İttihatçıların faaliyetlerine göz yumdu.He deplored the actions of the correspondents.
Önceleri İttihatçılar ile çalışmış, sonradan onlara muhalefet edince sürgüne gönderilmiştir.Before the command reached the Cibecue, they stopped on a little knoll to rest.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Conservatives sought to reassert power.
Bu örgütlenme adeta İttihatçıların yeni bir yapılanmasıdır.The organization has continued to be relevant to new refugees.
"İttihatçı liderin 62 yıllık vasiyeti ancak bu hafta yerine getirildi"."Two California Gun Laws Kept Alive This Week".
Bu yıllarda Suphi’nin İttihatçılar ile yakın ilişki içerisinde olduğu biliniyor.Throughout the series, Lauren has so-so luck with relationships.
Bu dönemde İttihatçılar’ı sert biçimde eleştirdi.Die „politique des auteurs“ geriet schnell in die Kritik.
Önceleri İttihatçılar ile çalışmış, sonradan onlara muhalefet edince sürgüne gönderilmiştir.Zuvor war sie – da sie Widerstand leistete – mit einer Kuhhaut zur Hinrichtungsstätte geschleift worden.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Andere Designer folgten ihm.
İttihatçılar da onları totaliterlik (istibdat) ve irtica taraftarlığı ile suçlamışlardır.Dadurch gelangten die Witigonen in Gegnerschaft Wenzels und seiner Anhänger.
Üyeleri İttihatçılar olarak anılır.Die Einwohner werden Assignanais genannt.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Les Guise ont repris le pouvoir.
Üyeleri İttihatçılar olarak anılır.Les absents seront désignés comme suspects.
İttihatçılardan çekindiği için İstanbul'a dönemiyordu.No puede volver a Seattle porque tiene miedo a volver a volar.
Önceleri İttihatçılar ile çalışmış, sonradan onlara muhalefet edince sürgüne gönderilmiştir.Y antes de que pudieran hacer algo, saqueó Fomentos, llevando con él los Silmarils.
İttihatçılar da onları totaliterlik (istibdat) ve irtica taraftarlığı ile suçlamışlardır.Буньят поддержал их, и они стали одерживать верх.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Казалось, клуб вновь набирает силу.
Bu örgütlenme adeta İttihatçıların yeni bir yapılanmasıdır.Это стало важным шагом в формировании группы новых реалистов.
Bu dönemde İttihatçılar’ı sert biçimde eleştirdi.ولقي "مشيتي فيها" انتقادات حادة.
O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı.Daí a meses estava já a redigir um novo jornal de feição política, A Palavra.
Birçok İttihatçı özellikteki kişi bu dergide yazılar yayımladı ve dergi etkili oldu.Een groot aantal destijds bekende schrijvers schreven bijdragen voor dit blad.
İttihatçıların faaliyetlerine göz yumdu.Uśpił czujność inwestorów.
Önceleri İttihatçılar ile çalışmış, sonradan onlara muhalefet edince sürgüne gönderilmiştir.Efter den första suran (Al-Alaq) mottagits, följde en period av tystnad då inga vidare budskap uppenbarades.
Bu dönemde İttihatçılar’ı sert biçimde eleştirdi.Inom amatörsverlden voro de emellertid på sin tid mycket i rop."
İttihatçıların faaliyetlerine göz yumdu.Стоїки дотримувалися поглядів епікурейців.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Було покарано й інших послідовників.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Ostatní terciáři jej následovali.
İttihatçıların faaliyetlerine göz yumdu.Příležitosti se chopili padělatelé.
Seçimleri İttihatçılar kazandı.O vítězi rozhodovaly body.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Őket több más szövetséges személy követett.
Milli Mücadele kadrolarının büyük bölümü eski İttihatçılardan oluştu.A legtöbb elégedetlenkedő katona az Új Erők egykori tagjai közül került ki.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Häntä seurasi muita erakkoja.
Seçimleri ittihatçılar kazandı.Muussa tapauksessa puolustajat voittavat.
Üyeleri İttihatçılar olarak anılır.Τα μέλη της αναφέρονται ως αναπληρωτές.
İttihatçılar Avrupa'da toplandılar.Τα λιοντάρια συναντιούνταν και στην Ευρώπη.
Üyeleri İttihatçılar olarak anılır.De forsikrede betegnes medlemmer.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Mange andre erobrere fulgte efter ham.
Seçimleri İttihatçılar kazandı.Det konservative partiet vant valget.
Bâb-ı Âli Baskını'nın ardından iktidara gelen ittihatçıların çabalarıyla serbest bırakıldı ve yurda döndü.Demikianlah hamba itu membawa Ribka lalu berjalan pulang.
Bu arada Talat Bey de bir grup İttihatçıyla beraber Bâb-ı Âli'ye gidiyordu.Dari Al-Hajun Nabi Muhammad memasuki Mesjid Al-Haram dengan dikelilingi kaum Muhajirin dan Anshar.
Seçimleri ittihatçılar kazandı.Các đề cử chiến thắng được in đậm.
İttihatçılar Avrupa'da toplandılar.참가국은 유럽으로 제한되었다.
İttihatçılar Avrupa'da toplandılar.חברי המשלחת עומדים לחזור לאירופה.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Примерът му са последвали и други компании.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Sledili so mu drugi raziskovalci.
Bu olay, anıtın bir İttihatçı mezarlığına dönüştürülmesinin önünü açtı.Začel je zbirati sredstva za Čopov nagrobni spomenik.
Onu diğer bazı ittihatçılar izledi.Paskui jį seka kiti grupelės veikėjai.
Seçimleri İttihatçılar kazandı.Valimisvõit läks konservatiividele.