Her sürücünün sürüş saatleri de izlenmekte ve raporlanmaktadır.The driving hours for each driver are also being monitored and reported.
ORF1 Almanya'da da izlenmektedir.IGF-1 is also found in milk.
Az da olsa, bu yayılışı dışında güneyde Nur Dağları’nda da izlenmektedir.When they saw the enemy, they climbed the mountains because they were shorthanded against the enemy.
Üyeleri hem ulusal medya hem de uluslararası siyaset gözlemcileri tarafından yakından izlenmektedir.Its membership is closely watched by both the national media as well as political watchers abroad.
PSP’de film umd disk (Universal Media Disk) üzerinden izlenmektedir.The PSP is also able to play back movies on a UMD (Universal Media Disc) format.
Uçuş Ağı, Sihir Bakanlığı tarafından izlenmektedir.The Floo Network is controlled by the Ministry of Magic.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Subsequent seasons will be filmed in other Asian Countries.
Tüm şov BBC Radio 1 internet sitesinde canlı olarak izlenmekteydi.The match was shown live on BBC One.
Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir.Indeed the Recitation at dawn is palpably evident.
Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir.Dawn is certainly witnessed (by the angels of the night and day).
Beynin BT görüntüsünde sağ fronto-temporal yerleşimli araknoid kist izlenmektedirArachnoid cyst as seen on a CT image of the brain
Una'nın hidrolojik parametreleri Hırvatistan'da Kostajnica'da düzenli olarak izlenmektedir.[1]The hydrological parameters of Una are regularly monitored in Croatia at Kostajnica.[2]
Bu yüzden hastalar genellikle bu amaçla izlenmektedirler.[1][2]Therefore, the patient is often monitored for this purpose.[19][20]
Çocuklarının beşi hâlâ Çin'de tutulmakta ve gizli servis tarafından izlenmektedir.Fünf ihrer Kinder werden weiterhin in China festgehalten und verfolgt.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Die Sender sind auch in anderen asiatischen Ländern beliebt.
Bu gölde zaman zaman göç eden ördeklerin dinlendikleri izlenmektedir.Die Kreaturen, die dort in der Dunkelheit lauern, haben sie bereits bemerkt.
Tüm şov BBC Radio 1 internet sitesinde canlı olarak izlenmekteydi.Seine Sendungen bei BBC Radio 1 waren weltweit auch im Internet zu hören.
Bu gölde zaman zaman göç eden ördeklerin dinlendikleri izlenmektedir.Mi mascota especial que descansa bajo el mar estará preparada pronto.
Dünya nüfusu, Birleşmiş Milletler tarafından nüfus saati ile izlenmektedir.Año Mundial de la Población según la ONU.
Yerköy'de bütün televizyon kanalları normal bir şekilde izlenmektedir.En la conurbación poseen repetidoras todos los canales de televisión con cobertura nacional.
Tüm şov BBC Radio 1 internet sitesinde canlı olarak izlenmekteydi.Il programma era trasmesso in diretta streaming sul sito web di BBC Radio 1.
Oturduğu mahalle tekin değildir ve oradaki gençler tarafından izlenmektedir.Lei manca di rispetto al locale e alle persone presenti.
Az da olsa, bu yayılışı dışında güneyde Nur Dağları’nda da izlenmektedir.Нет же, они говорят только о горах, видят только горы, не видя за ними ни людей, ни природы.
Dünya genelinde Kore dizileri izlenmektedir.Среди прочих пород там можно увидеть корейских джиндо.
Gemideki çürüme ve eğilme-bükülmeler sürekli olarak izlenmektedir.На корабле всё чаще происходят неполадки и сбои оборудования.
Bu merkezde konteyner’ların hareketleri izlenmektedir.Сейчас на ней размещены антенны операторов сотовой связи.
Üyeleri hem ulusal medya hem de uluslararası siyaset gözlemcileri tarafından yakından izlenmektedir.Seus membros são acompanhadas de perto pela imprensa nacional, bem como os observadores políticos no exterior.
Yerköy'de bütün televizyon kanalları normal bir şekilde izlenmektedir.A televisão digital terrestre está agora disponível em todos os condados da Noruega.
