İttihatçılar da onları totaliterlik (istibdat) ve irtica taraftarlığı ile suçlamışlardır.Dadurch gelangten die Witigonen in Gegnerschaft Wenzels und seiner Anhänger.
II. Richard bundan sonra tekrar krallık istibdat otoritesini kurmak için faaliyete geçti.Richard selbst blieb während dieser Zeit wieder dem Königshof fern.
Anayasalandırmacı gruba göre ise, bulanımların tek kaynağı istibdattır.Une légende populaire veut que l'origine des malheurs est la suivante.
İttihatçılar da onları totaliterlik (istibdat) ve irtica taraftarlığı ile suçlamışlardır.Буньят поддержал их, и они стали одерживать верх.
İsmi, istibdat döneminde yasaklılar listesinde yer aldı.Ele até a incluiu no processo de elenco.
Bu beş perdelik piyesin konusu İstibdat Devri'nde geçer.5 největších Zemanových lží z volební debaty.
Eğer toplum şartları değiştirilmezse, istibdat tekrar yaşanabilecek bir durumdur.Pokud by však sociální problémy zůstaly nezměněné, může dojít k oživení tohoto hnutí.
Kral Charles önce 1629'da İngiltere parlamentosunu feshedip ülkeyi de şahsi istibdatla yönetmeye başladı.בשנת 1629 פיזר צ'ארלס את הפרלמנט, ושלט בממלכת אנגליה שלטון אישי אבסולוטי.
Sebahattin’e göre istibdat toplumun şartlarının bir getirisiydi.Podľa Sainsaulieho to môžu byť formy spojené s povolaním jedinca.
II. Richard bundan sonra tekrar krallık istibdat otoritesini kurmak için faaliyete geçti.Christian II jätkas siiski ka edaspidi katseid oma võimu taastamiseks.