izliyorsun ile cümle

izliyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir video izliyorsunuz.أنت تشاهد فيديو.
Bir video izliyorsunuz.フレームが約1秒区切りの-
Dünya Tarihi izliyorsunuz, ve bugünC. a 332 a. C. Ésto es lo que los historiadores llaman un período bien burro de largo.
Dünya Tarihi izliyorsunuz, ve bugün Mısır hakkında konuşacağız.Olen John Green ja tämä on Crash Course maailmanhistoria, ja tänään aiheenamme on Egypti.
Dünya Tarihi izliyorsunuz, ve bugün Mısır hakkında konuşacağız.World History en vandaag gaan we het hebben over Egypte.
Dünya Tarihi izliyorsunuz, ve bugün Mısır hakkında konuşacağız.World History og i dag vil vi tale om Egypten
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.A képernyőn most ezt látják, épp egy sejt készül.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.A na obrazovce můžete vidět výrobu buňky.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.En pantalla pueden ver la creación de una célula.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.E potete vedere sullo schermo una cellula che si crea.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Et vouz pouvez voir sur l'écran une cellule en construction.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Je kunt op het scherm zien hoe een cel wordt gemaakt.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.세포가 만들어지고 있는것을 화면에서 볼 수 있지요
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Na ekranie widzicie tworzoną komórkę.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Podem ver no ecrã uma célula a ser feita.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Sie können auf dem Bildschirm sehen, wie eine Zelle gemacht wird.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Și puteți vedea pe ecran o celulă în devenire.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Và bạn có thể thấy trên màn hình một tế bào nhân tạo.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.Και μπορείτε να δείτε στην οθόνη ένα κύτταρο να δημιουργείται.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.И може да видите на екрана клетка, която се създава.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.На екрані ви бачите, як виникає клітина.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.На экране можно видеть изготовление клетки.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.וניתן לראות על המסך תהליך יצירת תא.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.ويمكنكم أن تروا على الشاشة خلية تتم صناعتها.
Ekranda bir hücrenin meydana getirilişini izliyorsunuz.そして 今度はこの中で 化学反応を起こそうとしています
Her şeyi biliyorum. Porno bile izliyorsun.Nawet oglądasz pornosy
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Anda tidak perlu melakukan apapun, Anda hanya melihatnya tumbuh.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Bạn không phải làm bất cứ việc gì với nó; bạn đơn giản chỉ cần xem nó lớn lên.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz. Işığa ihtiyacı yok.Alors le bain à gauche représente cinq jours, et à droite, après 10 jours.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Isto é uma cultura estática.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Je hoeft er niets aan te doen. Je ziet het letterlijk groeien.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.아무것도 할 필요가 없습니다. 말 그대로 성장을 지켜보기만 하면 됩니다.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Man muss nichts mit ihr anstellen, man schaut ihr praktisch beim Wachsen zu.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Nemusíte dělat nic, jen sledujete, jak vám doslova roste před očima.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Nemusíte s tým robiť nič; len sa doslova pozeráte ako to rastie.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Ničesar vam ni treba delati; dobesedno gledate, kako raste.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Nie trzeba nic z tym robić, wystarczy tylko obserwować jak rośnie.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.No hay que hacerle nada; sólo hay que verlo crecer.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Non c'è bisogno che facciate niente; basta letteralmente guardarla crescere.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Nu trebuie să-i faci nimic; o priveşti cum creşte, la propriu.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Semmit nem kell vele tenni, csak egyszerűen nézni ahogy növekszik.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Δεν χρειάζεται να του κάνετε τίποτα, απλά το παρακολουθείτε να αναπτύσσεται.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.З нею не потрібно нічого робити; ти просто спостерігаєш як вона росте.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.Не е нужно да правите нищо за нея - просто буквално я гледате как си расте.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.С ней не надо ничего делать, нужно просто смотреть как она растет.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.לא צריך בכלל לעזור לה; רק לשבת ולראות איך היא צומחת.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.لا يتوجب علينا القيام بأي شيء؛ فقط نشاهدها تنمو حرفيا.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz.勝手に育ちます 光も要りません
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.dan tanda-tanda kedukaan mereka.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.en hun verdriet.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.és a bánatuk jeleit.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.e segnali della loro disperazione.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.et leur détresse.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.i żałoby.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.ja merkkejä heidän surustaan.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.jejich smutku.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.슬픔의 표상들을 볼 수 있습니다.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.şi urme ale durerii lor.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.smútku.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.und ihrer Trauer sehen.

İlgili Sayfalar