Her sürücünün sürüş saatleri de izlenmekte ve raporlanmaktadır.É claro que todos os monitores passam por processos de teste e verificação.
Uçuş Ağı, Sihir Bakanlığı tarafından izlenmektedir.Uilenpost is gereguleerd door het Ministerie van Toverkunst.
Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir.Ze heeft de spiegel daarom omringd door videocamera's.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Daarnaast waren een aantal overeenkomsten met de Aziatische staten in haar omgeving.
Tüm şov BBC Radio 1 internet sitesinde canlı olarak izlenmekteydi.Występ był transmitowany na żywo na antenie BBC Radio 1, obejrzało go też na żywo ok.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Zabawa występuje również w innych azjatyckich krajach.
ORF1 Almanya'da da izlenmektedir.I Österrike visades den på ORF1.
Tüm şov BBC Radio 1 internet sitesinde canlı olarak izlenmekteydi.Acesta a fost transmis video, live pe site-ul web BBC Radio 1, fiind accesibil în întreaga lume.
Tüm şov BBC Radio 1 internet sitesinde canlı olarak izlenmekteydi.A műsort a BBC Radio 1 weboldalán közvetítették.
Her sürücünün sürüş saatleri de izlenmekte ve raporlanmaktadır.'Ολα τα φύλλα της Εφημερίδος της Κυβερνήσεως εκδίδονται, κυκλοφορούν κι αρχειοθετούνται και σε ψηφιακή μορφή.
Her sürücünün sürüş saatleri de izlenmekte ve raporlanmaktadır.Tiden hver rytter bruker på etappene blir registrert og lagt sammen.
Öyle ki bu durum oğullara verilen adlarda belirtin olarak izlenmektedir.これは、かれらが育児を行っていた証拠とされる。
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.その他のアジア各地でも放映された。
ORF1 Almanya'da da izlenmektedir.ITV3也可以在愛爾蘭共和國收看。
1923 yapımı Safety Last! bugün bile en başarılı komedi filmlerinden biri sayılmakta ve ilgiyle izlenmektedir.영화 저널 무빙 픽처 월드 1908년 호에서 영화가 성공적이고 "정말 재미있다."는 호평을 받았다.
(Günümüzde bile bu davranışlar Floransa ve civarında yapılan futbol maçlarında açıkça izlenmektedir).(Същите тълкувания към Псалмите се намират също в Болонския и Погодинския псалтир.)
İtalyan futbolunun en üst ligi olan Serie A, yalnızca ülke içinde değil tüm dünyada ilgiyle izlenmektedir.Hráva najvyššiu taliansku futbalovú súťaž Sériu A. Klub je pomenovaný po predmestí Verony, kde sa aj nachádza.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Alle godkendte lægemidlers sikkerhed overvåges ligeledes.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Kaikkien hyväksyttyjen lääkevalmisteiden turvallisuutta valvotaan.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.L’OEDT collecte deux types d’informations pour décrire les traitements en Europe.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Sok országban a kliensek továbbra is az opioidok, ezen belül is elsősorban a heroin miatt kérnek kezelést.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Todos los medicamentos autorizados son controlados por motivos de seguridad.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Tutti i farmaci autorizzati vengono anche monitorati per stabilirne la sicurezza.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Van alle goedgekeurde medicijnen wordt tevens de veiligheid gemonitord.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.V mnohých krajinách zostávajú opiáty, najmä heroín, hlavnou drogou, kvôli ktorej klienti vyhľadávajú liečbu.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Všechny schválené léčivé přípravky jsou také monitorovány z hlediska bezpečnosti.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Zaradi varnosti se vsa odobrena zdravila tudi spremljajo.
Bütün onaylanmış tıbbi ürünler güvenlik açısından da izlenmektedir.Всички разрешени лекарствени продукти се следят с оглед на тяхната безопасност.
Giriş izlenmektedir.Bevezetés először – immár szisztematikusan nyomon követi.
Giriş izlenmektedir.Einleitung
Giriş izlenmektedir.Introducción
Giriş izlenmektedir.Prevenção selectiva e específica apesar das informações sobre a sua eficácia (OEDT, 2009b).