Bu yanlış kanısından yola çıkarak bu hücrelere "mastzellen" yani "besleyen-hücreler" ismini vermiştir.Er dachte, dass es sich um einen Zustand guter Ernährung handeln müsse, und nannte die Zellen „Mastzellen“.
Onun için isminin düzgün telaffuz edilmesine büyük özen göstermektedir.Für seine gute Arbeit wird er dann sogar gelobt.
Böylelikle oraya kela mera yani yiğitlerin kalesi ismini almıştır.Vorher hatte entweder das Tor der Finsternis oder das Tor der Vergebung diesen Namen getragen.
Sadece sığır güdüyorsa, sığırtmaç ismini alır.Eine Kuh, die ausschließlich ihr Kalb aufzieht, nennt man Mutterkuh.
Şirket 1997 yılında kurulmuştur ve günümüzdeki ismini 2002 yılında almıştır.Sie entstand 1997 und erhielt ihren heutigen Namen 2000.
Köyün narı çok meşhur olduğu için Narlıdere ismini almıştır.Den Trappernamen hat er von den Indianern wegen seiner außergewöhnlich großen Nase erhalten.
Tlos isminin de Hellenler’le hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır.Der Name Elster hat nichts mit dem Vogel zu tun.
Stüdyo ismini, Black Isle yöneticilerinden olan Feargus Urquhart'ın İskoçya'da doğduğu bölgeden almıştır.Benannt wurde das Studio dabei nach der Insel Black Isle aus Urquharts schottischer Heimat ab.
Perendorf isminden ilk kez 1133'te bahsedilmiştir.Winistorf wird bereits 1311 erstmals unter dem heutigen Namen genannt.
Demolar “Babylon Sessions” ismini taşıyor.Streit um den Namen „Salon Babette“.
Adria şehri Adriyatik Denizi'ne ismini vermiştir.Der Fluss Laize hatte der Gemeinde seinen Namen gegeben.
Oğuzların Kınık boyundan ismini alır.Seine Söhne nahmen den Namen van der Schuer an.
Tarihsel belge ve dökümanlar köyün eski isminin Hıdıroz olduğunu kaydeder.Namen und Jahreszahlen bezeichnen die nachweisbare Erwähnung der Pastoren.
Anısı bugün Küba'da çok sayıda yerin isminde yaşatılmaktadır.Sie wird noch heute in Kuba sehr verehrt.
Sahne isminin ilk kısmı, spor araba markası Ford Puma'dan gelmektedir.Ihr Vorname ist inspiriert durch die Autoserie Ford Puma.
Mary Jane Kelly (bir Paris gezisinin ardından kendine "Marie Jeanette Kelly" ismini takmıştı.Trotzdem nannte sie sich nach dieser Erfahrung gerne Marie Jeanette Kelly.
İnayet isminde bir de kızı vardı. ^ istihkâm: İstihkâm.Einer hatte den Titel: Bitte, Bitte, Liebe Mich.
Kendilerinin ayrıca Miryam isminde bir kız kardeşleri bulunmaktadır.Die Einwohner werden Miribelain(ne)s genannt.
Birçok kez isim değiştirmiş, 2004 yılında şimdiki ismine geçmiştir.Es folgten zahlreiche Namenswechsel, ehe man 2007 den heutigen Namen wählte.
Ay'daki Abenezra Krateri onun ismini taşımaktadır.Auf dem Mond trägt der Krater Segner seinen Namen.
Louise, evlendikten sonra Elizabeth Alexeievna ismini aldı.Nach der Hochzeit nahm sie den Namen Elisabeth an.
"Tintoretto" ismini ise babasının mesleği olan "kumaş boyacılığı" (İtalyanca tintore)'den aldığı bildirilir.Sein Name Il Tintoretto („das Färberlein“) ist vom Handwerk seines Vaters abgeleitet.
Okuduğu ortaokul onun ismini taşıyor.Die Schule, an der er lehrte, trägt heute seinen Namen.
Kodeksin isminden de anlaşılacağı üzere Basel Üniversitesi Kütüphanesi'nde muhafaza edilmektedir.Ihr Nachlass wird in der Universitätsbibliothek Basel aufbewahrt.
Geçenlerde ismini Grand Luxe Rail Journey (çok lüks demir yolu seyahati) olarak değiştirdi.Dieses betreibt den Zug als „Grand Express European – Train de Luxe“.
Akiliya isminin Aquileia'dan türetildiği düşünülmektedir.Sabina wird jedoch von Adrianos Vertrautem Aquilio begehrt.
Onun ismini hatırlayamıyorum.Je ne peux pas me rappeler son nom.
Köpeğe Tim ismini verdik.Nous baptisâmes le chien Tim.
