Ana içeriğe geç
Sözlük

istemezler ile cümle

istemezler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Obyčejní policejní důstojníci nechtějí jít do vězení.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Thường thì các sĩ quan cảnh sát không muốn làm ở trại giam.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Üblicherweise wollen Polizisten keine Einsätze in Gefängnissen machen.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Συνήθως οι αστυνόμοι δεν θέλουν να πάνε στη φυλακή.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Зазвичай, офіцери поліції, не хочуть працювати у в'язниці.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Как правило, офицеры полиции не хотят работать в тюрьмах.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Обикновено полицаите не искат да работят в затвор.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.בד"כ שוטרים לא רוצים לשרת בכלא.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.عادة ضباط الشرطة لا يرغبون بتعيين في السجن.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.私を刑務所に閉じ込めれば
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Ei nu doresc sa plateasca tarifele internationale, si arata cam asa:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Họ không muốn trả những khoản phí quốc tế vì vậy họ giống kiểu như:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!자녀들은 절대로 국제전화비로 돈을 쓰고 싶어하지 않죠
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Nie chcą płacić za połączenia międzynarodowe, wygląda to tak:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Non vogliono pagare le tariffe internazionali, ed quindi fanno tipo, "Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!No quieren pagar tarifas internacionales así que están como: "¡Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy! Sen misin?"Ils ne veulent pas payer les tarifs internationaux, et donc ils font comme ça, "Timmy! c'est toi, là?"
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Sie wollen keine Roaming-Gebühren bezahlen, also sagen sie, "Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Ze willen de internationale tarieven niet betalen, dus zeggen ze: "Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Не искат да плащат за международни разговори и изглеждат така:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Они не хотят платить за международные разговоры, отсюда и "Тимми!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!הם לא רוצים לשלם את העמלות הבינלאומיות,
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!إنهم لا يريدون دفع رسوم الاتصالات الدولية،
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!「ティミー!あなたなの?」 みたいなことになるでしょう。
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .Ai socialisti in genere, non piaceva questa grande concentrazione di richcezza, questa realtà che...
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .사회주의들은 대체적으로 재산이 고도로 집중된것이 싫었습니다.
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .Или всъщност, социалистите като цяло не харесват силната концентрация на богатства.
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .الاشتراكيون عموما، يجدر بي القول، لم يعجبهم هذا التركيز العالي في الثروة، أن توجد هذه الحقيقة
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Ale ľudia pokryteckého srdca ukladajú hnev; nevolajú o pomoc, keď ich viaže.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Assim os ímpios de coração amontoam, a sua ira; e quando Deus os põe em grilhões, não clamam por socorro.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Bo ludzie obłudnego serca obalają na się gniew, a nie wołają, kiedy ich wiąże.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.De az álnok szívûek haragot táplálnak, nem kiáltanak, mikor megkötözi õket.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.De goddelozen hebben haatgevoelens in hun hart. Zelfs als Hij hen vastbindt, roepen ze niet naar Hem om hulp.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Die Heuchler werden voll Zorns; sie schreien nicht, wenn er sie gebunden hat.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.I perversi di cuore accumulano l'ira; non invocano aiuto, quando Dio li avvince in catene
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Ja, de som med gudlöst hjärta hängiva sig åt vrede och icke anropa honom, när han lägger dem i band,
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Kateri pa so bogapozabni v srcu, gojé jezo: ne kličejo za pomoč, kadar jih je zvezal.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.마음이 사곡한 자들은 분노를 쌓으며 하나님께 속박을 받을지라도 도우심을 구하지 아니하나니
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Les impies se livrent à la colère, Ils ne crient pas à Dieu quand il les enchaîne;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Lòng giả hình tích chứa sự thạnh nộ; Khi Ðức Chúa Trời bắt xiềng chúng, chúng chẳng kêu cứu.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Lòng giả hình_tích chứa sự thạnh nộ ; Khi_Ðức_Chúa_Trời bắt xiềng chúng , chúng chẳng kêu_cứu .
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Men mennesker med gudløst sinn huser vrede; de roper ikke til Gud når han legger dem i bånd*. / {* JBS 36, 8.}
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Men vanhellige Hjerter forbitres; når han binder dem, råber de ikke om Hjælp;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Mutta jumalattomat pitävät vihaa, he eivät apua huuda, kun hän on heidät vanginnut.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Nebo kteříž jsou nečistého srdce, přivětšují hněvu, aniž k němu volají, když by je ssoužil.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Nelegiuiţii se mînie, nu strigă către Dumnezeu cînd îi înlănţuie;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Orang yang tak bertuhan menyimpan kemarahan; biar dihukum TUHAN, tak mau mereka minta bantuan
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Pues los impíos de corazón acumulan ira; no clamarán cuando él los ate
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Οι δε υποκριται την καρδιαν επισωρευουσιν οργην δεν θελουσι βοησει οταν δεση αυτους
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.А нечестивите в сърце питаят яд, Не викат към Бога за помощ когато ти връзва;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.Но лицемеры питают в сердце гнев и не взывают к Нему, когда Он заключает их в узы;
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.וחנפי לב ישימו אף לא ישועו כי אסרם׃
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.اما فجّار القلب فيذخرون غضبا. لا يستغيثون اذا هو قيّدهم.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.那 心 中 不 敬 虔 的 人 、 積 蓄 怒 氣 . 神 捆 綁 他 們 、 他 們 竟 不 求 救
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.那 心中 不敬虔 的 人 、 積蓄怒氣.神捆綁 他 們 、 他 們竟 不 求救
Ve belli yöneticilerle konuşursanız, çalışanlarının evden çalışmasını istemezler bu şeyler yüzünden.Če vprašate menedžerje bodo rekli, da ne želijo, da ljudje delajo od doma zaradi teh motenj.
Ve belli yöneticilerle konuşursanız, çalışanlarının evden çalışmasını istemezler bu şeyler yüzünden.그래서 어떤 관리자들에게 말하면, 그들은 이런 방해들 때문에 그들의 직원들이 집에서 일하는 것을 원하지 않는다고 말할 것입니다.
Ve belli yöneticilerle konuşursanız, çalışanlarının evden çalışmasını istemezler bu şeyler yüzünden.Niektórymi managerowie mówią że nie chcą by ich podwładni pracowali w domu z uwagi na te przeszkody.
Ve belli yöneticilerle konuşursanız, çalışanlarının evden çalışmasını istemezler bu şeyler yüzünden.ואם תדבר עם מנהלים מסויימים, הם יגידו לך שהם לא רוצים את העובדים שלהם בבית בגלל הסחות הדעת הללו.
Ve belli yöneticilerle konuşursanız, çalışanlarının evden çalışmasını istemezler bu şeyler yüzünden.إذا تحدثت إلي بعض المدراء سوف يقولون لكم انهم لا يريدون من موظفيهم العمل في المنزل بسبب هذه الإضطرابات.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod