Onun burada kalmasına izin veremezsin.You can't let him stay here.
Onların dışarı gitmesine izin veremezsin.You can't let them go outside.
Dışarı gitmesine izin veremezsin.You can't let him go outside.
İçeri girmene izin veremeyiz.We can't let you in.
Onların içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let them in.
Biz onun içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let him in.
Onun içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let her in.
Biz senin gitmene izin veremeyiz.We can't let you go.
Biz onların gitmesine izin veremeyiz.We can't let them go.
Onun gitmesine izin veremeyiz.We can't let him go.
Biz onun gitmesine izin veremeyiz.We can't let her go.
Biz onların ölmelerine izin veremeyiz.We can't let them die.
Biz onun ölmesine izin veremeyiz.We can't let her die.
Biz onların içeri girmelerine izin vermeyeceğiz.We won't let them in.
Tom içeri girmemize izin vermeyecek.Tom won't let us in.
Tom onların girmesine izin vermeyecek.Tom won't let them in.
Tom içeri girmeme izin vermeyecek.Tom won't let me in.
Onlar içeri girmene izin vermeyecek.They won't let you in.
Onlar onun içeri girmesine izin vermeyecekler.They won't let him in.
Onların içeri girmesine izin vermeyeceğim.I won't let them in.
Biz onların kaçmalarına izin vermeyeceğiz.We won't let them escape.
Onlar senin kaçmana izin vermeyecekler.They won't let you escape.
Onun kaçmasına izin vermeyecekler.They won't let him escape.
Onlar onun kaçmasına izin vermeyecekler.They won't let her escape.
Ben onların kaçmalarına izin vermeyeceğim.I won't let them escape.
Onların müdahale etmesine izin vermeyeceğim.I won't let them interfere.
Onun müdahale etmesine izin vermeyeceğim.I won't let him interfere.
Onun karışmasına izin vermeyeceğiz.I won't let her interfere.
Onların seni incitmesine izin vermeyeceğim.I won't let them hurt you.
Onun seni incitmesine izin vermeyeceğim.I won't let him hurt you.
Onun sana zarar vermesine izin vermeyeceğim.I won't let her hurt you.
Onların oraya gitmesine izin vermeyeceğim.I won't let them go there.
Onun oraya gitmesine izin vermeyeceğim.I won't let him go there.
Onların onu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let them do that.
Onun onu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let him do that.
Onların bunu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let them do it.
Onun bunu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let him do it.
Onların ölmesine izin vermeyeceğim.I won't let them die.
Onun ölmesine izin vermeyeceğim.I won't let him die.
Senin içeri girmene izin vermeyeceğim.I won't let you come in.
Onun içeri girmesine izin vermeyeceğim.I won't let him come in.
Onların eve erken gitmesine izin vermedim.I didn't let them go home early.
Onun eve erken gitmesine izin vermedim.I didn't let him go home early.
Onların gitmesine izin veremedim.I couldn't let them go.
Onların ölmesine izin veremedim.I couldn't let them die.
Onların bilmesine izin veremem.I can't let them know.
Onun yalnız gitmesine izin veremem.I can't let him go alone.
Onların onu yapmasına izin veremem.I can't let them do that.
Onun onu yapmasına izin veremem.I can't let him do that.
Onların biriyle konuşmasına izin verme.Don't let them talk to anyone.
Onun biriyle konuşmasına izin verme.Don't let him talk to anyone.
Onun bu kapıyı kapatmasına izin verme.Don't let them shut this door.
Onların seni görmesine izin verme.Don't let them see you.
Onun seni görmesine izin verme.Don't let him see you.
Onların seni korkutmasına izin verme.Don't let them scare you.
Onun seni korkutmasına izin verme.Don't let him scare you.
Onun kaçmasına izin verme.Don't let him run away.
Onların çocuklarıma yaklaşmalarına izin vermeyin.Don't let them near my kids.
Onun çocuklarıma yaklaşmalarına izin vermeyin.Don't let him near my kids.
Onu bilmelerine izin vermeyin.Don't let them know that.