Japonya'da işsizlik oranı Eylül 2015'te yüzde 3.4 idi.The jobless rate in Japan was 3.4 percent in September 2015.
2015'in Eylül ayında Japonya'daki işsizlik oranı yüzde 3,4'tü.The unemployment rate in Japan was 3.4 percent in September of 2015.
Hangisi daha büyük, Japonya mı yoksa İngiltere mi?Which is bigger, Japan or Britain?
On yıl önce Japonya'dan ayrıldım.I left Japan ten years ago.
Japonya'ya bir paket göndermek isterim.I would like to send a package to Japan.
Benim Japonya'ya olan seyahat masraflarım üniversite tarafından ödendi.My travel fees to Japan are paid for by the university.
"4" Japonya'da uğursuz bir sayıdır.'Four' is an unlucky number in Japan.
4 sayısı Japonya'da uğursuz bir sayı olarak kabul edilir.The number 4 is considered an unlucky number in Japan.
Japonya hakkında fazla bilgim yok.I don't know much about Japan.
Japon tarihiyle ilgiliyim.I'm interested in Japanese history.
Japonya tarihiyle ilgileniyorum.I'm interested in the history of Japan.
Doğuştan Japonca bilen biri, İngilizcenin öğrenmek için zor olduğunu düşünür mü?Do native Japanese speakers think that English is hard to learn?
Tom ve Mary geleneksel bir Japon evinde yaşıyorlar.Tom and Mary live in a traditional Japanese house.
Geleneksel bir Japon evine girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You have to take off your shoes before entering a traditional Japanese house.
Japonya ekonomik güç olarak Çin'i geçiyor.Japan is surpassing China in economic power.
Bunu Japoncada nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know how to say this in Japanese.
Japonya birçok dağları olan ve neredeyse hiç ormanları olmayan bir adalar grubudur.Japan is a group of islands with many mountains and almost no forests.
Japoncayı akıcı şekilde konuşur musun?Do you speak Japanese fluently?
Her yıl mutlaka Japonya'ya bir sürü yabancı gelir.Every year without fail, lots of foreigners come to Japan.
Latin Amerika'da Japon animasyonunu seven bir sürü insan var.There are many people that like Japanese animation in Latin America.
Japonya'da büyük göğüsler Rus standartlarına göre küçük kabul edilmektedir.Big breasts in Japan are considered small by Russian standards.
Go Japoncada igo Çincede weiqi ve Korecede baduk olarak bilinmektedir.Go is known as igo in Japan, weiqi in China and baduk in Korea.
Onun karısı Japon.His wife is Japanese.
Birgün Japonya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Japan someday.
Kaç tane Japonca kelime biliyorsun?How many Japanese words do you know?
O Japonyalı mı?Is he from Japan?
Santa'ya bir mektup yazmak istiyorum. Ama Santa Japonca okuyabilir mi?I want to write a letter to Santa. But can Santa read Japanese?
Biz Japonca telaffuz çalıştık.We studied Japanese pronunciation.
Japon tarihi ilgimi çekiyor.Japanese history interests me.
Onun Japonca konuşup konuşmadığını ona sor.Ask him if he speaks Japanese.
Onun Japonyalı olduğunu düşünüyorum.I think that he is from Japan.
Kim hem Çince hem de Japonca konuşabilir?Who can speak both Chinese and Japanese?
Sanırım o Japonyalı.I think that she is from Japan.
Tokyo Japonya'da yer almaktadır.Tokyo is in Japan.
Ne zamana kadar Japonya'da kalıyorsun?When are you staying in Japan till?
Bu, Japonya'daki en yüksek kuledir.This is the highest tower in Japan.
O, Japonyalıdır.She is from Japan.
Bir Japon restoranına gidelim.Let's go to a Japanese restaurant.
Japonya okyanusla çevrilidir.Japan is surrounded by the ocean.
Burada bir Japon konuşmacı var mı?Is there a Japanese speaker here?
Çoğu Japon her gün pilav yer.Most Japanese eat rice every day.
Alman ve Japon devlet tahvilleri negatif faiz oranları sunuyor.German and Japanese government bonds offer negative interest rates.
Japon dilinin gramer yapısını anlamıyorum.I don't get Japanese grammatical structure.
Japonya kendini diriltmeye çalıştı.Japan tried to revive itself.
Japonya'daki Sakurajima volkanı dünyadaki en aktif volkanlardan biridir.The Sakurajima Volcano in Japan is one of the most active volcanoes in the world.
Japonya, petrol temini için Arap ülkeleri bağlıdır.Japan depends on the Arab countries for its oil supply.
O iyi Japonca konuşur.She speaks Japanese well.
Genelde, Japonlar kibardırlar.In general, the Japanese are polite.
Genel olarak konuşulursa, Japonlar kibardırlar.Generally speaking, the Japanese are polite.
Japonlar genelde kibardırlar.The Japanese are generally polite.
Genel olarak, Japonlar kibardırlar.Generally, the Japanese are polite.
Japonya'nın kaç tane ili var?How many prefectures does Japan have?
O iyi Japonca konuşur ama ben Almanca konuşamam.He speaks good Japanese, but I cannot speak German.
Ben İngilizce, Fransızca, Esperanto ve Japonca konuşuyorum.I speak English, Esperanto, French and Japanese.
Ben dışarıda oturup Japonca okudum.I sat outside and studied Japanese.
Bill Japonya'ya gitti.Bill's been to Japan.
Japonca bir Hint-Avrupa dili değildir.Japanese is not a Indo-European language.
Bildiğim kadarıyla bu kitap Japoncaya çevrilmedi.As far as I know, this book has never been translated into Japanese.
Mary, Japonya'da bir yıl geçirdi.Mary spent a year in Japan.
Japonya İmparatoru Akihito tahttan çekilme niyetini ilan etti.The Emperor Akihito of Japan has announced his intention to abdicate.