Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Aztán abbahagytam, mert úgy gondoltam, "Hé, én elég jó vagyok.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Ca să ajung prosper, eram destul de bun în a veni cu idei bune.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.성공하고 나서는 멈춰버렸죠. "이 정도면 괜찮지.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Maar ik stopte omdat ik dacht: ik ben goed genoeg ik hoef geen progressie meer te maken.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Mais ensuite j'ai arrêté, parce que je me suis dit, "Eh, je suis suffisamment bon.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Ma mi son fermato perchè ho pensato "Hey, sono abbastanza bravo.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Mutta sitten lopetin, koska ajattelin:
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Nhưng rồi tôi dừng lại vì tôi thấy rằng, "Tôi đã giỏi rồi.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Tetapi ketika saya berhenti karena saya berpikir, "Hei, saya sudah cukup baik.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Αλλά ξαφνικά σταμάτησα γιατί σκέφτηκα, "Είμαι αρκέτα καλός.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.Але потім я зупинився, тому що подумав "О! Я достатньо добре все роблю!
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.А после спрях, защото реших: "Ей, достатъчно добър съм.
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.אבל אז הפסקתי כי חשבתי ש..היי אני טוב מספיק
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.ثم توقفت ، لانى فكرت " انا فعلا جيدا جدا
Fakat sonra calismayi biraktim cunku sandim ki "artik yeterince iyiyim.これ以上良くするところはない」と思ったから
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum."전 신체적, 재정적, 감정적, 정신적으로 다른 모든 면에서 더 나아졌습니다. "한 순간도 후회한 적 없죠. 영광스런 경험이었어요."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum."По-добре съм физически, финансово, емоционално." "Не съжалявам. Беше великолепно."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum."אני במצב כל כך יותר טוב פיזית, כלכלית, רגשית, מנטלית וכמעט מכל בחינה אחרת."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum." انا الان افضل فيزيائيا , اقتصاديا , نفسيا , عقليا .. وفي كل مجال آخر " ولا املك اي دقيقة قد أندم عليها
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerimle çok daha iyiyim." "Bir dakikama bile üzülmüyorum.'何ひとつ後悔はない" "栄光のある経験をしたと思っている" '結果的にベストだったと信じている"
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Cítím se o tolik líp fyzicky, finančně, emocionálně, mentálně a skoro ve všech dalších ohledech."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Estou muito melhor física, financeira, mentalmente e em quase tudo o resto."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Jag har det så mycket bättre fysiskt, ekonomiskt, mentalt och på nästan alla andra sätt."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""전 신체적, 재정적, 감정적, 정신적으로, 다른 모든 면에서 더 나아졌습니다."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Mir geht es physisch, finanziell, mental und in fast jeder anderen Art so viel besser."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Pärjään paljon paremmin fyysisesti, taloudellisesti, henkisesti ja miltei kaikin muin tavoin."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."¿Qué dice sobre eso después de todos estos años?
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Saya lebih baik secara fisik, finansial, mental dan hampir dalam hal lainnya."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sokkal jobban vagyok fizikailag, pénzügyileg, mentálisan és majdnem minden más területen is."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Som na tom lepšie finančne, fyzicky, psychicky, takmer vo všetkých ostatných ohľadoch."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sto davvero molto meglio fisicamente, finanziariamente, mentalmente e in quasi ogni altro modo."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Sunt cu mult mai bine fizic, financiar, emoţional, mental şi în aproape orice alt fel."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Tôi khá hơn rất nhiều về thể chất, tài chính, tình cảm, tinh thần và hầu hết mọi thứ khác."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Toliko sem bolje fizično, finančno, mentalno in na skoraj vseh ostalih področjih."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Είμαι πολύ καλύτερα έτσι, σωματικά, οικονομικά, συναισθηματικά, ψυχικά και με κάθε άλλο τρόπο."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Мне гораздо лучше в физическом, финансовом, ментальном, да и во всех иных смыслах".
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""Я себе почуваю набагато, набагато краще фізично, фінансово, еміціойно, розумово і в усіх інших сенсах".
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim.""אני במצב כל כך יותר טוב פיזית, כלכלית, רגשית, מנטלית וכמעט מכל בחינה אחרת."
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."" انا الان افضل فيزيائيا , اقتصاديا , نفسيا , عقليا .. وفي كل مجال آخر "
"Fiziksel, finansal, duygusal, zihinsel ve diğer yönlerim yönünden çok daha iyiyim."ほぼ全てにおいて向上した" これ以上一体何を向上させることができるでしょう
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Choisissons ce qui est juste, Voyons entre nous ce qui est bon.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Chúng ta hãy chọn cho mình điều phải, Chung nhau nhìn biết việc tốt lành.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Chúng_ta hãy chọn cho mình điều phải , Chung nhau nhìn biết việc tốt_lành .
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Escojamos lo que es correcto; conozcamos entre nosotros lo bueno
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Esploriamo noi ciò che è giusto, indaghiamo fra di noi quale sia il bene
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Izvolímo zase, kar je prav, spoznajmo med seboj, kar je dobro!
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Keressük csak magunk az igazságot, értsük meg magunk között, mi a jó?
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.우리가 스스로 옳은 것은 택하고 무엇이 선한가 우리끼리 알아보자
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.lad os udgranske, hvad der er Ret, med hinanden skønne, hvad der er godt!
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.La oss velge det som er rett; la oss sammen søke å finne ut hvad der er godt!
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Laßt uns ein Urteil finden, daß wir erkennen unter uns, was gut sei.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Må vi nu utvälja åt oss vad rätt är, samfällt söka förstå vad gott är.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Obierzmy sobie sąd, a rozeznajmy między sobą, co jest dobrego.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.O que é direito escolhamos para nós; e conheçamos entre nós o que é bom.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Persoalan ini harus kita periksa lalu kita pecahkan bersama-sama
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Să alegem ce este drept, să vedem între noi ce este bun.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Soud sobě zvolme, a vyhledejme mezi sebou, co by bylo dobrého.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Tutkikaamme, mikä oikein on, koettakaamme yhdessä ymmärtää, mikä hyvä on.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Zo moeten we ook het goede kiezen en samen uitmaken wat juist is.
Gelin, doğruyu seçelim, İyiyi birlikte öğrenelim.Zvoľme si súd; poznajme medzi sebou, čo je dobré.