Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -And I've touched on this in the past and I've even told you that you should prove it.
Yoksa Biz, onlara ispatlı bir delil indirdik de, o mu O'na ortak koşmalarını söylüyor?Have We sent down a charter to them which mentions what they associate with Him?
Ülkede açılan yeni bir merkez, hoşgörünün ne denli gerekli olduğunu güçlü kanıtlarla ispatlıyor.A new facility provides powerful evidence of the need for tolerance.
Peki söyler misiniz, Diriliş'in gerçekleştiğini ne ispatlıyor?Pues bien, caballeros, ¿queréis saber qué faz presenta esta dictadura?
1987'de, Ron'un kendi el yazısıyla yazdığı üç mektup ve sakallı iki fotografı yaşadığını ispatlıyordu.In 1987 kwamen twee brieven, geschreven in Rons handschrift en twee foto's van hem met een baard naar buiten.
Peki söyler misiniz, Diriliş'in gerçekleştiğini ne ispatlıyor?לכן, מקובל לשאול מדוע הוא עודנו מתקיים.
Belki ileride bu ifadenin hangi koşullarda yakınsadığı hakkında daha ispatlı tanımlar yaparız. - -Być może później zajmiemy się rozważaniem, pod jakimi warunkami to wyrażenie będzie faktycznie zbieżne.
Belki ileride bu ifadenin hangi koşullarda yakınsadığı hakkında daha ispatlı tanımlar yaparız. -Più tardi, forse, vedremo qualche definizione un po' più rigorosa riguardo le condizioni che permettono
Belki ileride bu ifadenin hangi koşullarda yakınsadığı hakkında daha ispatlı tanımlar yaparız. -ואולי מאוחר יותר נעשה כמה הגדרות ברורות שיראו תחת אלו תנאים
Belki ileride bu ifadenin hangi koşullarda yakınsadığı hakkında daha ispatlı tanımlar yaparız. -وربما لاحقاً سنعرف بعض التعاريف الصارمة حسب الظروف التي
Belki ileride bu ifadenin hangi koşullarda yakınsadığı hakkında daha ispatlı tanımlar yaparız. -どのような条件下で この式が実際に収束するか見てみます。
Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -لقد افترضت دائماً انكم تعرفونه، لككني سأثبته لكم هنا لأنني قد تعبت من اخباركم انه
Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -E nós já tocamos isso no passado e eu disse mesmo que eu poderia provar isso.
Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -He tratado esto antes y os he dicho que deberías demostrarlo vosotros.
Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -Mówiłem o tym trochę wcześniej, nawet powiedziałem że powinniście to udowodnić.
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .Descubrís cosas que parecen imposibles y entonces podés descubrir por qué es imposible que no sea así
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .Objevujete věci, které se vám zdají být neuvěřitelné a poté zjistíte, že je neuvěřitelné aby to tak nebylo.
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .Откриващ неща, които изглеждат невероятни и след това откриваш, защо е невъзможно да не бъдат.
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .そうならないことの方が、 あり得ない理由を考えます。 こうした事柄を理解するために、
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.És miközben formázódnak, megint kelnek mindegyik bizonyítja, hogy él és karakterük alakul.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.모양이 잡힌후 다시 부푸는 숙성과정을 겪게 되지요. 이 모든 과정은 이것이 살아 있다는 것을 보여 줍니다. 그 동안 성격이 발전하지요.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.Podczas gdy są one formowane, znowu rosną, cały czas dowodząc, że żyją, i rozwijają swój charakter.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.Terwijl ze gevormd worden, rijzen ze weer en bewijzen eens temeer te leven en karakter te ontwikkelen.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.Và khi được nặn, các nhúm bột sẽ nở lần nữa, chứng minh chúng còn sống, và phát triển đặc tính.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.По мере формирования они снова поднимаются, снова доказывая, что они живы, и развивают характер.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.След оформянето им те отново втасват, което постоянно доказва, че са живи и развиват характер.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.ותוך כדי עיצובן הן ממשיכות לגדול, וממשיכות להוכיח שהן חיות, ומפתחות אופי.
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.وعندما يتم تشكيلها .. تنمو مرة اخرى كدليل اخر انها على قيد الحياة وتشكل القطع الصغيرة شخصيتها الخاصة بها
Şekil verilirken, tekrar şişiyorlar, canlı olduklarını ispatlıyorlar ve karakterleri gelişiyor.まだパン生地が生きていることを 証明しながら パン特有の風味を増して行きます ステージ10でオーブンに入れます
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.A to, co děláte, jednoduše ukazuje, v co věříte.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.A to, co robisz po prostu odzwierciedla to, w co wierzysz.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.A to, čo robíte, proste dokazuje, v čo veríte.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Dan apa yang Anda lakukan hanyalah membuktikan apa yang Anda yakini.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.E ciò che fate semplicemente testimonia ciò in cui credete.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Egyszerűen csak az a dolgod, hogy megmutasd miben hiszel.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.E o que fazemos prova aquilo em que acreditamos.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Et ce que vous faites traduit simplement ce que vous croyez.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Iar ceea ce faci, pur și simplu, demonstrează ceea ce crezi.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.그리고 당신이 하는 일은 간단하게 당신의 신념이 무엇인지를 증명합니다.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Och vad du gör helt enkelt bevisar vad du tror på.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.To, kar počnete, zgolj dokazuje, kar verjamete.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Und was Sie tun beweist einfach was Sie glauben.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Và cái bạn làm đơn giản chúng minh cái mà bạn tin.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Wat je doet, is simpelweg het bewijs van waar je in gelooft.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Y lo que uno hace simplemente demuestra lo que uno cree.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.Και αυτό που κάνεις αποδεικνύει απλά σε τι πιστεύεις.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.А онова, което правиш, просто доказва онова, което вярваш.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.А те, "що" ви робите просто підкріпляє те, в що ви вірите.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.А то Что вы делаете просто доказывает то, во что вы верите.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.ומה שאתם עושים, פשוט מראה במה אתם מאמינים.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.وماتقوم به يؤكد ببساطة ماتؤمن به.
Ve basitçe yaptığınız neye inandığınızı ispatlıyor.行動で示すのです 人は自らの信じることを
Ve yaptığınız neye inandığınızı basitçe ispatlıyor.그리고 여러분들이 한 일은 여러분들이 믿는 바를 증명할 따름입니다.
Ve yaptığınız neye inandığınızı basitçe ispatlıyor.І те, що ви робите, просто доводить те, у що ви вірите.
Ve yaptığınız neye inandığınızı basitçe ispatlıyor.実際 人は自らの信じることを 示すために行動します