Sami'nin parmak izleri bir bardağın üzerinde bulundu.Sami's fingerprints were found on a glass.
Parmak izleri Sami'ninkilerle eşleşti.The fingerprints matched Sami's.
Çalışmam gerekiyordu, onun yerine televizyon izledim.I was supposed to be studying, but I watched TV instead.
Sami'nin parmak izleri bu evdeki hiçbir yerde görülmüyor.Sami's fingerprints are nowhere to be seen in this house.
Sami filmi izlemek istedi.Sami wanted to watch the movie.
Korku filmlerini izlemekten zevk alır mısınız?Do you enjoy watching horror movies?
Sami o konuda pek fazla video izlemedi.Sami hasn't seen many videos on that.
Mary, Tom'u izleyecek.Mary will watch Tom.
Sami, Leyla'yı Twitter'da izledi.Sami followed Layla on Twitter.
Tom nadiren televizyon izler.Tom seldom watches TV.
Çok televizyon izler misin?Do you watch TV a lot?
Sami bir eğitim kanalını izledi.Sami watched an educational channel.
Sami çocuklarıyla çizgi filmleri izledi.Sami watched the cartoons with his children.
Hala çizgi film izlemekten keyif alıyor musun?Do you still enjoy watching cartoons?
Sami'nin videosu bir milyon izlenmeye ulaştı.Sami's video got a million views.
Sami'nin videosu bir milyon izleme aldı.Sami's video got a million views.
Sami bunlar gibi daha fazla video izlemek istedi.Sami wanted to watch more videos like these.
Bu filmi izledin, değil mi?You saw that movie, right?
Tom ve Mary bir yıldız izleme partisine gitti.Tom and Mary went to a stargazing party.
Tom ve ben birlikte televizyon izledik.Tom and I watched TV together.
Sami'nin en çok izleen videosu 6 milyon kez izlendi.Sami's most viewed video was viewed 6 million times.
Sami izlerini kapatmak istedi.Sami wanted to cover his tracks.
Sami izlerini örtmek istedi.Sami wanted to cover his tracks.
Sami, Leyla'nın videosunu hiç izlemedi.Sami never saw Layla's video.
Sami, Leyla'dan onu izlemeyi bırakmasını istedi.Sami asked Layla to stop following him.
Sami, Leyla'yı izlemeyi bıraktı.Sami stopped following Layla.
Sami ve Layla bir film izlediler.Sami and Layla watched a film.
Sami bir film izlemek için geldi.Sami came over to watch a film.
Tom,onları koyduğu kavanozda yüzen kurbağa yavrularını izledi.Tom watched the tadpoles swimming in the jar that he'd put them in.
Sizi dans ederken izlemek eğlenceliydi.It was fun to watch you guys dancing.
Sami, Leyla'nın faaliyetlerini izlemeye başladı.Sami began to monitor Layla's activities.
Sami'nin kimin izlediğini umursamıyordu.Sami didn't care who was watching.
Tom muhtemelen şu anda televizyon izlemiyor.Tom probably isn't watching TV now.
Tom basketbol izlemekten hoşlanır.Tom likes watching basketball.
Senin dans etmeni izlemeyi dört gözle bekliyorum.I look forward to watching you dance.
Ev ödevini bitirdikten sonra televizyon izleyebilirsin.You can watch TV after you finish your homework.
Tom ve Mary birlikte havai fişekleri izlediler.Tom and Mary watched the fireworks together.
Ne tür filmler izlemeyi seversin?What kind of movies do you like to watch?
Bunu tekrar yapmanı izlememe izin ver.Let me watch you do that again.
Bunun olmasını izledim.I watched that happen.
Akşam yemeğinden sonra genellikle televizyon izlerim.After supper I usually watch TV.
Sadece evde kaldım ve televizyon izledim.I just stayed at home and watched TV.
Bu gece evde kalalım ve televizyon izleyelim.Let's stay home and watch TV tonight.
Dün gece televizyon izleyebildin mi?Were you able to watch TV last night?
Dün yaklaşık üç saat televizyon izledim.I watched TV for about three hours yesterday.
Geçen hafta kaç saat video izlediğini düşünüyorsun?How many hours of video do you think you watched last week?
Hemen hemen her akşam televizyon izlerim.I watch TV almost every evening.
Televizyonda spor, özellikle beyzbol izlemeyi severim.I like to watch sports on TV, especially baseball.
Oyun gösterilerini izlemekten zevk almıyorum.I don't enjoy watching game shows.
Televizyon izlemeyi mi yoksa kitap okumayı mı tercih edersin?Would you rather watch TV or read a book?
Hemen her gece televizyon izlerim.I watch TV almost every night.
O filmi izlediğimi hatırlıyorum.I remember seeing that movie.
Ölü insanlar bizi izler mi?Do dead people watch us?
Tom hüzünlü bir film izledi.Tom watched a sad movie.
Tom bir dram filmi izledi.Tom watched a sad movie.
Sami onu izlemeyi seviyordu.Sami loved watching it.
Sami senin bunu izlediğini biliyor.Sami knows you're watching this.
Tom'un alt katta, televizyon izlediğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom is downstairs, watching TV.
Televizyonda futbol izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching football on TV.
Sami YouTube'de İslam'la ilgili videolar izledi.Sami watched YouTube videos about Islam.