ister ile cümle
ister kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha büyük olanını ister misin?Would you like a bigger one?
Başka birini denemek ister misin?Do you want to try another one?
İstersen Tom'un ne söylediğini sana söylerim.I'll tell you what Tom said if you want me to.
Bir bardak beyaz şarap ister misin?Would you like a glass of white wine?
Hepiniz size bir şey getirmemi ister misiniz?Do you all want me to bring you anything?
İsterseniz buyurun burada uyuyun.You're welcome to sleep here if you want.
İstersen evde uyuyabilirsin.You can sleep in if you want.
Belki onun üstünde uyumak istersin.Perhaps you'd like to sleep on it.
İstersen benimle konuş.Talk to me if you want.
Şimdi konuşmak ister misin?Do you want to talk now?
Tom'la konuşmamı ister misin?Do you want me to talk to Tom?
Tom'un Mary ile konuşmasını ister misin?Would you ask Tom to talk to Mary?
İstersen şimdi Tom'la konuşabilirsin.You can talk to Tom now if you want.
Gerçekten Tom'la konuşmak için bir şans isterim.I'd really like a chance to talk to Tom.
Bunun hakkında Tom'la konuşmamı ister misiniz?Would you like me to talk to Tom about this?
İçeri girmemi ve senin için Tom'la konuşmamı ister misin?Would you like me to go in and talk to Tom for you?
Daha sonra bunun hakkında konuşmak istersen sadece beni ara.If you want to talk about this later, just give me a call.
Biz Tom'la konuşmak isteriz.We'd like to speak to Tom.
Tom'la konuşmak isteriz.We'd like to speak with Tom.
Küçük bir şirket ister misin?Do you want a little company?
Kalmamı ister misin?Would you like me to stay?
İstersen burada kalabiliriz.We can stay here if you want.
Tom kalmak istersem kalabileceğimi söyledi.Tom said if I wanted to stay, I could.
İstersen gece burada kalabilirsin.You can stay here tonight if you want.
Eğer istersen Tom dönünceye kadar burada seninle kalırım.If you want me to, I'll stay here with you until Tom gets back.
Onu nasıl yapacağını sana göstermemi ister misin?Would you like me to show you how to do that?
Öğle yemeği için dışarı gidiyoruz. Sen de gelmek ister misin?We're going out for lunch. Do you want to come, too?
Eğer isterseniz hepimiz öğle yemeği yiyebiliriz.We could all have lunch, if you'd like.
Öğle yemeği için bana katılmak ister misin?Would you like to join me for lunch?
Bir ara birlikte öğle yemeği yemek ister misin?Would you like to have lunch together sometime?
Öğle yemeği almak ister misin?Do you want to grab lunch?
Biraz öğle yemeği almaya gitmek ister misin?Do you want to go grab some lunch?
Bir nane ister misiniz?Would you like a mint?
Tom ona yardım etmemi isterse ona yardım ederim.If Tom asks me to help him, I'll help him.
Sana bir hikaye anlatmamı ister misin?Do you want me to tell you a story?
Hikaye anlatmak ister misin, yoksa benim anlatmam mı gerekiyor?Do you want to tell the story, or should I?
Onlara her ne isterlerse yapabileceğimi söyledim.I told them I could do whatever they wanted.
Eğer istersen sana Tom'a ne olduğundan bahsedeceğim.If you like, I'll tell you about what happened to Tom.
İstersen oturabilirsin.You can sit if you want.
İstersen kucağıma oturabilirsin.You could sit on my lap if you want.
Ben onun sigara içmeyi durdurmasını isterim.I'd like her to stop smoking.
Onları kurtarmak ister misin?Do you want to save them?
Güzel bir şey görmek ister misin?Do you want to see something cool?
Doğum günüm için bir parti veriyorum. Gelmek ister misin?I'm having a party for my birthday. Do you want to come?
İstersen biraz tost yapabilirim.I can make some toast if you want.
Bir kahve ister misin?Would you like a coffee?
Hangi peyniri istersin?What cheese do you want?
Sen bir tadına bakmak ister misin?Would you like a taste?
Ben orada yemek yemek isterim.I would like to eat there.
Bir futbol maçına gitmek ister misin?Would you like to go to a soccer game?
Kocamı ve oğullarımı sana tanıtmak isterim.I would like to introduce my husband and my sons to you.
Bugün çok yoğunum ama yarın seninle öğle yemeği yemeyi çok isterim.I am very busy today, but tomorrow I should like very much to have lunch with you.
Yeni bir şey denemek ister misin?Would you like to try something new?
Yeni trombonumu görmek ister misin?Would you like to see my new trombone?
Üzerinde çalıştığım yeni şarkıyı dinlemek ister misin?Would you like to hear the new song I'm working on?
Bu akşam yeni bir bara gidiyoruz. Sen de bizimle gelmek ister misin?We're going to a new bar tonight. Do you want to come along?
İnsan daha ne ister?What more could one ask for?
Onlar evde kalmak isterler.They would like to stay at home.
Onların hala ekmeği var. Biraz ister misin?They still have bread. Do you want some?
Yeniden doğmuş olsaydım keman öğrenmek isterdim.If I were reborn, I would want to learn the violin.