iyileşti ile cümle

iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Gezegeni ya da uzayı fethetmek için değil, artık değil, bu yapıldı. Hayatın kalitesini iyileştirmek için.Не да покорява планетата или космоса, вече не, това е правено, а по-скоро да подобрява качеството на живота.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.A prosili ho, aby se aspoň podolka roucha jeho dotkli. A kteřížkoli dotkli se, uzdraveni jsou.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.a prosili ho, žeby im dovolil, aby sa aspoň dotkli lemu jeho rúcha, a ktorí sa ho dotkli, ozdraveli.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.e lo pregavano di poter toccare almeno l'orlo del suo mantello. E quanti lo toccavano guarivano
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.e rogaram-lhe que apenas os deixasse tocar a orla do seu manto; e todos os que a tocaram ficaram curados.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.in ga prosijo, da bi se smeli dotekniti roba obleke njegove. In katerikoli so se doteknili, so ozdraveli.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.I prosili go, aby się tylko podołku szaty jego dotykali; a którzykolwiek się dotknęli, uzdrowieni są.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.다만 예수의 옷가에라도 손을 대게 하시기를 간구하니 손을 대는자는 다 나음을 얻으니라
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.Och de bådo honom att allenast få röra vid hörntofsen på hans mantel; och alla som rörde vid den blevo hulpna.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.und baten ihn, daß sie nur seines Kleides Saum anrührten. Und alle, die ihn anrührten, wurden gesund.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.xin chỉ cho rờ đến viền áo mà thôi ; vậy ai rờ đến cũng đều được lành bịnh cả .
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.xin chỉ cho rờ đến viền áo mà thôi; vậy ai rờ đến cũng đều được lành bịnh cả.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.Y le rogaban que sólo pudiesen tocar el borde de su manto, y todos los que tocaron quedaron sanos
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.και παρεκαλουν αυτον να εγγισωσι μονον το ακρον του ιματιου αυτου και οσοι ηγγισαν ιατρευθησαν.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.и молеха Го да се допрат само до полата на дрехата Му; и колкото се допряха, се изцелиха.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.и просили Его, чтобы только прикоснуться к краю одежды Его; и которые прикасались, исцелялись.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.і благали Його, щоб тільки приторкнутись їм до краю одежі Його; й скільки їх доторкувалось, одужували.
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.ויבקשו ממנו כי יגעו רק בציצת בגדו וכל הנגעים נושעו׃
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.وطلبوا اليه ان يلمسوا هدب ثوبه فقط. فجميع الذين لمسوه نالوا الشفاء
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.只 求 耶 穌 准 他 們 摸 他 的 衣 裳 繸 子 、 摸 著 的 人 、 就 都 好 了
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.只求 耶穌准 他 們摸 他 的 衣裳 繸子 、 摸 著 的 人 、 就 都 好了
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.A co vidí, je, že musí zlepšit výrobu čokolády.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Eles percebem que precisam de melhorar a produção de chocolate.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.En wat ze zien is, dat ze chocoladeproductie moeten verbeteren.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.E quello che stanno vedendo è che hanno bisogno di migliorare la loro produzione di cioccolato.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Et ce qu'ils voient, c'est qu'ils doivent améliorer la production de chocolat.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Firma wie, że aby to osiągnąć należy udoskonalić produkcję czekolady.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.마르스는 그들이 초콜렛 생산을 향상시켜야 한다는 것에 착안합니다.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Și ce văd e că au nevoie să îmbunățească producția de ciocolată.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Und was sie erkennen ist, dass sie die Schokoladenherstellung verbessern müssen.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Và cái họ thấy là họ cần gia tăng sản xuất sô cô la.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.Y se han dado cuenta de que necesitan mejorar la producción de chocolate.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.И они понимают, что им нужно увеличивать производство шоколада.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.И това, което виждат е, че трябва да подобрят производството на шоколада.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.והם מבינים שעליהם לשפר את ייצור השוקולד.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.ولأجل هذا هم يقرون أنهم يحتاجون لتطوير إنتاجهم للشوكولاته.
Gördükleri şey ise çikolata üretimini iyileştirmeleri gerektiği.向上させる必要があると 気付きました 既存のどの栽培でも
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor a mâncat, cum a purtat acest timp, şi dacă, probabil, o uşoară îmbunătăţire a fost perceptibil.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor aveva mangiato, come si era comportato questa volta, e se forse un leggero miglioramento è percepibile.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor đã ăn, làm thế nào ông đã cư xử thời gian này, và liệu có thể là một chút cải thiện được cảm nhận.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor evett, milyen volt viselkedett ezúttal, és hogy talán egy kissé javulás volt érzékelhető.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor había comido, cómo se había comportado esta vez, y si acaso un ligero mejora fue perceptible.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor hade ätit, hur han hade uppfört sig den här gången, och om kanske en liten Förbättringen var märkbar.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor had gegeten, hoe hij had gedragen deze tijd, en of er misschien een lichte verbetering waarneembaar.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor havde spist, hvordan han havde opført sig denne gang, og om der måske en lille forbedring var mærkbar.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor jedl, jak se choval této doby a zda snad mírné zlepšení bylo patrné.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor jedol, ako sa správal tejto doby a či snáď mierne zlepšenie bolo viditeľné.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor je jedel, kako se je obnašal ta čas, in ali je morda rahlo izboljšanje je bilo zaznati.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor makan, bagaimana ia berperilaku saat ini, dan apakah mungkin sedikit perbaikan adalah jelas.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor zjadł, jak on zachował się tym razem i czy być może lekko poprawa była zauważalna.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Gregor είχε φάει, πώς είχε συμπεριφερθεί αυτή τη φορά, και αν ίσως μια μικρή βελτίωση ήταν αισθητή.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.그레거 그가 이번 행동 했어 방법, 음식 및 여부 아마도 약간했다 개선 지각할되었습니다.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Грегор з'їв, як він вів себе в цей раз, і є чи можливо, невелике поліпшення було помітним.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Грегор съел, как он вел себя в этот раз, и является ли возможно, небольшое улучшение было заметным.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.Е ял Грегор, как той се е държал това време, и дали може би леко подобрение е осезаем.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.גרגור אכלו, איך הוא התנהג הפעם, שמא קלה השיפור היה ניכר.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.وكان غريغور تؤكل ، وكيف انه قد تصرفت هذه المرة ، وعما إذا كان طفيفا ربما وكان تحسن ملموس.
Gregor, bu süre nasıl davranmıştı, yemiş ve olmadığını belki de bir miktar vardı iyileştirme algılanabilir.改善が知覚した。 いずれにせよ、彼の母親は、比較的すぐにグレを訪問したかったが、彼の父親と
"Haberci Paris'ten İstanbul'a gitti". Ayrıca, "Biff iyileşti (iyiye gitti)" diyebilirsiniz.Azt is mondhatjuk, hogy "Biff went from sick to well." azaz "Biff kilábalt a betegségből".
Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli.Debe estar tan ocupada en construir fortalezas como en reparar daños.

İlgili Sayfalar