Japonya'da favori kalen nedir?What's your favorite castle in Japan?
Japonya'da tatil için en sevdiğin yer nedir?What's your favorite place to vacation in Japan?
Arkadaşım George bu yaz Japonya'ya gidecek.My friend George is going to Japan this summer.
Avustralya, Japonya'dan yaklaşık yirmi kat daha büyüktür.Australia is about twenty times larger than Japan.
Japonya'da her yıl kaç tane intihar olduğunu düşünüyorsunuz?How many suicides do you think there are every year in Japan?
Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.Rice is usually eaten with chopsticks in Japan.
Japonyalı görünüyorsun.You look Japanese.
Japonya'da iklim İngiltere'dekinden daha ılımandır.The climate in Japan is milder than in England.
O şimdi Amerikan büyükelçisi olarak Japonya'ya atandı.He was just appointed as the American ambassador to Japan.
Çiçek düzenleme Japonya'da geleneksel bir zanaattır.Flower arranging is a traditional craft in Japan.
Japonya'nın illerinden biri olan Şizuoka, Pasifik Okyanusuna bakar.Shizuoka, one of Japan's prefectures, faces the Pacific Ocean.
Naginata, Japonya'nın geleneksel dövüş sanatlarından biridir.Naginata is one of Japan's traditional martial arts.
7 Şubat Japonya'da Kuzey Bölgesi Günü'dür.February 7th is Northern Territories Day in Japan.
Tom Japonca öğrenmeli çünkü gelecek yıl Japonya'ya gidecek.Tom has to learn Japanese because he's going to Japan next year.
Tom'un Japonya'yı ziyaret etmeye paraca gücü yetmez.Tom can't afford to visit Japan.
Tom Japonya'yı ziyaret etmek için zaman ayıramaz.Tom can't afford the time to visit Japan.
Tom Japonca eğitimi için Japonya'ya geldi.Tom came to Japan to study Japanese.
Tom üç yıl önce Japonya'ya geldi ve o zamandan beri burada yaşamaktadır..Tom came to Japan three years ago and has been living here ever since then.
Tom ilk kez üç yaşındayken Japonya'ya geldi.Tom came to Japan for the first time when he was three.
Tom sekiz buçuk yıl önce ailesiyle birlikte Japonya'ya geldi.Tom came to Japan eight and a half years ago with his parents.
Tom bir çocukken Japonya'ya geldi.Tom came to Japan as a child.
Tom Japonya'da yapılmış bir kamera satın aldı.Tom bought a camera that was made in Japan.
Tom ve Mary Japonya etrafında seyahat etti.Tom and Mary traveled around Japan.
O, Japonya'ya çocuk olarak geldi.She came to Japan as a child.
Japonya'da birçok kaplıcalar vardır.In Japan, there are lots of hot springs.
Japonya'da birçok kaplıca var.In Japan, there are many hot springs.
Japonya'da pek çok kaplıca vardır.In Japan, there are many hot springs.
Bizim Japonya'da yediğimiz armutlar neredeyse elmaya benziyorlar.The pears we eat in Japan look almost like apples.
Japonya'da yediğimiz armutlar neredeyse elmaya benziyorlardı.The pears we eat in Japan look almost like apples.
Ağustos ayında, arkadaşlarımla Japonya'ya gidiyorum.In August, I'm going to Japan with my friends.
Bu, Japonya'daki en derin göldür.This is the deepest lake in Japan.
Tom Japonca eğitimi için Japonya'ya gitti.Tom went to Japan to study Japanese.
Tom Japonya'yı ziyaret ettiğinde her yerde otomatik satış makinaları gördü.Tom saw vending machines everywhere when he visited Japan.
Tom üç yaşında iken ilk kez Japonya'ya geldi.Tom first came to Japan when he was three years old.
Tom şu anda Japonya'da İngilizce öğretiyor.Tom currently teaches English in Japan.
Tom Avustralya'dan Japonya'ya geldi.Tom came to Japan from Australia.
Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.Some people say Japan is a male-dominated society.
Japonya'da uygun bir dükkân bulmak için asla çok uzağa gitmek zorunda değilsin.In Japan, you never have to go too far to find a convenience store.
Japonya'da hala bazen birinin abaküs kullandığını görüyoruz, ancak eskisi kadar sık değil.In Japan, we still sometimes see someone use an abacus, but not as often as we used to.
Japonya'daki büyük depremi duydun mu?Did you hear about the big earthquake in Japan?
Birlikte Japonya'ya dönelim.Let's return to Japan together.
Biz sık sık Japonya ile İngiltereyi karşılaştırırız.We often compare Japan to England.
26 Eylül 1959'da, Japonya'nın kaydedilen tarihinde en güçlü tayfun Nagoya'yı vurdu.On September 26, 1959, the strongest typhoon in Japan's recorded history hit Nagoya.
Japonya'da tanıştığımız için memnunum.I am pleased to meet you in Japan.
Japonya her tarafından okyanus ile çevrili bir ülkedir.Japan is a country that is surrounded on all sides by the ocean.
Japonya'ya seyahatimizi iptal etmeliyiz.We have to cancel our trip to Japan.
Japonya'nın ekonomisi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japan's economy?
Japonya'da Kyoto ve Nara gibi güzel şehirler vardır.In Japan there are beautiful cities, for example Kyoto and Nara.
Kyoto Japonya'nın eski başkentidir.Kyoto is the former capital of Japan.
Japonya'da bebek mamasında radyoaktif sezyum saptandı.In Japan, radioactive cesium was detected in baby formula.
O sadece Japonya'da değil, dünya çapında da ünlü bir fizikçi.He's a famous physicist not only in Japan, but throughout the world.
O, dağcılıktan hoşlanır ve Japonya'nın dağlarını oldukça iyi bilir.He likes mountaineering and knows the mountains of Japan quite well.
Dört Japonya'da şanssız bir rakamdır.Four is an unlucky number in Japan.
Eğer o bir nedenle Japonya'ya gelirse, Jane çok mutlu olur.If for some reason she came to Japan, Jane would be very happy.
Japonya'nın saldırısı Amerika Birleşik Devletleri'ni savaşın içine çekmişti.Japan's attack had brought the United States into the war.
O, Amerika Birleşik Devletleri'nde doğdu ve Japonya'da büyüdü.She was born in the United States and grew up in Japan.
O hem Japonya'da hem de Amerika Birleşik Devletlerinde iyi tanınmaktadır.She is well known both in Japan and in the United States.
Biz bu ürünü Japonya'da dağıtmak isteriz.We would like to distribute this product in Japan.
Mary Japonya'ya gidebilmek için para biriktiriyor.Mary is saving money so she can go to Japan.
Japonya'nın en iyi parçası, video oyunlarıdır.The best part of Japan are their video games.