Onsuz daha iyiyim. Yine de sağ ol.Jag klarar mig bättre utan henne, men tack ändå.
Onsuz daha iyiyim. Yine de sağ ol.Jeg klarer mig bedre uden hende, men ellers tak.
Onsuz daha iyiyim. Yine de sağ ol.Pärjään paremmin ilman häntä, kiitos.
Onsuz daha iyiyim.Καλύτερα είμαι χωρίς αυτή.
Onsuz daha iyiyim.Мне будет лучше без неё.
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Allora, posto che questo sia vero, quanto siamo bravi ad aumentare il livello della nostra felicità?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Así que, partiendo de que esto es cierto, ¿qué tan buenos somos incrementándola?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Donc, en supposant que ce soit vrai, réussissons-nous à augmenter notre bonheur ?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Gegeven dat dat waar is, hoe goed zijn we dan in het vergroten van ons geluk?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Jeśli założymy, że powyższe jest prawdą, jak nam idzie podnoszenie poziomu naszego szczęścia?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?그래서 그것이 사실 이라고 가정한다면, 우리는 얼마나 우리의 행복을 증가시키는데 능한가요?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Nếu cho rằng điều này đúng, chúng ta làm tốt việc nâng tầm hạnh phúc của mình cỡ nào?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Ştiind acest adevăr, cât de pricepuţi suntem să ne sporim fericirea?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Wenn das stimmt, wie gut sind wir bei der Mehrung unseres Glücks?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Ако предположим, че това наистина е така, до каква степен съумяваме да увеличим щастието си?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Виходячи з цього, які ж у нас успіхи у примноженні щастя?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?Исходя из этой истины, спросим, а насколько мы умеем преумножать наше счастье?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?ובהינתן שזה נכון, באיזו מידה אנו טובים בהגברת אושרנו?
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?باعتبار أن هذا صحيح ، فما مدى قدرتنا في الحصول على المزيد من السعادة؟
Öyleyse bunun gerçek olduğunu kabul edersek, mutluluğumuzu artırmada ne kadar iyiyiz?もっと幸せになるなんて そう上手くいくのでしょうか? もちろん 皆 努力はしています
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Con giỏi về game hơn anh.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Ich bin besser im spielen als mein Bruder.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Ik ben beter in spelletjes dan mijn broer.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Jag är bättre på spel än min bror.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Jestem lepszy w grach niz mój brat.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Je suis meilleur en jeux que mon frère.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Na igrice se bolj spoznam kot moj brat.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Saya jauh lebih hebat dalam hal permainan daripada kakak.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Sono più bravo nei giochi di mio fratello.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Sunt mai bun la jocuri decat fratele meu
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!Είμαι καλύτερος στα παιχνίδια από τον αδερφό μου.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!В играх я разбираюсь лучше, чем брат.
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!.אני טוב יותר במשחקים מאשר אחי
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!أنا أفضل في الألعاب من أخي
Oyun konusunda abimden daha iyiyim!兄さんは ゲームが上手くも無いし 好きでも無いし
O zamanlar meritokrasiden bahsedebilirdik çünkü iyiyi ve yeniyi üreten daha çok kazanıyordu.Επικράτησε αξιοκρατία διότι αυτός που δημιουργεί, αναπτύσσεται ταχύτερα.
O zamanlar meritokrasiden bahsedebilirdik çünkü iyiyi ve yeniyi üreten daha çok kazanıyordu.Це була меритократія, тому що людина, яка впроваджує щось нове, зростає найшвидше
Özür dilerim.Ben iyiyim.Anteeksi. Olen kunnossa.
Özür dilerim.Ben iyiyim.Désolée. Je vais bien.
Özür dilerim.Ben iyiyim.Maaf, tapi aku baik-baik saja.
Özür dilerim.Ben iyiyim.Przepraszam. Nic mi nie jest.
Özür dilerim.Ben iyiyim.Sajnálom. Jól vagyok..
Özür dilerim.Ben iyiyim.Scusa. Sto bene...
Özür dilerim.Ben iyiyim.Suze. Sunt bine.
Özür dilerim.Ben iyiyim.Tut mir leid. Ich bin okay.
Özür dilerim.Ben iyiyim.Xin lỗi Em ko sao
Özür dilerim.Ben iyiyim.Συγγνώμη Είμαι εντάξει..
Özür dilerim.Ben iyiyim.Прости. Я в порядке.
Özür dilerim.Ben iyiyim.آسفة أنا بخير
Özür dilerim.Ben iyiyim.お客様もいらっしゃるし もう行くわね
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Avem o mică vibraţie în palete, dar suntem bine.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.- Chyba mieliśmy iść do nich.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Dobro sem. Imam majhne vibracije na pedalih, a je dobro.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Mám vibrace na řízení, ale bude to dobré.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Ok, land hende på landingspladsen, Super 64.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Tengo una ligera vibración en los pedales y ya.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Uma pequena vibração nos pedais, mas está tudo bem.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Μια μικρή δόνηση στους μοχλούς αλλά είμαστε καλά.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz.Имам малки вибрации в педалите, но всичко е наред.
Pete, ben iyiyim. - Bence bu biraz...- Creo que es un poco...