Ana içeriğe geç
Sözlük

jones ile cümle

jones kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."Miss Jones, ik weet dat je naar de vernissage van je kind wilde gaan, maar allicht had je geen vervoer.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."Miss Jones, tudom, hogy el akart jönni a gyereke megnyitójára, de valószínűleg nem kapott fuvart.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."מיס ג'ונס, אני יודע שרצית להגיע לפתיחת התערוכה של הילד שלך, "אבל בטח לא היה לך טרמפ.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."انسة جونز، اعلم انك اردت القدوم الى افتتاح معرض طفلك، ولكنك على الارجح لاتملكين سيارة.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm.けど乗り物がなかったんでしょう だからお迎えにきましたよ」
Bayan Jones'un dosyalarına bak. Çalışmalara bak ve bana ne düşündüğünü söyle." diyebilirim."Słuchaj, wejdź do naszego systemu i spójrz na panią Jones, zobacz badania i powiedz, co myślisz."
Bayan Jones'un dosyalarına bak. Çalışmalara bak ve bana ne düşündüğünü söyle." diyebilirim."Зайди в нашу систему, посмотри на миссис Джонс, на её анализы.
Bayan Jones'un dosyalarına bak."Gehen Sie mal bitte in unser System.
Bayan Jones'un dosyalarına bak."Intrati in sistemul nostru.
Bayan Jones'un dosyalarına bak."Senti, vai nel nostro sistema.
Bayan Jones'un dosyalarına bak."Слушай, влез в нашата система.
Ben Jones, bize de onu düşündüm Ayrıca.Myślałam, że jak dobrze mieć Jones z nami również.
Ben Jones, bize de onu düşündüm Ayrıca.Yo lo pensé así que Jones con nosotros también.
Ben Jones, bize de onu düşündüm문제. 나는 우리와 함께 존스를 가질뿐만 아니라 그것을 생각
Ben Jones, bize de onu düşündümעניין. חשבתי שזה גם יש ג'ונס איתנו
Ben Jones, bize de onu düşündümالمسألة. اعتقد انها كذلك أن يكون معنا جونز
Ben Jones, bize de onu düşündümまた。
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Doufám, že jste udělali to, co jsem se tě ptal, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Dúfam, že ste urobili to, čo som sa ťa pýtal, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Espero que usted ha hecho lo que te pedí, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Espero que você tenha feito o que eu lhe pedi, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Ich hoffe, dass du getan hast, was ich dir, Jones gefragt? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Ik hoop dat u hebt gedaan wat ik je, Jones vroeg? '
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Jag hoppas att ni har gjort vad jag bad dig, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Jeg håber, at du har gjort, hvad jeg bad dig, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "J'espère que vous avez fait ce que je vous ai demandé, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "나는 당신이 당신 존스를 요구했던 한 것을 희망? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Mam nadzieję, że zrobiłeś o co cię prosiłem, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Remélem, hogy tettél, amit én kérdeztem, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Saya berharap bahwa Anda telah melakukan apa yang saya bertanya kepada Anda, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Sper că aţi făcut ceea ce ti-am pus, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Spero di aver fatto quello che ho chiesto, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Tôi hy vọng rằng bạn đã làm những gì tôi yêu cầu bạn, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Toivon, että olette tehneet kysyisin teiltä, ​​Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Upam, da ste storili tisto, kar sem vprašal vas, Jones? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Ελπίζω ότι έχετε κάνει αυτό που σας ζήτησα, Τζόουνς; "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Надеюсь, что Вы сделали то, что я просил вас, Джонс? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Надявам се, че сте направили това, което аз ви попитах, Джоунс? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "Сподіваюся, що Ви зробили те, що я просив вас, Джонс? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "אני מקווה כי עשית מה שביקשתי ממך, ג'ונס? "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? "وآمل أن كنت قد فعلت ما طلبت منكم ، جونز؟ "
Ben sana diye sordu Jones, ne yaptıklarını ümit ediyorum? ""私は正面玄関で待っているインスペクタ二役員を持っている。"
Bir aşk hikayesi -- Birleşik Krallık'ın Norah Jones'u sayılır.Es una historia de amor, ella es como la Norah
Bir aşk hikayesi -- Birleşik Krallık'ın Norah Jones'u sayılır.Jest to historia jej wielkiej miłości...
Bir aşk hikayesi -- Birleşik Krallık'ın Norah Jones'u sayılır.사랑이야기인데 - 영국의 Norah Jones같은 가수죠 -
Bir aşk hikayesi -- Birleşik Krallık'ın Norah Jones'u sayılır.זהו סיפור אהבה - היא כמו ה"נורה ג'ונס" של אנגליה -
Bir aşk hikayesi -- Birleşik Krallık'ın Norah Jones'u sayılır.انها قصة حب -- هي نمط اغاني نوراه جونز في المملكة المتحدة --
Bir aşk hikayesi -- Birleşik Krallık'ın Norah Jones'u sayılır.ラブソングです
BR: Evet, o şef aşçımız, Chris Jones.BR: 네, 이사람이 우리 주방장인
BR: Evet, o şef aşçımız, Chris Jones.כריס ג'ונס. זה לא הבחור היחידי
BR: Evet, o şef aşçımız, Chris Jones.بين روشيه : هذا هو الشيف
BR: Evet, o şef aşçımız, Chris Jones.クリス・ジョ−ンズです
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken, "Hava Adamı" bize alçaktan ve yavaşça uçmamızı söyledi.Když jsme Brian Jones a já letěli kolem světa, meteorolog nám řekl, ať letíme velmi nízko a hodně pomalu.
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken, "Hava Adamı" bize alçaktan ve yavaşça uçmamızı söyledi.Когда Брайан Джонс и я летели вокруг света, синоптик просил нас, однажды, лететь очень низко и очень медленно.
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken,브라이언 존스와 제가 열기구로 세계를 날고 있을 때
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken,Quand Brian Jones et moi volions autour du monde,
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken,כשבריאן ג'ונס ואני טסנו מסביב לעולם,
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken,فعندما كنا نحلق انا وبراين جونز حول العالم
Brian Jones ve ben dünyanın etrafında gezerken,ある日気象担当者が 非常に低く
Bunlar Jonestown'daki ölüler.Acestia sunt mortii din Jonestown.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod