılmış kağıda basılmıştır — The Nordic SwanΧαρτί — Εκτυπώθηκε σε 100 % ανακυκλωμένο και λευκό μη χλωριωμένο χαρτί — The Nordic Swan
Paper — Geri % 100 dönüşümlü ve klorinsiz ağartılmış kağıda basılmıştır — The Nordic SwanХартия — Отпечатана на 100 % рециклирана и безхлорно избелена хартия — Етикета Nordic Swan
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Acciuffava la poesia dalla coda e la rimetteva nel suo corpo e la trascriveva sulla pagina.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Chytila báseň za chvost, a vtiahla si ju pospiatky do tela, kým ju prepisovala na papier.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Chytila báseň za ocas, a vtáhla ji zpátky do sebe a zárověň psala na stránku.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Ela agarrava o poema pela sua cauda, e puxava-o de volta para o seu corpo e transcrevia-o na página.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Elkapta a verset a farkánál, húzta vissza, vissza a testébe és csak írta amit hallott.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Elle attrape le poème par la queue, et le fait rentrer à l'envers dans son corps alors qu'elle le transcrit.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Hon tog diktens svans- -och drog tillbaka den in i kroppen- -samtidigt som hon skrev ner den.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Hun fanger digtet i dets hale and hun trækker det baglæns gennem sin krop mens hun skriver det på papiret.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.그럴때는 시의 꼬리를 간신히 잡고 자기쪽으로 끌어 당긴 후 그 시를 빨리 종이로 옮겼다고 합니다.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Łapała ten wiersz za ogon i wciągała spowrotem do siebie w trakcie przelewania na papier.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Prindea poemul de coada si il tragea inapoi in corp pe masura ce il transcria pe hartie.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Ze pakte het gedicht bij zijn staart, en trok het weer terug in haar lichaam, terwijl ze het opschreef.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Το έπιανε απ' την ουρά, και το τράβαγε πάλι μέσα στο σώμα της και το μετέγραφε στο χαρτί.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Вона немов піймала вірш за хвіст, та знову пропустила його крізь своє тіло, коли записувала його на аркуші.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.Хваща стихотворението за опашката и го дърпа обратно в тялото си, докато го записвала на листа.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.היא היתה תופסת את השיר בזנבו, ומושכת אותו בחזרה לתוך גופה תוך כדי כתיבתו על הדף.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.ستمسك القصيدة من ذيلها، وستقوم بسحبها عكسياً إلى جسمها بينما تكون تدوّن على الورقة.
Şiiri kuyruğundan yakalayıp, vücuduna doğru geri çekermiş, bir yandan da kağıda yazarmış.身体の中に 尻尾の方から取り込み- 書き写していったんです 詩は完璧に出来ましたが-
Şimdikiler düştü kağıda.Kağıda düştüler de,kağıdı bile yetiştiremiyor.ولكن هؤلاء هبطوا وصولا الى الورق . هبطوا إلى أسفل إلى ورق لا يمكنهم الحصول على ما يكفيهم من ذلك
Size az sonra göstereceğim bir yığın kağıda yüksek ihtimalle 100,000 test barınabilir.10万個かそれくらいの検査用具を 作れることをお見せします 三つ目は、先進国の医学ではあまり
Size az sonra göstereceğim bir yığın kağıda yüksek ihtimalle 100,000 test barınabilir.잠시 후 보여드리겠지만, 이런 종류의 종이뭉치로 약 십만번의 실험을 할 수 있습니다.
Size az sonra göstereceğim bir yığın kağıda yüksek ihtimalle 100,000 test barınabilir.Vă arăt imediat că acest morman de hârtie ar conţine probabil ceva de genul 100.000 de teste, aproximativ.
Size az sonra göstereceğim bir yığın kağıda yüksek ihtimalle 100,000 test barınabilir.Za chwilę pokażę wam plik papieru, który pomieściłby prawdopodobnie około 100 000 testów, lub coś w tym stylu.
Size az sonra göstereceğim bir yığın kağıda yüksek ihtimalle 100,000 test barınabilir.Немного погодя я вам покажу, что из одной пачки бумаги можно получить порядка 100 тысяч тестов.