istememiş ile cümle

istememiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer kişi kiliseye bağlı değil idiyse ve dini cenaze töreni istememişse, tören yapılmaz.Если человек не принадлежит к церкви и не хочет религиозных похорон, то они не проводятся.
Eğer kişi kiliseye bağlı değil idiyse ve dini cenaze töreni istememişse, tören yapılmaz.إذا لم يكن الشخص تابعاً للكنيسة ولا يرغب في مراسيم دفن دينية فإنه لا يتم فعل ذلك.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.Ik wilde geen, tussen aanhalingstekens, 'evangelist, televangelist' worden -- dat is niks voor mij.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.Nu-mi doream să ajung, citez, "evanghelist, tele-evanghelist" -- nu e felul meu.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.Saya tidak mau diberi julukan, "evangelis, televangelis" -- itu bukanlah Saya.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.저는 "전도사, TV전도사"가 되고 싶지 않았어요. 제가 할 수 있는것이 아니었죠.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.Не исках да съм, цитирам, "евангелист, телевангелист" - това не е за мен.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.Я не хотел быть, как говорят, "евангелистом, телеевангелистом" -- это не моё.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.לא רציתי להיות, "אוונג'ליסט, טלונג'ליסט" -- זה לא אני.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.لم ارغب في أن أصبح، إقتباس، " المبشّر التلفزيوني"-- هذا ليس طبيعتي.
"Evanjelist, teleevanjelist" olarak anılmak istememiştim -- bu bana göre değildi.それらは 私のする事ではありません 本の出版後 突然 莫大なお金と注目を 得る事になりました
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Aber - oh das tut mir leid, ich wollte nicht - (Gelächter)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Ale jest - oh, przepraszam, nie chciałem - (Śmiech)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Dar este -- vai, mă scuzați, nu am vrut să -- (Râsete)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Het is -- oh, het spijt me, was niet mijn bedoeling -- (Gelach)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)그러나 이것은... 그런 뜻은 아니었어요. (웃음)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Mais il l'est - je suis désolé, je ne voulais pas - (Rires)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Ma lo è -- scusate non intendevo -- (Risate)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Nhưng nó là -- ôi, xin lỗi. Tôi không định -- (Tiếng cười)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar) -- pardon.De ... bocsánat, nem úgy gondoltam... (Nevetés) bocsánat.
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar) -- pardon.Но е... о, съжалявам, не беше нарочно... (Смях) ...извинете.
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar) -- pardon.Но это так - ой, прошу прощения, я не хотел никого разочаровать - (Смеется) прошу прощения.
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Pero es -- oh, lo siento, no quise -- (Risas)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)Αλλά είναι --λυπάμαι, δεν ήθελα να-- (Γέλια)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)אבל היא-- סליחה, לא התכוונתי-- [צחוק]
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)لكنها كذلك -- أوه، أنا آسف، لم أكن أعني أن -- (ضحك)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)(笑) -ごめんなさい
Gerçekten detaya girmemi mi istiyorsun? Bu kadar ileriye gitmek istememiştim.هل تريدينني ان اتعمق في التفاصيل؟ لم اكن اريد ان اتمادى
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Cô ấy không muốn nói kiểu như, "Mẹ già rồi không thể lái được nữa."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Elle ne veut pas dire "tu es trop vieille pour conduire."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Hon vill inte få det att låta som, "Du är för gammal för att köra bil".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Hun vil nødigt signalere: "Du er for gammel til at køre bil".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.그녀는 "엄마는 운전하기엔 너무 늙었어." 와 같은 말은 하기 싫었거든요.
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Não quer ser, tipo: "Estás demasiado velha para guiar".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Nie chce powiedzieć, "Jesteś za stara na prowadzenie."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Nu vrea să sune ca: "Ești prea bătrână ca să conduci."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Sie möchte jetzt nicht gleich ein "Du bist zu alt zum Fahren" ablassen.
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Δεν θέλει να πει: "Είσαι πολύ μεγάλη για να οδηγείς."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Не иска да излезе, като че ли казва: "Ти си твърде стара, за да караш."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Она не хочет подчёркивать: "Ты уже очень старая, чтобы водить".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.היא לא רוצה להגיד משהו כמו, "את זקנה מדי לנהוג."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.لم ترد أن تكون مثل ، "أنتي كبيرة جداً على القيادة "
Hepsi kafama dank etti. Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.І тут до мене дійшло, що оті хлопці у школі, по суті, не хотіли образити мого сина.
İstemiş yada istememiş olsalarda, iyi yada kötü olsada.Ať už o to stáli nebo ne, k lepšímu i k horšímu.
İstemiş yada istememiş olsalarda, iyi yada kötü olsada.Czy tego chcieli czy nie, na lepsze lub gorsze.
İstemiş yada istememiş olsalarda, iyi yada kötü olsada.Ob sie wollten oder nicht; zum besseren oder schlechteren.
İstemiş yada istememiş olsalarda, iyi yada kötü olsada.Хотят они этого или нет, к лучшему или к худшему.
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Ich knall niemanden ab nur weil er sich bewegt!
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Ik wil geen mensen doodschieten omdat ze bewegen!
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Jag ville inte skjuta någon bara för att de rörde sig!
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.J'ai pas envie de tuer des gens juste parce qu'ils ont bougé.
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Nechci střílet lidi jen kvůli tom, že se pohnou!
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Nie będę przecież strzelała do ludzi tylko za to, że się ruszają!
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Non volevo sparare a delle persone solo perchč si sono mosse
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.Δεν θέλω να σκοτώνω ανθρώπους επειδή κινούνται!
Kıpırdadı diye birini vurmak istememiştim.- Я не убиваю людей за то, что они шевельнулись.
Kız birşey söylemek istemez. Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.De dochter zegt niets, omdat ze niet wil overkomen als:
Kız birşey söylemek istemez. Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Y la hija no quiere decir nada, no quiere decirle, "Eres demasiado vieja para conducir".
Neden bilmiyorum. Prezervatif istememiştim.저는 왜 그런지 몰랐습니다. 콘돔을 산 것도 아니었는데 말이죠.
Neden bilmiyorum. Prezervatif istememiştim.אני לא יודע למה. הרי לא ביקשתי קונדום.
İlgili Sayfalar