isim ile cümle

isim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben her zaman insanların isimlerini unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
İsimleri hatırlamakta hep zorlanırım.I always have trouble remembering names.
Ben her zaman isimleri hatırlamada sorun yaşarım.I always have trouble remembering names.
Halledecek biraz işim var.I have some work to clear up.
Bir bilgisayar olmadan işimi yapamam.I can't do my job without a computer.
Ben zaten işimi yaptım.I have already done my work.
Şirkette geçici bir işim var.I got a temporary job at the firm.
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.At times I feel like quitting my job.
Benim için her şey bitti. İşimi kaybettim.It's all over for me. I lost my job.
Ben, birkaç saatliğine ev işimi yapmayı erteledim.I postponed doing my housework for a few hours.
İşimden memnun değilim.I am not happy with my job.
Şimdiye kadar işimden memnunum.I have been satisfied with my work so far.
Bu öğleden sonra yapacak bir işim yok.I have nothing to do this afternoon.
Ben işimde her çeşit insanla kontak kurarım.I come into contact with all kinds of people in my work.
Ben işimden memnunum.I'm satisfied with my work.
İşim hakkında ciddiyim.I'm serious about my job.
Hâlâ yapacak çok işim var.I still have a lot of work to do.
İşimi kaybettim ve hiç param yok. Ne yapacağımı bilmiyorum.I lost my job and I have no money. I'm at my wit's end.
İşimi bitirmek için gayret ettim.I made an effort to finish my work.
İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Yapacak işim yok.I've got time on my hands.
Ben işimden çok memnunum.I am very pleased with my job.
Ben işimden bıktım.I am tired of my work.
İşime olan ilgimi kaybettim.I lost interest in my work.
İşimden memnunum.I am content with my job.
Hafta sonuna kadar bitirecek çok işim var.I have a lot of work to finish up before the end of the week.
Hafta sonuna kadar halledecek çok işim var.I have lots of work to clear up by the weekend.
İşimi değiştirmeyi düşündüm.I considered changing my job.
İnsanların isimlerini sürekli unutuyorum.I am constantly forgetting people's names.
Kasabada yapacak bir işim var.I have an errand to do in town.
Gözlemlememiz için en iyi politika kendi işimizi önemsemektir.The best policy for us to observe is to mind our own business.
Çok iyi işim var.We have very good business.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
Sınavda başarısız olan öğrencilerin isimleri bülten tahtasında ilan edildi.The names of the students who failed in the examination were posted on the bulletin board.
İşimi gerçekten seviyorum.I really love my work.
Patronuma böyle şeyler dedikten sonra, işimi kaybedeceğime eminin.After I said such a thing to my boss, I am certain to lose my job.
Arabalar satmak benim işim.Selling motorcars is my business.
İsim ve adres, lütfen.Name and address, please.
İşimden dolayı her zaman kravat takmak zorundayım.I always have to wear a tie because of my job.
Patronum işim hakkında bana homurdandı.My boss grumbled at me about my work.
İşimi barış içinde yapmama izin verin.Let me do my work in peace.
Çamaşır yıkamak benim işimdir.Washing clothes is my work.
Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.Many women could barely spell their names.
Sıkıcı işimde rutine bağladım ve yeni bir şey yapmam gerekiyor.I'm stuck in a rut in my boring job and need to do something new.
Ben geç kaldığım için üzgünüm, ama yapacak bir sürü işim vardı.I'm sorry I am late, but there's been a lot of work to do.
Keşke Çincemi devam ettirseydim. İşim için ona ihtiyacım var.I wish I'd kept up my Chinese. I need it for my job.
Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.I quit my job and moved so I could start off with a clean slate.
İşimi değiştirdim.I've changed my job.
O takma isim ona mükemmel uyuyor.That nickname fits him perfectly.
O sonunda bir politikacı olarak kendisi için bir isim yaptı.He finally made a name for himself as a politician.
Polise sahte isim ve adres vermiş.He gave the police a false name and address.
Polise sahte bir isim ve adres verdi.He gave the police a false name and address.
O, işimde beni engelledi.He hindered me in my work.
O, bana işimde yardımcı oldu.He assisted me with my business.
O, bana işim hakkında sordu.He asked me about my new job.
İnsanların isimlerini unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget people's name.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Onu kötü isimlerle isimlendirdi.He called her bad names.
Onların isimleri Tom ve Ken'dir.Their names are Tom and Ken.
İsimleri listeden silindi.Their names were erased from the list.

İlgili Sayfalar