Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Jede Tontechnik, die wir kennen, ist ein Versuch, zunehmend perfekt linear zu sein.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.우리가 아는 모든 음향장비는 이것을 더욱 더 선형적으로 만들기 위해 노력합니다.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.L'audio tel que nous le connaissons tente d'être de plus en plus parfaitement linéaire.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Semua audio yang ada telah dicoba untuk dibuat lebih linier.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Tất cả các loại ra-đi-ô mà chúng ta biết đều là những nỗ lực để âm đi ngày càng thẳng hơn.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Todo el audio como lo conocemos es un intento de ser más y más perfectamente lineal.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Tot sunetul pe care-l știm e o încercare de a fi cât mai perfect linear.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Tutto l'audio come noi lo conosciamo è un tentativo di essere sempre più perfettamente lineare.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Вообще, вся акустика есть попытка добиться линейности.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.Цялото аудио, както го познаваме, е опит да бъде все повече и повече съвършено линеарно.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.כל האודיו שאנו מכירים הוא נסיון להשיג יותר ויותר שלמות קווית.
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.جميع الأصوات كما نعرفها هو محاولة لتكون أكثر وأكثر خطيا تماما
Bildiğimiz tüm sesler sürekli daha doğrusal olmak isterler.リニア特性が理想とされています。 リニアであればあるほど高音質と言う事です。
Bilirsin bayanlar ne ister, tatlım? İyi dürtülmek isterler kısa viski.Ξέρετε τι χρειαζόμαστε εμείς οι γυναίκες; Ένα καλό χτύπημα στις κάτω τρίχες μας.
Bırak ne söylemek isterlerse söylesinlerفاليقولــــوا مــــــا شاؤوا
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Akikre ez kevésbé jellemző, szeretik azt, ami megszokott, biztonságos és megbízható.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Celor fără această trăsătură le plac lucrurile familiare, sigure și de încredere.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Ihmiset, jotka eivät, pitävät asioista, jotka ovat tuttuja, turvallisia ja luotettavia.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Jejich protipólem jsou lidé, kteří si cení prověřených, spolehlivých věcí.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.개방성 지표가 낮은 사람들은 친숙하고, 안전하며, 믿을수 있는 것들을 좋아하죠.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Las personas bajas en ello gustan de cosas familiares, que son seguras y confiables.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Le persone restie alle esperienze preferiscono argomenti familiari, sicuri e affidabili.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Les personnalités moins portées dessus préfèrent les choses familières, sécurisantes et fiables.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Leute die nicht sehr 'offen' sind mögen Dinge die sie kennen, die sicher und verlässlich sind.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Ludzie, u których ta cecha jest niska, lubią rzeczy znane, bezpieczne i pewne.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Mennesker men en lav score foretrækker ting som er kendte, sikre og pålidelige.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Mensen die hier laag op scoren, houden van het bekende, veilige en betrouwbare.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Những người ít cởi mở thích những điều quen thuộc, an toàn và chắc chắn.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Orang yang tidak terbuka lebih suka sesuatu yang familier, aman, bisa diharapkan.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Οι άνθρωποι με χαμηλή βαθμολογία λατρεύουν πράγματα που είναι οικεία, ασφαλή και αξιόπιστα.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Люди не столь открытые любят что-то знакомое, надёжное и проверенное
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.Хората, които са по-малко отворени харесват неща, които са познати, безопасни, сигурни.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.אנשים שהם פחות כך אוהבים דברים שהם מוכרים , שהם בטוחים וניתן להסתמך עליהם.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.الناس الذين ليسوا متأثرين بهذه الأشياء يحبون الاشياء المعتادة , الآمنة والمعتمدة على بعض.
Bu açıdan zayıf olan insanlar ise daha tanıdık, güvenli ve sabit şeyleri isterler.これを押さえておくと
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.Chắc hẳn các bạn đã từng nghe qua điều này, mọi người vay vốn của họ và những thứ đại loại thế
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.Et vous avez probablement entendu ce mot, les personnes empruntant leurs l'équité et toutes ces choses.
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.I pewnie słyszałeś to słowo, ludzie pożyczają ich kapitał własny, i tym podobne.
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.Ja olet todennäköisesti kuullut tämän sanan, ihmiset lainaavat omaa pääomaansa ja kaikkea tämäntapaista.
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.아마 이런 말 들어보셨을겁니다 자본을 빌리는 사람들이나 뭐 그런 것들 말이죠
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.Pravděpodobně jste tohle slovo slyšeli, lidé si půjčují vlastní jmění a podobné věci.
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.Και πιθανόν να έχετε ακούσει αυτή την έκφραση, άνθρωποι να δανείζουν τα ιδία κεφάλαια και άλλα τέτοια.
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.І ти, можливо, чув це слово, люди позичають їхній капітал, і всі інші речі.
Bu kelimeyi muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, insanlar birbirlerinden sermaye isterler, vs.人々はその全ての持分を借ります。 それでは簡単な方程式を教えましょう、
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Așa că vor să vadă martorul "pe viu".
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Därför vill de se vittnen personligen.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Deshalb wollen Sie anwesende Zeugen.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Dus willen ze getuigen in levende lijve zien.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Ecco perché li vogliono vedere dal vivo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Et donc ils veulent voir les témoins en direct.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.그래서 그들은 실제 증인들을 보기 원하죠.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Nên họ muốn được nhìn trực tiếp nhân chứng.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Por eso quieren ver el testimonio vivo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Por isso querem ver as testemunhas em pessoa.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Proto chtějí vidět svědky naživo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Więc chcą przesłuchiwać świadków na żywo.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Именно поэтому они хотят личного присутствия свидетелей.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.И така, те искат да видят жив човек за свидетел.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.Тому вони хочуть бачити свідків вживу.
Bu nedenle canlı tanıkları görmek isterler.ולכן הם רוצים לראות עדות חיה.