Eve gitmek istediğini biliyorum.I know you want to go home.
Ne demek istediğine dair açık bir fikrim yok.I don't have a clear idea of what you mean.
Neden bir öğretmen olmak istediğini sana soracaklar.They will ask you why you want to become a teacher.
Ne demek istediğimi tam olarak biliyorsun!You know exactly what I mean!
Tom'un istediği bu mu?Is that what Tom wanted?
Tom'un ne istediğini merak ettim.I wondered what Tom wanted.
Tom'un ne istediğini anlamak zor.It's hard to figure out what Tom wants.
Tom bana tenha bir sahilde yaşamak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to live on a secluded beach.
Marika ebeveynlerinin köyünde onunla yaşamamı istedi ama orada hava çok soğuktu.Marika wanted me to live with her in her parents' village, but it was very cold out there.
Savaş ve Barışı hep okumak istedim.I have always wanted to read War and Peace.
Onlar bizim tavsiyemizi istedi.They asked for our advice.
Tabii ki ne demek istediğini biliyorum.Of course, I know what you mean.
Tabii ki ne demek istediğinizi biliyorum.Of course, I know what you mean.
Ne demek istediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand what you mean.
Sormak istediğim şey budur.That's what I want to ask.
Tom'un ne demek istediğini anlamak zor.It's difficult to understand what Tom means.
Tom Mary'nin evlilik öncesi anlaşmayı imzalamasını istedi.Tom wanted Mary to sign a prenuptial agreement.
Ne istediğini buldu.She found what she wanted.
Seninle konuşmak istediğim bazı şeyler var.There are some things I want to talk to you about.
Tom bana istediğim her şeyi vermeye söz verdi.Tom promised to give me anything I wanted.
Sen bizimle tekrar temasa geçmek istedin mi?Did you want to contact us again?
Onlar bizimle tekrar bağlantı kurmak istediler mi?Did they want to contact us again?
Sadece sen istediğin için onunla uyuma.Don't sleep with her just because you want to.
Tom Mary'den Fransızcada bazı faydalı ifadeleri ona öğretmesini istedi.Tom asked Mary to teach him some useful phrases in French.
Yapmanı istediğimiz her şeyi yapmak için yeterli zamanın olacağından emin değilim.I'm not sure you'll have enough time to do everything we've asked you to do.
Tom seninle Boston'a gitmeyi planlamadığını sana söylememi istedi.Tom asked me to tell you he didn't plan on going to Boston with you.
Patronun yapmanı istediği şeyi şiddetle yapmanı tavsiye ederim.I would advise you strongly to do what the boss asked you to do.
Tom ne tür iş aramak istediğine zaten karar verdi.Tom has already decided what kind of job he wants to look for.
Tom ve Mary yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmek istediler.Tom and Mary wanted to spend the rest of their lives together.
Tom Mary'nin neden ondan ayrılmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Tom Mary'nin neden onunla ilişkiyi bitirmek istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Tom Mary'nin elmasları nereye sakladığını kendisine söylemesini istedi.Tom asked Mary to tell him where she had hidden the diamonds.
Tom bizimle poker oynamak istedi ama Mary ona izin vermedi.Tom wanted to play poker with us, but Mary wouldn't let him.
Tom'un, Mary'nin de partiye gelmek istediğini sana söylediğinden eminim.I'm sure Tom told you Mary wanted to come to the party, too.
Yapmak istediğim şeyi bana yaptıracağınızı sanmıyorum.I don't suppose you're going to let me do what I want to do.
Tom Mary'nin sabahleyin John'u aramasını hatırlatmasını istedi.Tom asked Mary to remind him to call John in the morning.
Onların istedikleri her şeyi almak için yeterli parası yok.They don't have enough money to buy everything they need.
Filmi izledikten sonra ben de kitabı okumak istedim.After watching the movie, I wanted to read the book, too.
Tom nerede üniversiteye gitmek istediğine zaten karar verdi.Tom has already decided where he wants to go to college.
Tom'un Mary'ye istediği bütün parayı vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom gave Mary all the money she asked for.
Tom benim sana biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söylememi istedi.Tom asked me to tell you he needed a little more time.
Tom mağazanın etrafında yürüdü, istediği şeyleri alıyordu.Tom walked around the store, buying things he needed.
Tom'un, yapmak istediği her şeyi yapmasına izin vereceğim.I'm going to allow Tom to do whatever he wants to do.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istediğinde ben odada değildim.I wasn't in the room when Tom asked Mary to help him.
Tom bizimle gelmek isteyip istemediğini sana sormamı istedi.Tom asked me to ask you if you want to come with us.
Tom'un ne yapmamızı istediğini bulabilip bulamayacağımı göreceğim.I'll see if I can find out what Tom wants us to do.
Yapmamı istediğin şeyi yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.I'd rather die than do what you're asking me to do.
Tom yapmak istediğini yapmana engel olamayacak.Tom won't stop you from doing what you want to do.
Hem Tom hem de Mary birbirlerini mutlu etmek istediler.Tom and Mary both wanted to make each other happy.
Tom'un şimdi konuşmak istediği son kişi benim.I'm the last person Tom would want to talk to now.
Yapmamı istediğin şeyi yapmak için istekli değilim.I'm not willing to do what you're asking me to do.
Tom Mary ile süpermarkete gitmemi istedi.Tom asked me to go to the supermarket with Mary.
Tom'un onun ne yapmasını istediğimizi anladığından eminim.I'm sure Tom understands what we want him to do.
Tom'un yapmasını istediğimiz şeyi yaptığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom did what we asked him to do.
Tom, Mary'nin yapmak istediği şeyi yapmasına izin vermedi.Tom wouldn't let Mary do what she wanted to do.
Tom ne zaman gitmek istediğine zaten karar verdi.Tom has already decided when he wants to leave.
Ne demek istediğimi gerçekten anlayıp anlamadığını merak ediyorum.I wonder if you really understand what I mean.
Fransızca konuşmayı öğrenmek istediğini sanıyordum.I thought you wanted to learn to speak French.
Tom erkenden eve gitmek istedi, ama Mary izin vermedi.Tom wanted to go home early, but Mary didn't.
Tom, Mary'nin evi temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean the house.