Ana içeriğe geç
Sözlük

iznim ile cümle

iznim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Burada fotoğraf çekmek için iznimiz var mı?Are we allowed to take pictures here?
Benim iznim olmadan bunu yapmamalıydın.You should not have done it without my permission.
Tom yaptığını yapmak için iznimi aldı.Tom had my permission to do what he did.
Özür dilerim, o bilgiyi size verme iznim yok.I'm sorry, I'm not allowed to give you that information.
Neden iznime ihtiyacın var?Why do you need my permission?
Girmeye iznim var mı?Am I allowed to enter?
Binaları arama iznim var.I have a warrant to search the premises.
Sen iznimi aldın.You have my permission.
Benim iznime ihtiyacın var.You need my permission.
Burada olmak için iznimiz var.We have permission to be here.
Gitme iznime sahipsin.You have my permission to leave.
Gitmek için iznime ihtiyacın yok.You don't need my permission to go.
Arama iznimiz var.We've got a search warrant.
Tom telefonu kullanmak için iznimi istedi.Tom asked for my permission to use the phone.
Evinizi aramak için bir iznimiz var.We have a warrant to search your house.
Dairenizi aramak için bir iznimiz var.We have a warrant to search your apartment.
Mülkünüzü aramak için bir iznimiz var.We have a warrant to search your property.
Tom bana onu yapmak için iznimin olmadığını söylüyor.Tom tells me that I don't have permission to do that.
Tom iznimi istedi.Tom wanted my permission.
Dan bile iznimi istemedi.Dan didn't even ask for my permission.
Benim iznim olmadan hiç kimde bana zarar veremez.Nobody can hurt me without my permission.
Benim iznim olmadan gidemezsin.You can't leave without my permission.
Benim iznim olmadan kızımla evlenmeye nasıl cesaret edersin?How dare you marry my daughter without my consent?
Ne cüretle kızımla benim iznim olmadan evlenirsin?How dared you marry my daughter without my consent?
Tom'un onu yapmak için benim iznime ihtiyacın yok.Tom doesn't need my permission to do that.
Tom'un benim iznime ihtiyacı yok.Tom doesn't need my permission.
Tom bilgisayarımı kullanmak için iznimi istedi.Tom asked for my permission to use my computer.
Bizim bir arama iznimiz var.We have a search warrant.
Onu yapmak için iznimiz yoktu.We didn't have permission to do that.
Bunu yapmak için iznimiz yok.We don't have permission to do that.
Tom iznimi istemedi bile.Tom didn't even ask for my permission.
Tom benim iznimi istemedi.Tom didn't ask for my permission.
Benim iznim yoktu.I didn't have permission.
Onu burada yapmak için iznim yok.I'm not allowed to do that here.
Tom bunu benim iznim olmadan yaptı.Tom did that without my permission.
Benim iznim doğrultusunda onu görebilirsiniz.You can see him with my permission.
Bunu yapma iznim var.I'm allowed to do this.
Bunu yapmaya iznim var.I'm allowed to do this.
Benim iznim olmadan nasıl yaşar?".How can he live without my permission?"
Bu bagetleri kullanmaya iznim yoktu.I wasn't allowed to have these sticks.
Ya da dünya dışı ziyaretçilere? Bu soruyu yanıtlamaya iznim yok.[laughter]
Bunları yapma iznimiz olduğu zaman çok büyük bir gün olacak.Wow, what a great day that will be once we're allowed to actually do those kinds of things.
İngiliz bölgesini terketmek istediğiniz her sefer iznimizi alacaksınız.You will ask permission every time you want to leave the British side.
Bu insanların emekliliği olduğu için bir nevi kumar oynamama iznim yok. -So I'm not allowed to go gamble people's money, because this is people's retirement.
Ölüleri iznimle diriltiyordun.And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Doğuştan körü, abraşı benim iznimle iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun.And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin.And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun.And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Doğuştan körü, abraşı benim iznimle iyileştiriyordun.And behold! thou bringest forth the dead by My leave.
Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun.And behold!
Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun.And behold! thou bringest forth the dead by My leave.
Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun.And behold!
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun.And behold! thou bringest forth the dead by My leave.
Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun.And behold!
İçeri girme iznimiz olmadığı için onlara inanmak zorundayız.We have to believe them because we were not allowed to go inside.
Bunu yapmaya iznimiz yok.We are not permitted to do so.
Benim iznim olmadan hiçbir yere gidemezsin.Ты никуда не пойдёшь без моего разрешения.
Telefon görüşmeleri iznimiz olmadan yayınlanamaz.Телефонные переговоры не могут быть опубликованы без нашего разрешения.
Benim iznim olmadan nasıl yaşar?".Разве может быть прощен такой, как я?».
Benim iznim olmadan nasıl yaşar?".Para onde, se me fazem visconde?".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod