Tamam. Z.Q. skoru yaşa göre ayarlanıyor. ve bu skorun mümkün olduğunca yüksek olmasını istersiniz.Коэффициент ZQ настроен так, что он учитывает возраст.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Aquella noche Dios se apareció a Salomón y le dijo: --Pide lo que quieras que yo te dé
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Azon éjszaka megjelenék az Isten Salamonnak, és monda néki: Kérj a mit akarsz, hogy adjak néked.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Chánh đêm ấy, Ðức Chúa Trời hiện đến cùng Sa-lô-môn, mà phán rằng: Ngươi muốn ta ban cho điều gì, hãy xin đi.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Die nacht kwam de HERE bij Salomo en zei: "Vraag Mij wat u maar wilt en Ik zal het u geven."
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.In derselben Nacht aber erschien Gott Salomo und sprach zu ihm: Bitte, was soll ich dir geben?
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.In quella notte Dio apparve a Salomone e gli disse: «Chiedimi ciò che vuoi che io ti conceda»
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.În timpul nopţii, Dumnezeu S'a arătat lui Solomon, şi i -a zis: ,,Cere ce vrei să-ţi dau.``
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.이 밤에 하나님이 솔로몬에게 나타나사 이르시되 내가 네게 무엇을 줄꼬 너는 구하라
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Naquela mesma noite Deus apareceu a Salomão, e lhe disse: Pede o que queres que eu te dê.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Onejże nocy ukazał się Bóg Salomonowi, i rzekł do niego: Proś czego chcesz, a dam ci.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Pendant la nuit, Dieu apparut à Salomon et lui dit: Demande ce que tu veux que je te donne.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Samme Nat lod Gud sig til Syne for Salomo og sagde til ham: "Sig, hvad du ønsker, jeg skal give dig!"
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Samme natt åpenbarte Gud sig for Salomo og sa til ham: Bed om det du vil jeg skal gi dig!
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Sinä yönä Jumala ilmestyi Salomolle ja sanoi hänelle: "Ano, mitä tahdot minun sinulle antavan".
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Tej noci sa ukázal Bôh Šalamúnovi a riekol mu: Žiadaj si, čo ti mám dať!
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Té noci ukázal se Bůh Šalomounovi, a řekl jemu: Žádej, zač chceš, a dám tobě.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Tisto noč se prikaže Bog Salomonu in mu reče: Prosi, kaj naj ti dam.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.Κατ' εκεινην την νυκτα εφανη ο Θεος εις τον Σολομωντα και ειπε προς αυτον, Ζητησον τι να σοι δωσω.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.В същата нощ Бог се яви на Соломона и му рече: Искай какво да ти дам.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.В ту ночь явился Бог Соломону и сказал ему: проси, что Мне дать тебе.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.בלילה ההוא נראה אלהים לשלמה ויאמר לו שאל מה אתן לך׃
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.في تلك الليلة تراءى الله لسليمان وقال له اسأل ماذا اعطيك.
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.當 夜 神 向 所 羅 門 顯 現 、 對 他 說 、 你 願 我 賜 你 甚 麼 、 你 可 以 求
Tanrı o gece Süleymana görünüp, ‹‹Sana ne vermemi istersin?›› diye sordu.當夜神 向 所羅門 顯現 、 對他說 、 你 願 我 賜 你 甚麼 、 你 可以 求
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürAnda ingin melihat Tuhan.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürDesejamos ver Deus.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürIsten is részese. Látni akarod Istent. És azt akarod, hogy Isten is lásson téged, ezért van
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyür당신은 신을 뵙고 싶어합니다. 그리고 신이 당신을 보길 바랍니다. 그래서 신들은 눈이 매우 큽니다.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürMan will Gott sehen.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürOn veut voir Dieu.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürSi vuole vedere Dio.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürVrei să-l vezi pe Dumnezeu și speri ca Dumnezeu să te vadă pe tine.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürΘέλεις να δεις το Θεό.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürЗатова, когато отидеш в храма, търсиш само аудиенция с Бог. Искаш да видиш Бог.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürИменно встреча с Богом.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürאתה רוצה לראות את אלוהים. ואתה רוצה שאלוהים יראה אותך. ולכן לאלים יש עיניים גדולות מאוד.
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyürانت تريد ان ترى الإله وتريد للإله أن يراك، وبما أن الآلهة تملك عيون كبيرة جدا
Tanrıyı görmek istersiniz. ve Tanrı'nın da sizi görmesini istersiniz ve o andan sonra Tanrı'nın gözleri büyür神にもあなたを見てもらいたいので、神は非常に大きな目をしています 大きな、瞬きしない目
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Aus Erfahrung sprechend, werden Sie hören wollen, dass alles was einem Sorgen macht, wieder gut wird.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.D'après mon expérience, vous voudrez entendre que quoi que ce soit qui vous inquiète, tout ira bien.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Din experiența mea, vei vrea să ți se spună să nu-ți faci griji, că totul va fi bine.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Én azt tapasztaltam, hogy az ember arra vágyik, hogy megnyugtassák az aggodalmai felől.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Enligt min erfarenhet vill du höra att oavsett vad du oroar dig för kommer det att bli bra.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.En mi experiencia, desearán oír que cualquier cosa que les preocupe va a estar bien.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.In base alla mia esperienza, vorrete sentire che tutto ciò che vi preme andrà per il verso giusto.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.In mijn ervaring wil je horen dat waarover je je zorgen maakt, in orde is.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.제 경험으로는, 여러분이 걱정하는 어떤 것이든 괜찮을 것이라는 말을 듣고 싶어하실 겁니다.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Na základe mojej skúsenosti budete chcieť počuť, že to, čo vám robilo starosti, bude v poriadku.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Pela minha experiência, o que querem ouvir é que está tudo bem e que não precisam de se preocupar.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Podle mé zkušenosti budete chtít slyšet, že všechno, co vás trápí, bude v pořádku.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Theo kinh nghiệm của tôi, bạn sẽ muốn nghe rằng những điều bạn lo lắng sẽ trở nên ổn thôi.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Większość ludzi chce usłyszeć, że będzie dobrze w kwestiach, o które się martwicie.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Από την εμπειρία μου, θα θέλετε να ακούσετε πως οτιδήποτε για το οποίο ανησυχείτε θα είναι καλά.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.З власного досвіду запевню вас - ви хотітимете почути, що все, про що ви турбуєтесь, буде чудово.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.Опитът ми показва, че ще искате да чуете, че за каквото и да се тревожите, всичко ще бъде наред.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.По моему опыту, вы захотите услышать, что всё, о чём вы беспокоитесь, будет в порядке.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.מנסיוני, אתם תרצו לשמוע שכל מה שמדאיג אתכם יהיה בסדר גמור.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.في تجربتي، سوف تريد أن تسمع أنه مهما كان الذي أنت قلق بشأنه سيجري على ما يرام.
Tecrübelerime göre, hakkında endişelendiğiniz konuların güzel sonuçlanacağını duymak istersiniz.今心配していることもうまく行くということです 心配しなくても大丈夫と分かれば 心配から解放されるのです