Bunun tekrar olmasına izin vermemek için her zaman dikkatli olmalıyız.We'll always have to be careful not to let this happen again.
Sanırım bizim işimiz onun olmasına izin vermemek.I guess our job is not to let that happen.
Leyla yeni bir adam buldu ve onun gitmesine izin vermemekte kararlı.Layla has found a new man and she's determined not to let him go.
Sanırım artık Tom'un araba kullanmasına izin vermemekliyiz.I think we shouldn't let Tom drive anymore.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.She orders him not to let anyone in.
Ayrıca, konsol sürümü, PC sürümünde mümkün olan üstten görünüşe izin vermemektedir.Also, the console version does not allow the top-down view possible in the PC version.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."It can try your patience a bit but it will not leave you untouched."
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.Malaysia does not allow dual citizenship.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.Same gender relationships are legal, but the legislation does not support same-gender marriages.
Belkide sınava girmelerine izin vermemek en iyisidir..Might as well not allow them to take the test!
Bir diğer kaygı da, kader kurbanlarıyla azılı suçluların birbirine karışmasına izin vermemek.An additional concern is not allowing the mixing of situational with hard core criminals.
Kanun, ordu mensuplarının ve hizmette bulunan polislerin seçimlere katılmasına izin vermemektedir.The Law does not allow army members and policemen in service to participate in elections.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Haltet durch, denn ihr habt noch nichts erreicht."
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Allerdings lässt Maria niemanden ins Haus.
Ancak son zamanlardaki ağaç gelişimi artık görüşe izin vermemektedir.Durch die inzwischen gewachsenen Bäume war die Sicht auch nicht mehr gegeben.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.Das fehlende Streikrecht macht dies möglich.
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.La Chine ne reconnaît pas la double citoyenneté.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Mais aucune ne veut la laisser monter.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.La loi divine ne l'interdit pas.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Quien deposita la esperanza en Ti, no será dañado".
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Yo no quiero que nadie entre en mi intimidad.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Abbadate a voi e non v'impicciate di quel che non vi tocca!"»
Michigan hâlihazırda eşcinsel evliliklere izin vermemektedir.Il Niger non riconosce legalmente le unioni omosessuali.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.L'uomo le dice che nessun uomo dovrebbe lasciarsela scappare.
Kurallarımız buna izin vermemektedir.Наши правила этого не позволяют.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Вас держат под охраной, чтобы толпа вас не растерзала.»
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Тот просит его никому не открывать дверь.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.لكنه لم يسمح لاحد بالدخول في منزله.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.A lei prevê direitos semelhantes ao casamento, mas proíbe a adoção aos casais homossexuais.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.De huidige mediawet maakt dat echter onmogelijk.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.De wachters hebben orders niemand binnen te laten.
Michigan hâlihazırda eşcinsel evliliklere izin vermemektedir.Obecnie Salawador nie uznaje związków osób tej samej płci.
Bazı firmalar yolcuların el tipi GPS alıcılarını kullanmalarına izin vermemektedir.Inne podmioty nie mają możliwości używania wojskowych odbiorników GPS.
Bu askerler kontrol noktalarinda konumlanıp karakterin o yerden geçmesine izin vermemektedir.Jestem odpowiedzialny za konwój i nie pozwolę wam na kontrolę!
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.Moçambique tillåter inte dubbla medborgarskap.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Ni måste se det här så att ni kan förstå, så att ni bara kan börja förstå."
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.Örebro tingsrätt beviljade dock inte detta.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.В середину нікого не впускають.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Nikdo z přátel se nemá k tomu, aby jej navštívil.
Zira Romalılar artık tüm sahilleri kontrol etmekte ve tehdit oluşturacak bir güce izin vermemekteydiler.Nejspíše již nepovažovali Římany za hrozbu a přestali jim věnovat pozornost.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.El nu lăsa pe nimeni să intre acolo.
Ancak son zamanlardaki ağaç gelişimi artık görüşe izin vermemektedir.Odată cu trecerea timpului, pădurea nu mai poate fi înțeleasă.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Megkéri, hogy ne engedjen fel senkit.
Din polisi, Suudi Arabistan sınırları içinde İslam dışındaki dinlerin tanıtılmasına da izin vermemektedir.Napjainkban sem engedélyezik egyéb vallások megjelenését, gyakorlását Szaúd-Arábia határain belül.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Ingen kommer ind, og ingen slipper ud.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.Men kulten spørger ikke om lov.
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.Danmark anerkjenner som hovedregel ikke dobbelt statsborgerskap.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Ingen slipper inn og ingen slipper ut.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Tak seorangpun diizinkan keluar dari rumah.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.しかし、部員が誰も入ってくれなかった。
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.男子不让妇人进门。
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."이는 너희의 죄사함을 위하여 떼어 내는 내 몸이니라.”라고 말한다.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.아무도 우리가 사람들 속에 살았다는 것을 알 지 못한다.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.ולא הניח לאיש להיכנס אליו.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.אולם הנוהל אינו שוויוני למה שמקבלים בני זוג נשואים.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.Еднополови връзки са легално, но няма законодателна подкрепа на еднополови бракове.
Stern Bobby ile bir röportaj yapmak ister fakat Manny asla izin vermemektedir.Lilly chce hovoriť s Lorraine, ale Rob jej to nedovolí.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Nikto sa nesmie dostať dnu ani von.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Ni dovolil nikakršnega obzira do oseb.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Ji mano, kad nė viena moteris negali prieštarauti vyrams.