Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.Şi nu veţi mai pierde urma lucrurilor.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.Vocês nunca mais vão perder as vossas coisas.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.Vous ne perdrez plus jamais la trace de vos objets.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.Δεν θα χάσετε ποτέ ξανά τα υπάρχοντά σας.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.Вы никогда более не будете терять свои вещи.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.Никога повече няма да си губите нещата.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.להבא, כבר לא תאבדו דברים.
Eşyalarınızın izlerini asla kaybetmeyeceksiniz.سوف لن تفقدوا أثر ممتلكاتكم مرة أخرى.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Aproape toată lumea se uită la televizor.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Casi todo el mundo ve TV.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Fast jeder sieht fern.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Hampir semua orang menonton TV.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Hầu như tất cả mọi người xem tivi.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Praticamente, tutti guardiamo la TV.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Presque tout le monde regarde la télé.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Quase todos nós vemos televisão.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.자, 거의 모든 사람들이 TV를 봅니다.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Vrijwel iedereen kijkt TV.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Większość z nas ogląda telewizję.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Σχεδόν όλοι βλέπουμε τηλεόραση.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Майже кожен сьогодні дивиться телевізор
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Почти все смотрят телевизор.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.Почти всички гледат телевизия.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.אז כמעט כולם רואים טלוויזיה.
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.فتقريباً الجميع يشاهد التلفاز
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.みんなテレビが好きです 好きなところがあるはずです
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Byłam też na bieżąco z programami Gemini i Apollo.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Et je suivais aussi avidement les programmes Gemini et Apollo.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.그리고 또한 저는 Gemini나 Apollo 프로그램을 열렬히 추종했습니다.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Ho anche seguito con entusiasmo i programmi Gemini e Apollo.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Ik volgde ook gretig de Gemini- en Apolloprogramma's.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Și de asemenea am urmat avidă programele Gemini și Apollo.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.También seguí ávidamente los programas Géminis y Apolo.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Và tôi cũng đã theo chương trình Gemini và Apollo một cách say sưa.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.И също така жадно следях "Джемини" и "Аполо" програмите.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.Но я также жадно следила за программами Джемини и Аполлон.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.ובנוסף, עקבתי באדיקות אחר תוכניות החלל ג'מיני ואפולו.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.ولقد تتبعت أيضاً برامج جيميني وأبولو.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.アポロ計画も熱心に追っていました 科学の課題に取り組み 天文学の本を山ほど抱え
Fakat en azından izlerini silebilirsin.Ça ne me dit rien. Rien d'autre ? <i>Moon Suk te cherche.
Fakat en azından izlerini silebilirsin.Han kunde inte erkänna sitt fel. Han sa att han inte hade gjort något fel. Han kanske hade rätt.
Fakat en azından izlerini silebilirsin.Tôi không biết hắn còn gì nữa?
Fakat en azından izlerini silebilirsin.Не знаю такого. Что ещё? Мун Сок ищёт вас сейчас.
Fakat en azından izlerini silebilirsin..(سنيو) - .اصمت أنت -
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Aber eigentlich sollte es so sein, ein Fingerabdruck der Natur in der bebauten Welt.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Ale je to tak, jak to má být, stopy přírody ve stavebním prostředí.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Ale tak powinno być, odciski palców natury w środowisku architektonicznym.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Însă, aşa trebuie să fie, amprentele naturii pe spaţiul construit.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Mas é essa a maneira como devia ser, as impressões digitais da Natureza no ambiente de construção.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Namun itulah kenyataannya jejak alam di dalam bangunan.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Nhưng nó nên là như vậy, dấu ấn của tạo hóa trong môi trường xây dựng.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Pero así es la cosa, con las huellas de la naturaleza en el entorno construido.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Toch is het zo bedoeld, de vingerafdruk van de natuur in de stedelijke omgeving.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Έτσι όμως θα έπρεπε να είναι, η φύση να αφήνει τα αποτυπώματά της στο κτιστό περιβάλλον.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Але так і має бути - відбитки пальців природи у забудованому середовищі.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Но така трябва да бъде - с отпечатък на природата в застроената среда.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.Но так и должно быть, следы природы в строительстве.
Filmi izlerken fark ettim ki, beni anlatıyorlardı.A jak jsem to sledoval, docházelo mi, že mluví o mně.
Filmi izlerken fark ettim ki, beni anlatıyorlardı.E mentre lo guardo, mi rendo conto che parlano di me.
Filmi izlerken fark ettim ki, beni anlatıyorlardı.En regardant le film, je me rends compte qu'on raconte mon histoire.