isim ile cümle

isim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O kadar çok işim var ki, bir saat daha kalacağım.I have so much work that I will stay for one more hour.
İşimi çok seviyorum.I like my job very much.
Senin yardımın olmasaydı işimde başarılı olmazdım.If it had not been for your aid, I would not have succeeded in my business.
Borçlarını ödemiş olan insanların isimlerini listeden silin.Cross off the names of the people who have paid their dues.
İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.We had to start our business from zero.
İşimizi elimizden geldiği kadar iyi yapmalıyız.We must do our job as best as we can.
İşimizin geleceği iyi değil.The outlook for our business isn't good.
İşimiz bitmek üzere.Our work is almost over.
İşimiz neredeyse bitti.Our work is almost over.
İşimizin başarısı havaya bağlıdır.The success of our business depends on the weather.
Kötü İngilizcem bana işime maloldu.My poor English cost me my job.
Yapacak bir sürü işim var.I have a lot of work to do.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
İşime burnunu sokma.It is no business of yours.
Keşke işimde daha çok çeşitlilik olsa.I wish there was more variety in my work.
İşim olmasa, sana yardım ederim.If I were free, I could help you.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
İşim olmasa, bu kitapları okuyabilirim.Were I free from work, I could read these books.
Ben zaten işimi bitirdim.I've already finished my work.
Şimdi işime başlamalıyım.Now I must go about my work.
Seninle işim bitti.I'm through with you.
Mary onu düşünebildiği her isimle çağırdı.Mary called him every name she could think of.
İlk olarak isim üzerinde karar vermek zorundayız.In the first place we have to decide on the name.
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.I had a part-time job as a hotel maid, but I didn't like it very much.
Tony onların isimlerini bilmiyordu.Tony did not know their names.
Bilakis, benim yeni işim eski işimden daha zor.If anything, my new job is harder than my old one.
Bu şimdilik işimizi görür.This will do for the time being.
Sadece öğrencilerin isimlerini ezberleyemiyorum.I just can't memorize students' names.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Sonunda, işimi tamamladım.At last, I completed my work.
İşimi az önce bitirdim.I've just finished my work.
O benim kendi işim.That is my own affair.
O bir yaygın isim midir?Is that a common name?
O yaygın bir isim mi?Is that a common name?
Bu yaygın bir isim mi?Is that a common name?
O isim kulağa tanıdık geliyor.That name struck a chord.
İşimi bitirdim. Dışarı çıkalım.I'm through with my work. Let's go out.
Listeye birkaç isim daha ekleyin.Add a few more names to the list.
Bu tür şeyleri araştırmak benim işim.It's my business to investigate such things.
O işime mal olacak.It'll cost me my job.
O ona yeni bir isim verdi.He gave it a new name.
Evet,yoğun işimi unutabileceğim ve dinlenebileceğim.Yes, I will be able to forget my busy work and relax.
Derhal işimize başlayalım.Let's begin our work at once.
İşimize bakalım.Let's get down to work.
Bu isimleri ezbere öğren.Learn these names by heart.
Bu kitap işimi görür.This book will do.
İşimizi bitirelim.Let's wind up our work.
Benim pazar günü işim yok.I'm free on Sunday.
Bu şiir isimsiz bir şair tarafından yazıldı.This poem was written by a nameless poet.
Burada o isimde kimse yok.There's no one by that name here.
Hangi akla hizmet ona böyle bir isim verdin?Why on earth did you give him such a name?
Yapacak çok işim olduğu zaman gergin ve heyecanlı hissediyorum.I feel tense and agitated when I have too much work to do.
Seninle acil bir işim var.I have urgent business with you.
On dakika içerisinde işim bitecek.I will be free in ten minutes.
İşimi dörde kadar bitirirsem sana yardım edeceğim.I will help you if I have finished my work by four.
"İşimde bana yardım etmenizin bir sakıncası var mı?" "Hiç yok.""Would you mind helping me with my work?" "Not at all."
Senin için bir işim var.I have a job for you.
Sağlığım uğruna işimi bırakacağım.I'll quit my job for the sake of my health.
Eski astronomlar takımyıldızları fark ettiler ve onlara isimler verdiler.Ancient astronomers noticed constellations and gave them names.
Bu öğleden sonra yapacak çok işim var.I have a lot of things to do this afternoon.

İlgili Sayfalar