Geçen yıl, çocuklarımla istediğim kadar çok zaman geçiremedim.Last year, I couldn't spend as much time with my children as I wanted to.
Mutluluk muhtemelen zaten sahip olduğunu istemektir, istediğine sahip olmak değil.Happiness is probably wanting what you already have, not having what you want.
Her zaman Roma'da yaşamayı istedim.I have always wanted to live in Rome.
Tom, birkaç gün daha dolaşmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to stick around for a couple of more days.
Bu, çevirmen olmak istediğim içindir.It's because I want to become a translator.
Neden onunla konuşmak istediğini sorabilir miyim?May I inquire why you wish to speak to him?
Arabamı ödünç almak istediğin zaman yapman gereken tek şey istemektir.Any time you want to borrow my car, all you have to do is ask.
Bunu yapmak istediğinden emin misin?Are you sure that you want to do this?
Bunu bağışlamak istediğinizden emin misiniz?Are you sure that you want to give this away?
Oraya gitmek istediğinden emin misin?Are you sure that you want to go there?
İşini bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure that you want to quit your job?
Arabaki herkes arabadan çıkmak ve bacaklarını germek istediğini söyledi.Everybody in the car said they wanted to get out and stretch their legs.
Sadece sizi hayal kırıklığına uğratmayacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I won't let you down.
Yarın sabah geç kalacağımı size bildirmek istedim.I just want to let you know that I'll be late tomorrow morning.
Sana istediğin bir şey vereceğim.I'll give you anything you want.
Ben hep profesyonel bir basketbol oyuncusu olmak istedim.I've always wanted to be a professional basketball player.
Her zaman Fuji Dağı'na tırmanmak istedim.I've always wanted to climb Mt. Fuji.
Her zaman Boston'a gitmek istedim.I've always wanted to go to Boston.
Ben her zaman onun ne anlama geldiğini bilmek istedim.I've always wanted to know what that meant.
Nasıl yüzüleceğini her zaman öğrenmek istedim.I've always wanted to learn how to swim.
Her zaman obua çalmayı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn to play the oboe.
Küçük erkek kardeşinle her zaman tanışmak istedim.I've always wanted to meet your younger brother.
Ben her zaman bir spor arabaya sahip olmak istedim.I've always wanted to own a sports car.
Ben her zaman trombon çalmayı istedim.I've always wanted to play the trombone.
Her zaman onu söylemek istedim.I've always wanted to say that.
Her zaman evinizi görmek istedim.I've always wanted to see your house.
Her zaman sahnede şarkı söylemek istedim.I've always wanted to sing on stage.
Ben her zaman bütün Avrupayı gezmek istedim.I've always wanted to travel through Europe.
Her zaman Fransızca öğrenmeyi denemek istedim.I've always wanted to try to learn French.
Her zaman Boston'u ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Boston.
Satın almak istediğim şeylerin bir listesini yaptım.I've made a list of things I'd like to buy.
Her zaman yapmak istediğim tek şey evime yakın iyi bir iş bulmak.One thing I've always wanted to do is get a decent job close to home.
Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.One thing I've always wanted to do is go camping with my family.
Her zaman yapmayı istediğim bir şey senin gibi yemek yapmasını öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn how to cook like you.
Her zaman yapmak istediğim bir şey, bir uçağı uçurmayı öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn to fly an airplane.
Her zaman yapmak istediğim tek şey kendi restoranımı çalıştırmak.One thing I've always wanted to do is run my own restaurant.
Her zaman yapmak istediğim tek şey bir çocuk kitabı yazmaktır.One thing I've always wanted to do is write a children's book.
Bu şu ana kadar istediğim her şeydir.This is everything I've ever wanted.
Seyircinin ne istediğini düşünüyorsun?What do you think the audience wants?
Tüm paranla, yaklaşık olarak istediğin her şeyi alabilmen gerekir.With all your money, you should be able to buy just about anything you want.
Her zaman istediğini alamazsın.You can't always get what you want.
Boston'a gitmek istediğinizi mi söylüyorsunuz? Neden dünyada oraya gitmek istiyorsunuz?You say you want to go to Boston? Why in the world would you want to go there?
Tanışmak istediğim kişi sensin.You're the one I've been wanting to meet.
Ben Çin'e gitmek istedim.I wanted to go to China.
Fransızca çok zor, bu yüzden öğrenmek istediğimi sanmıyorum.French is too hard, so I don't think I want to learn it.
O, onun ona onu sevdiğini söylemesini istedi.She wanted him to tell her that he loved her.
O çocuk o mavi gömleği üzerinde denemek istedi.That child wanted to try on that blue shirt.
Umarım ne demek istediğimi anlayacaksın.I hoped you would understand what I meant.
Ne demek istediğimi anlayacağını umarım.I hoped you would understand what I meant.
Sanırım onların tüm söylemek istediği buydu.I assume that it was all they wanted to say.
Tom'u ziyaret etmek istediğini söylüyorsun? Allah aşkına bunu neden yapmak istiyorsun?You say you want to visit Tom? Why in the world would you want to do that?
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom bir yerli Japonca konuşuru ile Japonca çalışmak istedi.Tom wanted to study Japanese with a native Japanese speaker.
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.Tom wanted to set the record straight.
Tom birkaç dilim salam yemek istedi.Tom wanted to eat a couple of slices of salami.
Tom başka hiç kimsenin yapmak istediği her şeyi yapmak için gönüllüydü.Tom volunteered to do all the things no one else wanted to do.
Tom burada gömülmek istediğini söylüyor.Tom says that he wants to be buried here.
Tom dışarı gitmek istediğini söyledi.Tom said that he feels like going out.
Tom bir süre kasabanın dışına çıkmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to get out of town for a while.
Tom Yaz mevsimini onunla birlikte Boston'da geçirmemi istedi.Tom said he wanted me to spend the summer in Boston with him.