Köpeğine Popeye ismini verdi.Il a baptisé son chien "Popeye".
Listede onun ismini arıyorum.Je cherche son nom dans la liste.
Bana isminizi söyleyin.Dites-moi votre nom.
Mary onun ne ismini ne de telefon numarasını biliyordu.Marie ne savait ni son nom, ni son numéro de téléphone.
Gel ve ismini yaz.Viens et écris ton nom.
Bu kişinin ismini artık hatırlamıyorum.Je ne me rappelle plus le nom de cette personne.
Özür dilerim, isminizi anlayamadım.Je vous demande pardon, je n'ai pas bien compris votre nom.
Ona babası gibi Robert ismini verdik.On l'a baptisé Robert comme son père.
Bana isminin ne olduğunu sordu.Elle me demandait quel était mon nom.
Ona isminin ne olduğunu sor.Demande-lui quel est son nom.
Bana gerçek ismini vermedi.Il ne m'a pas donné son vrai nom.
Şu adam bana ismini söylemedi.Cet homme ne m'a pas donné son nom.
Neden unutmaya çalıştığım kızın ismini hatırlayamıyorum?Pourquoi je n'arrive pas à me rappeler le nom de la fille que j'essaie d'oublier ?
Grubun isminin bir anlamı yoktur.Le nom du groupe n'a pas de signification particulière.
‘Allah’ isminin ‘adaş’ mahiyette herhangi bir ifadesi de yoktur.Le terme utilisé dans le Coran ne désigne alors pas un dieu unique.
İlk kez ABD'ye geldiği zaman, okulu University of Houston yanlışlıkla ilk ismini "Akeem" olarak kaydetti.À son arrivée aux États-Unis, l'Université de Houston écrivit de manière incorrecte son nom "Akeem".
İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim." dendi.Que je sois en eux et toi en moi, afin qu'ils soient rendus parfaits dans l'unité ».
29 Temmuz 2016'da ismini Constantino Guveya Dominic Nyikadzino Chiwenga olarak değiştirmiştir.Le 29 juillet 2016, il changea son nom en Constantino Guveya Dominic Nyikadzino Chiwenga.
Grup ilk fan buluşmasında, fan isminin ” Pink Panda” olduğunu açıkladı.Lors du premier fanmeeting, le groupe choisit le nom de son fanclub, « Pink Panda ».
Çoğunlukla sadece kendi ismini bağırabilir.Généralement, il n'arrive qu'à dire son nom.
Flambertenges ismini içeren en eski belge, 1066 yılının bir belgesidir.Le document le plus ancien, connu à ce jour, qui comprend le nom Flambertenges, est un acte de l'année 1066.
Blue Ridge Dağları genel ismini uzaklardan bu dağların mavimsi olarak görülmesinden almıştır.Les montagnes Blue Ridge sont appelées ainsi pour leur couleur bleuâtre quand elles sont observées de loin.
Grup ismini "Fifty-Four Forty or Fight! (54-40 ya da savaş!)" sloganından almıştır.Ils lançaient des slogans comme "Fifty-four forty or fight" (54,40 ou la guerre).
McFly ismi Geleceğe Dönüş (Back to the Future) üçlemesinin baş karakteri olan Marty McFly isminden gelir.Marty MacFly est le personnage principal de Retour vers le futur.
Chicago Packers takımı ismini Chicago Zephyrs olarak değiştirdi.Les Chicago Packers sont renommés les Chicago Zephyrs.
2000 yılında the Bloodhound Gang, "The Ballad of Chasey Lain" isminde bir parça yayımlamıştır.Le groupe Bloodhound Gang a écrit pour elle the Ballad of Chasey Lain.
Reso, WWF'e geldiğinde ring ismini Christian olarak kısalttı.Quand Jason Reso a rejoint la WWF, il réduit son nom de lutteur à Christian.
2000 yılında grup ismini Matchbox 20'den "Matchbox Twenty"e çevirdi ve ikinci albümleri Mad Season'u çıkardı.En mai 2000, Matchbox 20 devenu Matchbox Twenty sort son deuxième album, Mad Season.
Türün ismindeki angelae, kâşiflerinden biri olan Angela Kepler'e atfendir.Le nom de l'espèce, angelae, est en honneur de Angela Kepler, une des personnes qui ont découvert l'espèce.
Stadyum ismini Afro-Amerikan tenisçi Arthur Ashe'den almaktadır.Le prix a été nommé d'après le joueur de tennis américain Arthur Ashe.
Grup ilk olarak The Legacy ismini kullandı.Il a d'abord porté le nom de Legacy.
Bu dönemde Cat Stevens ismini aldı.C’est désormais sous le nom de Cat Stevens qu’il sera connu.