Ana içeriğe geç
Sözlük

istikra ile cümle

istikra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Fierul are cel mai stabil nucleu și se află chiar la mijlocul tabelului periodic. E un nucleu de mărime medie.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Hạt nhân ổn định nhất là sắt, ngay chính giữa bảng tuần hoàn Mev. Nó là một hạt nhân cỡ trung bình.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Inti atom yang paling stabil adalah besi, tepat di tengah tabel periodik. Inti atom besi berukuran sedang.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Kaikista stabiilein ydin on raudalla, keskellä jaksollista järjestelmää. Se on keskikokoinen ydin.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.가장 안정한 원소는 철인데, 주기율표에서도 가운데를 차지하고 있습니다. 철 원자핵의 크기는 중간쯤 됩니다.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Le noyau le plus stable est le fer, en plein milieu du tableau périodique. C'est un noyau de taille moyenne.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.O núcleo mais estável é o ferro, mesmo no centro da tabela periódica. É um núcleo de tamanho médio.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Železo je prvek s nejstabilnějším jádrem, přesně uprostřed periodické tabulky. Je to jádro středních rozměrů.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.Най-стабилното ядро е на желязото, точно в средата на периодичната таблица. Това е средно по големина ядро.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.הגרעין היציב ביותר הוא ברזל, בדיוק באמצע הטבלה המחזורית. זהו גרעין בעל גודל בינוני.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.أكثر نواة إستقراراً هي نواة الحديد، تماماً في منتصف الجدول الدوري. إنها نواة متوسطة الحجم.
En istikrarlı çekirdek peryodik tablonun tam ortasındaki demirindir. orta büyüklükte bir çekirdektir.中程度の大きさの原子核です そしてエネルギーを得たいのであれば鉄に向かっていくのです
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.A legfontosabb, hogy az uralkodó család ingatag lábakon áll.
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.Το σημαντικό γεγονός είναι ότι η Βασιλική Οικογένεια δεν έχει σταθερότητα αυτήν την στιγμή.
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.الاكثر اهمية الان هو ان العائلة الملكية في خطر الان
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Cel mai important este sa aiba o stare stabila,
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Den viktigaste är att hans kondition måste stabiliseras.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Điều quan trọng nhất là tình trạng anh ấy bây giờ cần được ổn định.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.E soprattutto, ha bisogno di stabilizzare le sue condizioni.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Het belangrijkste is dat zijn conditie moet stabiliseren.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Le plus important est sa condition qui a besoin d'être stabilisée.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Vorallem muss sich sein Zustand stabilisieren.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Yang paling penting keadaan harus stabil.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Κυρίως, η κατάστασή του χρειάζεται να σταθεροποιηθεί.
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.Самое важное - чтобы его состояние стабилизировалось...
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.الأكثر الأهمية حالته تحتاج إلى الإستقرار
En önemlisi durumuna istikrar kazandırmak gerekiyor.当分入院しなければなりません
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Ma femme vivait avec ma famille, mais nous ne nous sentions ni en sécurité, ni dans une situation stable.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Mijn vrouw woonde in bij mijn familie, maar we hadden geen gevoel van veiligheid en stabiliteit.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Mi mujer estaba viviendo con mi familia, pero no nos sentíamos seguros, ni con estabilidad.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Η σύζυγός μου ζούσε με την οικογένειά μου, αλλά δεν αισθανόμασταν σταθεροί ή ασφαλείς.
Evet, donanımı unutun. Herhangi bir donanım programı taşımak için yeterince kapsamlı ve istikrarlı olabilir."Bármelyik hardver megteszi, feltéve ha elég stabil ahhoz, hogy elbírja a programot."
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.Ale toto presúvanie nie je vždy stále - ale čo vieme je nasledujúce:
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.Jednak nie zawsze zachodzi taka konsekwencja.
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.하지만 그 이동이 항상 일정한 것은 아닙니다. 다만 우리가 확실히 아는 것은
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.אבל זה לא תמיד קבוע. מה שאנו יודעים הוא
Fakat bu yer değiştirme her zaman istikrarlı değildir.新しい環境への移動があったので、 彼らはお互いに離れ離れになりました。
Hayatında istikrar yoktu.Det fanns ingen stabilitet i hennes liv.
Hayatında istikrar yoktu.Elle n'avait aucune stabilité dans sa vie.
Hayatında istikrar yoktu.Em không có chút ổn định trong cuộc sống.
Hayatında istikrar yoktu.Es gab keine Stabilität in ihrem Leben.
Hayatında istikrar yoktu.이 이모네서 저 이모네로 떠돌아다녔죠. 안정된 생활이 아니었어요.
Hayatında istikrar yoktu.Nemala v živote žiadnu stabilitu.
Hayatında istikrar yoktu.Neměla v životě žádnou jistotu.
Hayatında istikrar yoktu.Non aveva nessuna stabilità nella sua vita.
Hayatında istikrar yoktu.No tenía estabilidad en su vida.
Hayatında istikrar yoktu.Tidak ada kestabilan dalam hidupnya.
Hayatında istikrar yoktu.Ze had geen stabiliteit in haar leven.
Hayatında istikrar yoktu.Δεν έχει σταθερότητα στη ζωή της.
Hayatında istikrar yoktu.В її житті не було стабільності.
Hayatında istikrar yoktu.Нямаше никаква стабилност в живота си.
Hayatında istikrar yoktu.У неё не было стабильности в жизни.
Hayatında istikrar yoktu.היא עברה מבית סבתא אחת לבית סבתא אחרת,
Hayatında istikrar yoktu.من بيوت الخالات إلى ابيوت خالات أخريات. وقالت أنها لم ترى الاستقرار في حياتها.
Hayatında istikrar yoktu.今でも 彼女を見た時のことを覚えています
Hayvan kazanmak için uygun değildir. İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "동물은 승리를위한 의약품이 아닙니다. 두 번째 장소는 안정이 후에 무엇입니다. "
Hayvan kazanmak için uygun değildir. İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "وليس المقصود الحيوان لتحقيق الفوز. المركز الثاني هو ما هو مستقر بعد. "
Hayvan kazanmak için uygun değildir. İkinci istikrarlı sonra ne olduğudur. "完璧なセンスのないくだらん話は、私は当然、と思った。デュースは、Jeevesは何かを知ることができる方法
Her halükarda, bu senenin sonunda gelecek senenin başında, istikrarlı bir denge noktasını elde ediyoruz.2010年初頭には 安定しバランスのとれた状態になります そのバランスは決してアメリカが望んだ状況ではないが
Her halükarda, bu senenin sonunda gelecek senenin başında, istikrarlı bir denge noktasını elde ediyoruz.Ale za všech okolností, na konci tohoto roku, počátkem dalšího, dostaneme výslednou stabilní rovnováhu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
istikra ile cümle - Sayfa 19 - istikra kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App