Ana içeriğe geç
Sözlük

isteyecek ile cümle

isteyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Νομίζω ότι μισούσε αρκετά το Σκαρ για να τον σκοτώσει.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Она ненавидела Шрама настолько, что могла бы убить его.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.I-am promis că voi fi cea mai bună, că mă voi întoarce, că voi face ce vor ei, voi face asta pentru ei.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.Ik beloofde hem dat ik het beste meisje zou zijn, dat ik terug zou komen, ik beloofde hen wat ze maar wilden.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.저는 정말 공부 열심히 하겠다고, 나중에 돌아와서 사람들이 원하는 건 무엇이든 꼭 하겠노라고 다짐했어요.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.Obiecałam, że będę tam najlepsza i że wrócę, i zrobię wtedy wszystko, co mi nakażą, zrobię dla nich wszystko.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.Prometi-lhe que seria a melhor das raparigas. Tudo o que eles quisessem, depois disso, eu faria por eles.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.Slíbila jsem mu, že budu nejlepší studentka, že se vrátím zpět a cokoli po mně budou chtít, to jim splním.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.Я пообещала ему, что буду самой лучшей, что вернусь, и сделаю для них всё, чего они захотят.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.הבטחתי לו שאהיה הילדה הכי טובה בעולם, שאחרי זה אחזור, ושכל מה שהם רוצים
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.تعهدت له أن أكون فتاة أفضل، وسوف أعود، أي شيء يريدونه بعد ذلك، أنا سأفعل ذلك لهم.
Orada iyi bir kız olacağıma, geri döneceğime ve sonrasında isteyecekleri her şeyi yapacağıma söz verdim.そしてその後 村の人々が望むことを何でもすると 私は彼に約束しました 彼は「私一人で決められる問題ではない」と言いました
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Akkor a világ összes főnöke, összes menedzsere majd szeretne együttérzést gyakorolni -- mint itt.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Allora, tutti i capi, tutti i dirigenti del mondo, vorrebbe essere compassionevoli -- come questo.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Atunci, fiecare șef, fiecare manager din lume, va dori să aibă compasiune -- ca aceasta.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Dann würde jeder Chef und jeder Manager in der Welt Mitgefühl zeigen wollen - wie hier.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Dan zal iedere baas en manager in de wereld compassie willen hebben -- zoals dit.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Ensuite, chaque patron, chaque gestionnaire dans le monde, voudra avoir de la compassion - comme ça.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Então, todos os patrões, todos os gestores no mundo, vão querer ter compaixão — desta forma.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Entonces, todos los jefes y gerentes del mundo van a querer tener compasión como en este caso.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Khi đó mọi ông chủ, mọi nhà quản lý trên thế giới, sẽ muốn có lòng từ bi -- như thế này.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.그렇다면, 전세계의 모든 사장과 관리자들은 동정심을 가지기 바랄 것입니다. 이와같이 말이죠.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Lalu, semua pemimpin dan manajer di dunia, akan mau memiliki belas kasih -- seperti ini.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Pak, každý šéf, každý manažer ve světě, by chtěl mít soucit -- touto cestou.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.W takim przypadku, każdy szef i menadżer na świecie, chciałby, by wyglądało ono właśnie tak.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Τότε κάθε αφεντικό, κάθε διευθυντής στον κόσμο, θα ήθελε να έχει συμπόνια έτσι απλά.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Тогава всеки шеф, всеки мениджър в света, ще иска да има състрадание -- толкова е просто.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Тогда каждый босс, каждый менеджер в мире захочет иметь соперживание -- такого рода.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Тоді кожен бос, кожен менеджер у світі захоче мати співчуття -- ось так.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.אז כל מנהל בעולם, ירצה שתהיה לו חמלה -- כזאת.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.حينها ،كل رب عمل ، كل مدير في العالم ، سوف يريد أن يتمتع بال"التعاطف والتراحم".. هكذا .
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.このように 思いやりを持ちたがります それによって世界平和の状況が
Peki, bunu kim satın almak isteyecek?Хто хоче купити це?
Sadece verilen ifadeyi sadeleştirmenizi isteyecekler.답을 약분 하라고 합니다
Sadece verilen ifadeyi sadeleştirmenizi isteyecekler.Úkolem je pouze zjednodušit výraz.
Sadece verilen ifadeyi sadeleştirmenizi isteyecekler.يقولون: قم بتبسيط العبارة فقط
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.A mãe pateta acha que o bebé está com frio, quer colocar um cobertor por cima dele.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Cette maman sotte pense que son bébé a froid, elle veut mettre une couverture sur le bébé.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Die blöde Mutter denkt, ihrem Baby ist kalt und deckt es zu.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Dwaze moeder denkt dat haar baby kou heeft, en wil een deken over de baby leggen.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Fjollede mor mener sit barn ser koldt ud og ønsker at lægge et tæppe over babyen.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.생각없는 산모들은 아이가 추울거라는 생각이 들어 아이에게 담요를 덮어주고 싶어해요.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.La mamá cree que su bebé parece tener frío y quiere tapar al bebé con una manta.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.La mamma stupida pensa che il bambino abbia freddo, vuole mettergli una coperta.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Mama crede că îi e frig copilului, vrea să pună o pătură peste el.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Một bà mẹ ngớ ngẩn nghĩ rằng con mình lạnh, muốn đắp chăn cho con.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Myśli, że dziecku jest zimno, chce je okryć.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Nechápavá maminka si myslí, že dítě vypadá promrzle a chce ho přikrýt.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Η ανόητη μαμά πιστεύει ότι το μωρό της κρυώνει, θέλει να το σκεπάσει.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Глупавата майка мисли, че на бебето ѝ му е студено и иска да го покрие с одеяло.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.Она подозревает, что младенцу холодно, и хочет укрыть его одеялом.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.אמא טיפשה חושבת שלתינוק שלה קר, ורוצה לשים שמיכה על התינוק.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.الأم البسيطة تظن أن طفلها بردان، تريد وضع غطاء على الطفل.
Saf olan anne bebeğinin üşüdüğünü düşünüp, üzerine bir battaniye koymak isteyecek.そこで私たちは 光が上からも 下からも当たるようにしました
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Cậu vẫn sẽ không đi xin lỗi Hae Ra dù vẫn muốn tôi đầu tư?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Du ska inte be om ursäkt till Hae Ra men du vill att jag fortfarande ska investera?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Du wirst dich nicht für Hae Ra entschuldigen aber ich soll trotzdem investieren?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Je gaat je niet verontschuldigen voor Hae Ra maar je wilt dat ik nog steeds ga investeren?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Kau tidak akan meminta maaf pada Hae Ra tapi kau masih ingin agar aku berinvestasi?
Şimdi Hae Ra'dan özür dilemeyecek, ancak yine de benim yatırım yapmamı isteyeceksin öyle mi?Nie zamierzasz przepraszać za Hae Ra, ale wciąż chcesz, żebym w was zainwestował?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod