iyileşiyor ile cümle

iyileşiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çabuk iyileşiyor.Том быстро идёт на поправку.
James‘ın ruhsal durumu yavaş olsa da sürekli iyileşiyordu.Po nadzwyczaj łagodnym przebiegu choroby James wyzdrowiał.
Çünkü eğleniyorlar. Daha iyileşiyorlar ve bundan memnun oluyorlar.Karena itu menyenangkan, karena Anda akan jadi lebih jago melakukannya dan itu memuaskan.
Çünkü eğleniyorlar. Daha iyileşiyorlar ve bundan memnun oluyorlar.Parce que c'est fun, parce que vous y devenez meilleur et que c'est satisfaisant.
Çünkü eğleniyorlar. Daha iyileşiyorlar ve bundan memnun oluyorlar.Porque es divertido, porque puedes ser bueno en ello, y eso es satisfactorio.
Çünkü eğleniyorlar. Daha iyileşiyorlar ve bundan memnun oluyorlar.これについては、昔、私の最初の経済学の先生、メアリー・アレン・シューマンという女の先生がのことを思い出します。
Daha iyi, iyileşiyor. Ama biz bunu biraz ara vermesi için iyi bir fırsat olarak gördük.Τα πάει καλύτερα, αλλά σκεφτήκαμε πως είναι ευκαιρία να ξεκουραστεί κιόλας.
Daha iyi, iyileşiyor. Ama biz bunu biraz ara vermesi için iyi bir fırsat olarak gördük.Торта?
Daha iyi, iyileşiyor.Ba đã khỏe hơn rồi ạ.
Daha iyi, iyileşiyor.Dia mulai membaik.
Daha iyi, iyileşiyor.Er erholt sich langsam.
Daha iyi, iyileşiyor.Han blir bättre.
Daha iyi, iyileşiyor.Hij is beter aan het worden.
Daha iyi, iyileşiyor.Il va de mieux en mieux.
Daha iyi, iyileşiyor.Se simte din ce in ce mai bine.
Daha iyi, iyileşiyor.Sta migliorando.
Daha iyi, iyileşiyor.Ему уже лучше.
Daha iyi, iyileşiyor..המצב שלו משתפר
Daha iyi, iyileşiyor.إنه يتحسن
Daha iyi, iyileşiyor.この機会に 休ませたいと
Daha iyileşiyorlar ve bundan memnun oluyorlar.Und weil du besser wirst und das ist befriedigend.
Daha iyileşiyorlar ve bundan memnun oluyorlar.Защото е забавно. Защото можеш да подобряваш уменията си, а това води до чувство за удовлетвореност.
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."A spus, "Umărul tău o să fie bine, dar Dave, este ceva la plămânul tău."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."그가 말하기를, "당신의 어깨는 괜찮지만, Dave, 당신의 폐에 무엇인가 있습니다."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Dia berkata, "Bahumu tidak apa-apa tapi Dave, ada sesuatu dalam paru-parumu."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Disse, "La tua spalla tornerà presto a posto, ma Dave, hai qualcosa al polmone."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Ele disse, "O seu ombro vai ficar bom, mas Dave, há qualquer coisa no seu pulmão."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Han sa, "Din axel kommer att bli bra, men Dave, det finns något i din lunga."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Hij zei: "Je schouder is OK, maar Dave, er is iets met je longen."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var.""Ihrer Schulter wird es wieder gut gehen, aber Dave, da ist etwas in Ihrer Lunge."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Il a dit, "Votre épaule, ça va aller, mais vous avez quelque chose au poumon."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Siguió: "Estás bien de la espalda, pero hay algo en el pulmón".
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var.""Z Twoim ramieniem będzie wszystko dobrze, ale Dave, coś jest w Twoim płucu".
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."С твоим плечом все будет в порядке, но Дейв, в твоем легком что-то есть."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."Той каза: "Рамото ти ще се оправи, но Дейв, има нещо в белия ти дроб."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."הוא אמר," הכתפיים שלך יהיו בסדר, אבל דייב, יש משהו בריאות שלך."
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."ثم قال " كتفك سيكون بخير ، لكن داف ، هناك شيئاً فى رئتك ".
Dedi ki, "Omzun iyileşiyor, ama Dave, akciğerinde birsey var."肺に何かがあるんだ」と告げてきました。 この赤い楕円形の中に見える影は、
Evet, gerçekten %18 - %80 arası ihtimalle insanlar iyileşiyor.(צחוק) כן, באמת 18-80% מהזמן, אנשים יחלימו.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.Estamos mejorando día a día y damos gracias a Dios por el apoyo que recibimos de los forasteros.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.Es wird jeden Tag besser und wir danken Gott für die Unterstützung die wir von Außenstehenden bekommen.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.אנו משתפרים מיום ליום, ואנו מודים לאלוהים על התמיכה שאנחנו מקבלים מאנשים בחוץ.
Ve Mahmut hergün geliyordu. Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Y Mahmoud venía todos los días y muy lentamente, semana tras semana, sus piernas iban mejorando.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.A pomaly, pomaličky, týždeň za týždňom, sa mu nohy zlepšovali.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.A velmi pomalu, týden po týdnu, se jeho nohy zlepšovaly.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Drobnymi krokami tydzień po tygodniu stan jego nóg się polepszał.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.E molto lentamente, una settimana dopo l'altra, le sue gambe migliorarono.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.És lassan, lassan, hét, hét után, a lábai feljlődtek.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Et lentement, lentement semaine après semaine ses jambes allaient mieux.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Încet, încet, săptămână după săptămână, picioarele lui își reveneau.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.천천히 아주 천천히 한 주 또 한 주가 지날수록 그의 다리상태는 호전되었습니다.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Langzaam, langzaam, week na week werden zijn benen beter.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Lentamente, lentamente, semana após semana as pernas dele iam melhorando.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Und ganz langsam, Woche um Woche, wurden seine Beine besser.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Và từ từ, tuần này sang tuần khác đôi chân của anh ấy dần tiến triển.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.Και σιγά σιγά βδομάδα μετά από βδομάδα τα πόδια του βελτιώνονταν.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.И лека, полека седмица след седмица краката му започваха да се подобряват.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.И потихоньку, потихоньку, неделя за неделей, его ноги заживали.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.ולאט לאט, שבוע אחר שבוע רגליו הלכו והשתפרו.
Ve yavaş yavaş, haftadan haftaya, bacakları iyileşiyordu.وتدريجيا أسبوع يتلوه أسبوع تحسنت رجلاه.

İlgili Sayfalar