İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Des adolescentes hystériques, des pleurs, des hurlements, un vacarme infernal.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Histerični najstniki, ki jočejo, kričijo in razgrajajo.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Hysterickí tínedžeri, krik, vreskot, blázinec.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Hysteričtí teenageři, pláč, křik, vřava.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Hysterische tieners huilen, schreeuwen, pandemonium.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.극도로 흥분한 십대들이 울고, 소리지르고, 아수라장이죠.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Những thiếu niên bị kích động quá mức khóc lóc, gào thét, huyên náo.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Remaja yang histeris, menangis, berteriak, rusuh.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Rozhisteryzowane nastolatki, płaczące, krzyczące, istne szaleństwo.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Teenager isterici, piangenti, urlanti, il pandemonio.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Υστερικοί έφηβοι. κλαίνε, ουρλιάζουν, πανδαιμόνιο.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Істеричні підлітки, плачуть, кричать, створюють натовп.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Подростки в истерике. Слезы, вопли, ад кромешный.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.מתבגרים היסטריים, בוכים, צורחים, תוהו ובוהו.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.مراهقين هستيريين، يبكون، يصرخون، صخب.
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.叫び、悲鳴をあげ、混乱の渦です スポーツマニア
İsterim! -Ne?¡Quiero verlo! - ¿Qué pasa?
İsteriz evladımız, iyalimiz, milletimiz insan sınıfına girsin.شعبنا ان يعبروا الى مرتبة البشر .
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Ich würde gern denken, dass ich mich als fähiger Vater erwiesen habe.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Ik zou graag denken dat ik heb bewezen een goede vader te zijn.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Jag vill tro att jag har bevisat att jag är en duglig far.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.J'aimerais penser que j'ai montré que j'étais à la hauteur en tant que père.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.생각하고 싶습니다
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Lubię myśleć, że okazałem się dobrym ojcem.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Me gustaría pensar que he sido un padre capaz.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Mi piace pensare che ho dimostrato di essere un buon padre.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Rád bych si myslel, že jsem se ukázal být schopným otcem.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Szeretném hinni, hogy jó apának bizonyultam.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Tôi đã luôn muốn nghĩ như thế Tôi đã được công nhân là một người có thể làm cha.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Θα ήθελα να πιστεύω ότι αποδείχτηκα ικανός πατέρας.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Бих искал да мисля, че съм доказал, че съм способен баща.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.Хотелось бы думать, что я оказался достойным отцом.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.הייתי רוצה לחשוב שהוכחתי את עצמי
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.أثبتّ أنني أبٌ صالح.
İyi bir baba olduğumu kanıtlayabildiğimi düşünmek isterim.しかし 現在のミシガン州では
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Ich würde gern denken, er ist ein guter Junge, ein respektvoller junger Mann.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Ik zou graag denken dat hij een goede jongen is, een respectvolle jongeman.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Jag vill tro att han är en fin pojke, en respektfull ung man
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.J'aimerais penser que c'est un bon garçon, un jeune homme respectueux.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.착한 아들이고요 예의바른 녀석입니다 제가 아버지로서 자질이 있다고
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Lubię myśleć, że jest dobrym chłopcem, młodym człowiekiem pełnym szacunku.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Me gustaría pensar que es un buen muchacho, un joven respetuoso.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Mi piace pensare che è un bravo ragazzo, un giovane rispettabile.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Rád bych si myslel, že je dobrým chlapcem a slušným mladým mužem.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Szeretném hinni, hogy jó fiú, tisztelettudó fiatalember.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Tôi luôn nghĩ rằng nó là một cậu trai ngoan, một chàng trai trẻ đáng quý mến.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Θα ήθελα να πιστεύω ότι είναι καλό παιδί, ένας νεαρός γεμάτος σεβασμό.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Бих искал да мисля, че той е добро момче, почтителен млад човек.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.Хотелось бы думать, что он хороший мальчик, воспитанный молодой человек.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.הייתי רוצה לחשוב שהוא ילד טוב, בחור צעיר ומכובד.
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.أحب أن أعتقد أنه فتىً صالح ، شابٌ مهذّبٌ جداً. أحب أن أفكر في أنني
İyi bir çocuk, saygılı bir genç olduğunu düşünmek isterim.立派な若者だと思いたい 自分が父親としての役割を 立派に果たしていると思いたい
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Ah, bine, pentru că voiam să revin la chestia asta cu tine care-mi ceri ajutorul.
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Baguslah, mari kita bicarakan lagi... ...tentang kau minta bantuanku.
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Bene. Perché ti volevo chiedere come mai mi chiedi aiuto.
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Bog. Zakaj me prosiš za pomoč?
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Bra. Det här med din begäran om hjälp...
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Det her med at bede om hjælp...
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Hyvä. Sinä siis pyydät minun apuani?
İyi, çünkü sadece efendi insanlara... ...yardımcı olmak isterim.Mooi. Want je zei dus dat je mijn hulp nodig had.