Bu maç kaçınılmaz bir sonuç. Ben bile onu izlemeyeceğim.This match is a foregone conclusion. I'm not even going to watch it.
Artık sık sık TV izlemiyorum.I don't often watch TV anymore.
O, izlemek için eğlenceli bir oyundu.It was a fun game to watch.
Televizyon izlemeyi bırak ve ders çalışmaya başla.Stop watching TV and start studying.
Bir top oyunu izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go watch a ball game?
Gelmek ve benimle bir film izlemek ister misiniz?Do you want to come over and watch a movie with me?
Ana hattı izlemeliyim.I need to trace the outline.
O, benim tavsiyemi izlemeli.He should follow my advice.
Ben sadece parkta oturmayı ve insanları izlemeyi severdim.I used to like just sitting in the park and watching people.
Tek başıma evde kalmayı ve biraz TV izlemeyi planlıyorum.I plan to stay at home by myself and watch some TV.
Tom dans etmesini izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching Tom dance.
Tom televizyonda spor izlemeyi seviyor.Tom likes to watch sports on television.
Bizimle birlikte bir film izlemeye gelmek ister misin?Would you like to come see a movie with us?
Dün gece filmi izlemeliydin.You should have watched the movie last night.
Dün geceki filmi izlemen gerekirdi.You should have seen the movie last night.
Ben yönergeleri izlemedim.I didn't follow instructions.
Anaokulu öğrencilerinin bu kadar çok TV izlemeleri gerektiğini sanmıyorum.I don't think preschoolers should be watching that much TV.
Ben bir film izlemeye gideceğim. Gelmek ister misin?I'm going to go see a movie. Want to come?
Tom'un her zaman yapmak istediği şey TV izlemektir.All Tom ever wants to do is watch TV.
Tom Mary'ye ne tür filmler izlemeyi sevdiğini sordu.Tom asked Mary what kind of movies she liked to watch.
Komedileri izlemeyi sevmiyorum.I don't like watching sitcoms.
Biz buraya, senin hayvanını sevmeni izlemeye gelmedik.We didn't come here to watch you pet your dog.
Bir Fransız filmi izlemek istiyorsun, bu doğru mu?You want to watch a French film, is that right?
Dalış yarışması izlemek gerçekten eğlenceliydi.The diving competition was really fun to watch.
Dalış yarışması Olimpiyatları izlemek için Mary'nin favori olaylardan biridir.The diving competition is one of Mary's favorite events to watch in the Olympics.
Günü internette fingirdek kız videoları izlemekle geçiriyor.He spends the day watching kitten videos on the Internet.
Bu harika filmi izlemeyi kaçıramazsın.You can't miss seeing this wonderful film.
Oğlumun beyzbol oynamasını izlemek zorundayım ve onunla gurur duyuyorum.I got to watch my son playing baseball and I was proud of him.
O filmi seninle izlemek istiyordum.I wanted to watch that movie with you.
Tom ve Mary bir korku filmi izlemeye gitmeye karar verdiler.Tom and Mary decided to go see a scary movie.
Tom bir korku filmi izlemekte ısrar etti.Tom insisted on watching a scary movie.
Tom uzaylılar hakkında belgesel izlemeyi seviyor.Tom likes watching documentaries about aliens.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.Tom raised his glass of wine to watch the beautiful red color against the light.
O filmi bir daha izlemek istiyorum.I want to see that movie again.
Onların bizi izlemesini istiyoruz.We want them to follow us.
Beyzbol izlemesi zevklidir.Baseball is fun to watch.
Ben televizyon izlemeyi seviyorum.I love watching TV.
Tom'a hangi filmi izlemek istediğini sordum.I asked Tom what movie he wanted to watch.
Tom gerçekten basketbol izlemeyi seviyor.Tom really enjoys watching basketball.
Tom basketbol izlemeyi gerçekten çok seviyor.Tom really enjoys watching basketball.
Onu izlemesi acı vericiydi.It was painful to watch.
Bu gece bir film izlemeye gitmeliyiz.We should go see a movie tonight.
Televizyon izlemeyi sever misin?Do you like to watch TV?
Hangi filmi izlemeyi planlıyorsun?What movie are you planning to watch?
Tom televizyon izlemekten başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but watch TV.
Sadece Tom'un oynadığını izlemeyi seviyorum.I just love to watch Tom play.
Haberleri izlemiyor musun?Haven't you been watching the news?
Bu filmi tekrar izlemek istiyorum.I'd like to watch this movie again.
Televizyon izlemeyin!Don't watch television!
Neden başka bir şey izlemiyorsun?Why don't you watch something else?
Bunu dikkatle izlemek zorundayız.We have to watch this carefully.
İnsanlar oyunu izlemiyorlar.People aren't watching the game.
Bu gösteriyi kim izlemedi?Who wouldn't watch that show?
Başka bir yarış izlemek istiyorum.I'd like to see another race.
Bir yarış daha izlemek istiyorum.I'd like to see another race.
Bir dakika boyunca izlemek istiyorum.I want to watch for a minute.
Köpek yarışını izlemekten hoşlanırım.I enjoy watching dog racing.
Tom sadece izlemekten daha fazlasını yaptı.Tom did more than just watch.
İzlemek eğlenceliydi.It's been fun to watch.
Tom izlemek için geldi.Tom came to watch.