Onun ismi tamamen aklımdan çıkmış.His name has completely gone out of my mind.
Barry Taylor'un ismi başkanlık makamı için ileri sürüldü.Barry Taylor's name has been put forward for the post of chairman.
O otobüsten inerken isminin çağrıldığını duydu.While getting off the bus, she heard her name called.
Pasaportta ismi olan kişi kelimelerle tanımlanıldı.The person whose name was on the passport was described with words.
Lütfen buraya isminizi, adresinizi ve telefon numaranızı yazınız.Please write down your name, address, and phone number here.
O ismi duyduğuma inanmıyorum.I don't believe I've heard that name.
O adamın ismini çok iyi hatırlıyorum.Well do I remember the man's name.
O çocuk bana ismini söylemeyecek.That boy won't tell me his name.
Kızın ismi bana mutlu okul günlerimi anımsatıyor.The girl's name reminds me of my happy school days.
Bu caddenin ismi ne, lütfen?What's the name of this street, please?
Ken onun ismini hatırlayamadı.Ken couldn't recall his name.
Düne kadar ismini bilmiyordum.It was not until yesterday that I knew her name.
Tekneye Yarım Ay ismini verdik.We named the boat the Half Moon.
Kız kardeşimin ismi Patricia.My sister's name is Patricia.
Şu anda ismini hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Şu anda onun ismini hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Onun ismini hatırlamıyorum.I don't remember his name.
Mekanın ismine aşinayız.We are familiar with the name of the place.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Kağıdın sonunda isminizi imzalayın.Sign your name at the end of the paper.
İlk oğluma amcamın ismi verildi.My first son was named after my uncle.
Dedesinin ismini almış olmalı.He must have been named after his grandfather.
Ona dedesinin ismini vermiş olmalılar.He must have been named after his grandfather.
İlk defa onun ismini ağzına aldı.He mentioned her name for the first time.
O ismimi çağırdı.He called my name.
O bana ismimle seslendi.He called me by name.
Ona babasının anısına Robert ismi verildi.He was named Robert after his father.
Onlar beni ismimi imzalamam için zorladılar.They forced me to sign my name.
O ona ismiyle seslendi.She called him by name.
Onu unutma ihtimaline karşı ismi not et.Write down the name in case you forget it.
Ben onun isminden eminim.I'm sure about his name.
Arkadaşları ona bu ismi verdi.Friends hung that name on her.
Benim ismim Rumence; onun ki Amerikanca.My name is Romanian; his is American.
Bu, annem. Onun ismi Beatrice'dir.This is my mother. Her name is Beatrice.
Onun ismini unuttum.I forgot his name.
Bu edat bir ismi bir fiile dönüştürür.This particle turns a noun into a verb.
Ah, özgürlüğün tatlı ismi!Oh, sweet name of freedom!
Benim ismim Maria Sara.My name is Maria Sara.
Bu hangi şarkı? Daha önce duydum ama ismini hatırlayamıyorum.What's this song? I've heard it before, but I can't remember the name.
Tom ismimi bilmiyor.Tom doesn't know my name.
Tom ismimi doğru dürüst nasıl telaffuz edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to pronounce my name properly.
Tom, ismimi nasıl heceleyeceğini asla hatırlayamaz.Tom can never remember how to spell my name.
Tom ismimi asla doğru anlayamaz.Tom can never get my name right.
Tom ve Mary bebeklerine John ismini verdiler.Tom and Mary named their baby John.
Brigitte bir Hollandalı ismidir.Brigitte is a Dutch name.
Natasha bir Rus ismidir.Natasha is a Russian name.
Yoko bir Japon ismidir.Yoko is a Japanese name.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.Tom knows better than to give his real name in chat rooms.
Onun ismini şansa bulabilir misin ?Do you know, by chance, her name?
Onun ismini hala hatırlıyorum.I still remember his name.
Sıfatın ismiyle uyuşmak zorunda olduğunu unutma.Don't forget that the adjective must agree with its noun.
Tom ismi bir şey çağrıştırmıyor.The name Tom doesn't ring a bell.
O şarkının ismini hatırlayamamıştım.I wasn't able to remember the title of that song.
O şarkının ismini hatırlayamıyordum.I wasn't able to remember the title of that song.
O şarkının ismini hatırlayamadım.I wasn't able to remember the title of that song.
Ne kadar zorladıysam da şarkının ismini hatırlayamadım.No matter how hard I tried, I couldn't remember that song's title.
Çocuk ismini ağaca kazıdı.The boy carved his name in the tree.
Bu kasaba o kadar küçüktür ki herkesin ismini kolayca öğrenebilirsin.This town is so small that you can easily learn everyone's names.
Benim bir köpeğim var. Rengi siyah ve ismi Tiki.I have a dog. He is black and his name is Tiki.
Onun ismi Irina.Her name's Irina.