Ana içeriğe geç
Sözlük

izle ile cümle

izle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Olimpiyat Oyunları'nın kapanış törenini izlediniz mi?Did you watch the Olympics closing ceremony?
Tom ve Mary bir doğa belgeseli izlediler.Tom and Mary watched a nature documentary.
Tom ve Mary bir film izledi.Tom and Mary watched a movie.
Ayak izleri Tom'unki değildi.The footprints weren't Tom's.
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar TV izledi.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Tom taşınabilir bir DVD oynatıcıda bir film izledi.Tom watched a movie on a portable DVD player.
Hızınızı izleyin.Watch your speed.
Tom uzaylılar hakkında belgesel izlemeyi seviyor.Tom likes watching documentaries about aliens.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.Tom raised his glass of wine to watch the beautiful red color against the light.
Bak, ne inanılmaz bir tesadüf! Tom benimle aynı parmak izlerine sahip.Look, what an incredible coincidence! Tom has the same fingerprints as me.
O filmi bir daha izlemek istiyorum.I want to see that movie again.
O kaba adam bana kötü bir izlenim verdi.That rude man gave me a bad impression.
Onların bizi izlemesini istiyoruz.We want them to follow us.
Beyzbol izlemesi zevklidir.Baseball is fun to watch.
Akşam yemeğinden sonra nehre gittik ve gece gökyüzünü izledik.After supper we went to the river and observed the night sky.
Tom'un köpeği onu okula kadar izledi.Tom's dog followed him to school.
Bazı insanlar onu izledi.Some people followed her.
Ben televizyon izlemeyi seviyorum.I love watching TV.
Tom'a hangi filmi izlemek istediğini sordum.I asked Tom what movie he wanted to watch.
Tom gerçekten basketbol izlemeyi seviyor.Tom really enjoys watching basketball.
Tom basketbol izlemeyi gerçekten çok seviyor.Tom really enjoys watching basketball.
Son zamanlarda herhangi bir film izledin mi?Seen any movies lately?
Hiç kukla gösterisi izlediniz mi?Have you ever seen a puppet show?
Onu izlemesi acı vericiydi.It was painful to watch.
Tom her gün TV izler.Tom watches TV every day.
Bu gece bir film izlemeye gitmeliyiz.We should go see a movie tonight.
Bunların kimin ayak izleri olduğunu merak ediyorum.I wonder whose footprints these are.
Ön verandada kim bu çamurlu ayak izlerini bıraktı?Who left these muddy footprints on the front porch?
Televizyon izlemeyi sever misin?Do you like to watch TV?
Hangi filmi izlemeyi planlıyorsun?What movie are you planning to watch?
Şimdiye kadar izlediğin en kötü film nedir?What's the worst movie you've ever seen?
Tom'un beni izlediğini biliyorum.I know Tom is watching me.
Peki, kendime bakamayacağım izlenimini mi bırakıyorum?And what, do I give off the impression that I am unable to take care of myself?
İlgi çekici bir film izledik.We watched an interesting movie.
Tom televizyon izlemekten başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but watch TV.
Sadece Tom'un oynadığını izlemeyi seviyorum.I just love to watch Tom play.
Haberleri izlemiyor musun?Haven't you been watching the news?
Sen onun üzerinde bayağı bir izlenim bırakmış olmalısın.You must have made quite an impression on her.
Onun üzerinde epeyce bir izlenim bırakmış olmalısın.You must have made quite an impression on him.
Senin üzerinde oldukça bir izlenim bırakmış gibi görünüyor.It sounds like he made quite an impression on you.
Senin üzerinde epeyce bir izlenim bırakmış gibi görünüyor.It sounds like she made quite an impression on you.
O sanki senin üzerinde bayağı izlenim bırakmış gibi görünüyor.He seems to have made quite an impression on you.
Mary çocukların oynamasını izledi.Mary watched the children play.
Bunların kimin ayak izleri?Whose footprints are these?
Tom patencilerin buzun üzerinde kaydığını izledi.Tom watched the skaters glide across the ice.
Tom kızak köpeği yarışını izledi.Tom watched the sled dog race.
Tom TV izlerken uyuyakaldı.Tom fell asleep while watching TV.
Bu filmi tekrar izlemek istiyorum.I'd like to watch this movie again.
Tom çamurda lastik izleri buldu.Tom found tire tracks in the mud.
Çocukların oynamasını izleyerek eğleniyorum.I'm having fun watching the children playing.
Televizyon izlemeyin!Don't watch television!
Kahkaha izleyiciler arasında yayıldı.Laughter rippled through the audience.
Neden başka bir şey izlemiyorsun?Why don't you watch something else?
İyi bir izlenim bırakıyorsun.You're making a good impression.
Tom kutlamayı uzaktan izledi.Tom watched the celebration from afar.
Bunu dikkatle izlemek zorundayız.We have to watch this carefully.
İnsanlar oyunu izlemiyorlar.People aren't watching the game.
Tom kendi izlerini nasıl örteceğini biliyordu.Tom knew how to cover his tracks.
Tom'un silahını yeniden yüklediğini izledik.We watched Tom reload his gun.
Bu gösteriyi kim izlemedi?Who wouldn't watch that show?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod