Ana içeriğe geç
Sözlük

izle ile cümle

izle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu akşam televizyon izlemek istemiyorum.I don't want to watch television this evening.
O daha geniş bir izleyiciye ulaşmak istiyor.He wants to reach a wider audience.
Sansürsüz versiyonu izledin mi?Have you seen the uncensored version?
TV izler misin?Do you watch TV?
Bir film izlemesi için onu davet et.Invite him over to watch a movie.
Web'de sörf yaptığında web siteleri tarafından izlenebilirsin.When you surf the web, you may be tracked by websites.
Arkayı izle.Watch the rear.
Ön tarafı izle.Watch the front.
Akıllı bir lider ne zaman izleyeceğini bilir.A wise leader knows when to follow.
Anne ve babalar, çocuklarının bulunduğu yerleri izlemelidir.Parents should monitor their children's whereabouts.
Anne babalar, çocuklarının etkinliklerini izlemelidirler.Parents should monitor their children's activities.
TV izlemeye çok fazla vakit harcıyorsun.You're spending too much time watching TV.
Televizyon izleyerek çok vakit harcıyor.He's spending too much time watching TV.
O, TV izleyerek çok fazla zaman harcıyor.She's spending too much time watching TV.
Artık futbol izleme.Don't watch soccer anymore.
Hayvanlar kendi içgüdülerini izlerler.Animals follow their instincts.
Olimpiyatları izleyecek misin?Will you watch the Olympics?
Bu, bu filmi ilk kez izleyişim.This is the first time I've watched this film.
Bütün yönergeleri izleyin.Follow all instructions.
Balinaları izlemeye gittiler.They went whale watching.
Sen hiç beyaz tavşanı deliğine kadar izledin mi?Have your ever followed the White Rabbit to its hole?
Ben bu filmi izleyemem. Ben ondan hoşlanmıyorum.I cannot watch this film. I don't like it.
Ben gerçekten bu filmi onunla izlemek istiyorum.I really want to see this movie with her.
Neredeyse her gün film izlerim.I watch movies almost every day.
Ona, haberleri izlediğimi söyle.Tell her that I am watching the news.
Onun bu filmi izlemesine izin vermeyin.Don't let him watch this film.
Tom henüz videoyu izlemedi.Tom hasn't seen the video yet.
Maria, haberleri henüz izlemedi.Maria hasn't watched the news yet.
Çalışanların Olimpiyatları izlemesi yasaktır.Employees are prohibited from watching the Olympics.
BBC izlerim.I watch the BBC.
Eğer binlerce filmi İngilizce izlersem, ben onda akıcı olacak mıyım?If I watch a thousand movies in English, will I become fluent in it?
Ben filmi izledim.I saw the movie.
Bu filmi izleyemem, çok fazla şiddet var.I can't watch this film, there is too much violence in it.
Ne zaman bu filmi izlesem ağlarım.I cry every time I watch this movie.
Bu filmi her izleyişimde ağlarım.I cry every time I watch this movie.
Uşağım olmak ve beni izlemek ister misin?Do you want to be my servant and follow me?
Dünya beni izledi ama hiç yakalamadı.The world chased, but never caught me.
Beni izlemeyi bırak.Stop following me.
Onun bütün filmlerini izledim.I have watched all of her films.
O neden artık benimle film izlemiyor?Why doesn't she watch movies with me anymore?
Neden artık o benimle film izlemiyor?Why doesn't he watch movies with me anymore?
Japonya gençliğinin modayı izleme eğilimi var.The youth of Japan have a tendency to follow fashion.
Dün kaç tane film izledin?How many films did you watch yesterday?
Tom film izlerken sık sık patlamış mısır yer.Tom often eats popcorn when he's watching a movie.
Tom Mary'nin yemeğin sonunu yediğini izlerken orada sessizce oturdu.Tom sat there silently watching Mary eat the last of the food.
Tom Bir narın nasıl yenileceği üzerine bir YouTube video izledi.Tom watched a YouTube video on how to eat a pomegranate.
Yabancıların bir tenis turnuvası var. Gelip izlemek ister misin?The foreigners are having a tennis tournament. Would you like to come and watch it?
Tom Mary'nin tavsiyesini izlemeyi reddetti.Tom refused to follow Mary's advice.
Beni izleme.Don't follow me.
Sadece onları izle.Just follow them.
Tom dürbünle yarışı izledi.Tom watched the race through binoculars.
Tom Mary'nin kahvesine şeker koymasını izledi.Tom watched Mary put sugar in her coffee.
Tom Mary'nin gidişini izledi.Tom watched Mary go.
Tom akşam 10.00'dan sonra çocuklarının TV izlemesine asla izin vermez.Tom never lets his children watch TV after 10:00 p.m.
Sadece beni izle.Just watch me.
Tom ofise kadar Mary'yi izledi.Tom followed Mary into the office.
Tom, Mary'yi odaya kadar izledi.Tom followed Mary into the room.
Artık bunu izleyemem.I can't watch this anymore.
Top helikopterin kalkışını izledi.Tom watched the helicopter take off.
Annenin tavsiyesini izlemelisin.You need to follow your mother's advice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod