Ana içeriğe geç
Sözlük

izlem ile cümle

izlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Filmi izlemek Hindistan'a bir yolculuk yapmak gibi bir şeydir.Seeing that movie is something like taking a trip to India.
O film izlemeye değer.That movie is worth seeing.
Sadece onu izlemek zorundasın.You only have to follow him.
Yapmanız gereken bütün şey beni izlemektir.All you have to do is follow me.
Onun tavsiyesini izlemen mantıklıydı.It was sensible of you to follow her advice.
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
Polisin olağan arama prosedürlerini izleyip izlemediği belli değil.It is not evident whether the police followed the usual search procedures.
Ayda üç-dört kez film izlemeye giderim.I go to the movies three or four times a month.
Dövüşü izlemek için bir kalabalık toplandı.A crowd collected to watch the fight.
Sadece birkaç TV programı izlemeye değer.Only a few TV programs are worth watching.
Bu gece canım televizyon izlemek istemiyor.I don't feel like watching TV tonight.
Bu akşam bir film izlemeye gitmeye ne dersin?How about going to see a movie tonight?
Bu akşam bir film izlemeye gitmeye ne dersiniz?How about going to see a movie tonight?
Dün TV izlemek için zamanım yoktu.I didn't have time to watch TV yesterday.
Dün bir arkadaşımla bir film izlemeye gittik.We went to see a movie with my friend yesterday.
Ben dün gece televizyon izlemedim ama İngilizce çalıştım.I did not watch TV but studied English last night.
Dün gece gece maçını izlemekten hoşlandın mı?Did you enjoy watching the night game last night?
Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.To see the sunrise from a mountaintop is a delight.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Çocuklar televizyon izlemeden erkenden yatağa gitmelidir.Children must go to bed early without watching television.
Çocuklar TV izlemeyi sever.Children like watching television.
Biz TV izlemekten keyf aldık.We enjoyed watching the TV.
Biz TV izlemekten hoşlanırız.We enjoy watching TV.
Biz hangi programın açık olduğuna bakmaksızın televizyon izlemeye eğilimliyiz.We are apt to watch television, irrespective of what program is on.
Londra'da bir komedi izlemek için gittik.We went to see a comedy in London.
Müzakerelerinizi izlemekteyiz.We have been watching your negotiations.
Modern bir dram izlemek için tiyatroya gittim.I went to the theater to see a modern drama.
O filmi izleme fırsatım olmadı.I have not had a chance to see that movie.
Zevklerimden biri TV izlemektir.One of my pleasures is watching TV.
Annem TV izlemeyi sevmez.My mother doesn't like watching TV.
Annem benim TV izlememden hoşlanmaz.My mother doesn't like my watching TV.
İki saat boyunca TV izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching TV for two hours.
O kadar meşgulüm ki televizyon izlemem.I am so busy that I don't watch TV.
Sirk gösterisini izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching the circus parade.
Futbol oyunlarını izlemeyi severim.I love watching soccer games.
Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.I didn't watch Star Wars episode 1.
Televizyon izlemeyi severim.I like to watch TV.
TV izlemek istiyorum.I'd like to watch TV.
Televizyon izlemekten bıktım.I was tired from watching TV.
Ben televizyon izlemem.I do not watch television.
Televizyon izlemekten usandım.I was tired of watching TV.
TV izlemekten usandım.I'm tired of watching television.
TV izlemeyi bir vakit kaybı olarak düşünüyorum.I think of watching TV as a waste of time.
Kitap okumayı televizyon izlemeye tercih ederim.I prefer reading books to watching television.
TV izlemek için hiç zamanım yok.I don't have any time to watch TV.
Basketbol izlemeyi severim.I love watching basketball.
Seni izlemeye hazırım.I am ready to follow you.
Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.I spent two hours watching a baseball game on TV last night.
Selefimin politikasını izlemeye niyetliyim.I intend to follow my predecessor's policy.
Kimsenin izlemediğinden emin oldum.I made sure that no one was watching.
Babamın filmi izlemesini istiyorum.I want my father to see the movie.
Paskalya Törenini izlemekten keyif aldım.I enjoyed watching the Easter Parade.
Bir oyun izlemek için hepimiz tiyatroya gittik.All of us went to the theater to see a play.
Sık sık oyunları izlemeye gider misin?Do you often go to see plays?
Ben gençken sık sık beyzbol maçlarını izlemeye giderdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Kitaplar bilimleri izlemeli ve bilimler kitapları değil.Books must follow sciences, and not sciences books.
Küçük çocuklar onları sürekli izlemiyorsanız dolaşmaya eğilimlidirler.Small children tend to wander off if you don't watch them all the time.
Bir süre TV izlememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I watch TV for a while?
Yıldızları izlemek ilginç.It is interesting to watch stars.
Yıldızları izlemek enteresandır.It is interesting to watch stars.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod