Ana içeriğe geç
Sözlük

izleme ile cümle

izleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir belgesel izlemek istiyorum.I want to watch a documentary.
Bir belgesel izlemeliyim.I should watch a documentary.
Bir belgesel izlemek zorundayım.I have to watch a documentary.
Yapman gereken tek şey burada oturmak ve izlemek.All you have to do is sit here and watch.
Tom önümüzdeki hafta sonu kuş izlemeye gidiyor.Tom is going bird watching next weekend.
Tom ve Mary John'u izlemeye karar verdi.Tom and Mary decided to follow John.
O bir film izlemek için beni davet etti.He invited me over to watch a movie.
Kayıtlar yerine mümkün olduğu kadar çok canlı TV izlemeye çalışıyorum.I try to watch live TV as much as possible instead of recordings.
Dün gece uyuyamadım, bu yüzden bir korku filmi izlemeye karar verdim.I couldn't sleep last night, so I decided to watch a horror movie.
Tom Mary'nin tavsiyesini izlemeliydi.Tom should've followed Mary's advice.
Sen bir TV'yi tamir etmeyi çalışarak onu izlemekten daha çok öğrenirsin.You learn more from trying to repair a TV than from watching one.
Beyzbol oynamak onu izlemekten daha eğlencelidir.It's more fun to play baseball than to watch it.
Onu izlemek istemiyorum.I don't want to see her.
Maçı birlikte izlemek ister misin?Would you like to watch the game together?
Sen olayları izlemek için gazete okumalısın.You should read the newspaper to follow the events.
Onu izlemeye cüret edemem.I don't have the nerve to watch it.
Hangi filmi izlemek istersin?Which movie would you like to see?
Bu, bütün ebeveynlerin izlemesi gereken bir film.This is a film all parents should watch.
Ben filmleri orijinal olarak izlemeyi tercih ederim.I prefer to watch films in the original.
Tom uygun prosedürü izlemedi.Tom didn't follow the proper procedure.
Tom Mary'yi izlemesi için özel bir dedektif kiraladı.Tom hired a private detective to follow Mary.
Bir film izlemek için çok geç.It is too late to watch a film.
Yarın iskambil oynamak ya da oyun izlemek ister misin?Do you want to play cards and watch the game tomorrow?
Televizyon izleme.Don't watch television.
Ben Tom'u izlemek zorunda değilim.I don't have to follow Tom.
Artık komedi izlemek istemiyorum.I don't watch sitcoms anymore.
TV izlemeyi bırak. Beynini tahrip edecek.Stop watching TV. It will destroy your brain.
Sen bu filmi izlemek zorundasın.You have to see this film.
Bu gece evde kalmak ve TV izlemek istiyorum.I want to stay home and watch TV tonight.
Dans etmeni izlemek istiyorum.I want to watch you dance.
Tom'un televizyonda beyzbol izlemekten zevk almadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom doesn't enjoy watching baseball on TV.
Televizyon izlemekten gına geldi. Kalk başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Televizyon izlemekten bıktım. Başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Tom izlemekten başka bir şey yapamadı.Tom could do nothing but watch.
Tom bütün gün boyunca TV izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day long.
Tom çocuklarının günde bir saatten daha fazla televizyon izlemelerine izin vermez.Tom doesn't allow his children to watch more than one hour of TV a day.
Tom hiç TV izlemez.Tom doesn't watch TV at all.
Tom onu izlemem için işaret etti.Tom motioned me to follow him.
Çok fazla televizyon izlememelisin.You shouldn't watch so much television.
Gençler çok televizyon izlememeli.Young children shouldn't watch so much television.
Bu, izlemek için eğlenceli.This is fun to watch.
Tom animasyon izleme bağımlısı.Tom is addicted to watching anime.
Onların fokları beslemesini izlemek için hayvanat bahçesine gidelim.Let's go to the zoo to watch them feed the seals.
Tom TV'de beyzbol izlemeyi seviyor.Tom likes to watch baseball on TV.
Tom herhangi birinin izleyip izlemediğini görmek için etrafına baktı.Tom looked around to see if anyone was watching.
Bu maçı gerçekten izlemek istiyorum fakat zamanım olup olmadığından emin değilim.I do really want to watch this match, but I'm not sure if I have the time.
Tom, kimsenin izlemediğinden emin olmak için etrafına baktı.Tom looked around to make sure no one was watching.
"TV izlemekten usandım. Başka bir şey yapalım." "Ne gibi?""I'm tired of watching TV. Let's do something else." "Like what?"
Bir film izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go see a movie?
Sana bir ön izleme vereyim.Let me give you a preview.
Gerçekten yemek yerken haber izlemek zorunda mıyız?Do we really have to watch the news while we eat?
Tom, You Tube'daki eski siyah beyaz filmleri izlemekten keyif alır.Tom enjoys watching old black and white movies on YouTube.
Tom dedesiyle TV'de beyzbol maçları izlemekten hoşlanır.Tom enjoys watching baseball games on TV with his grandfather.
Senin TV izlemeyi bırakıp biraz egzersiz yapman gerektiğini düşünüyorum.I think you should stop watching TV and get some exercise.
Tom'u izlemeliyiz.We must follow Tom.
Tom'u izlememiz gerekir.We need to follow Tom.
Bütün gün yatakta kalıp sadece TV izlemek istiyorum.I want to stay in bed all day and just watch TV.
Dikkatli bir şekilde talimatları izlemek zorundasın.It's imperative that you follow the instructions carefully.
Metro haritasını izlemek kolaydır.The Metro map is easy to follow.
O filmi izlemeye gerçekten can atıyorum.I'm really looking forward to seeing that film.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod