ise ile cümle

ise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir hizmetçi işe aldı.He employed a new maid.
Yeni bir işe başlamak için sermayeye ihtiyacı vardı.He needed capital to start a new business.
O, büyüyen bir işe iki yüz dolar yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a growing business.
Tokyo bankası'nda bir işe başvurdumHe applied for a job with the Bank of Tokyo.
O onu bir tercüman olarak işe aldı.He engaged her as an interpreter.
Grip olmasına rağmen, o, işe gitti.Though he had a cold, he went to work.
Onlar zor işe alışkındır.They are accustomed to hard work.
Onlar yeni bir işe başladılar.They started a new business.
Bazı öğrencileri ona hayrandı, diğerleri ise onu küçümsüyordu.Some of his students admired him, and others despised him.
Onun şakaları işe yaramadı.Her jokes fell flat.
O bir piyanisttir ve kız kardeşi ise şarkıcıdır.She is a pianist and her sister is a singer.
O, işe devam etti.She went on with the work.
Eğer öyle yapmak gerekli ise, borcumu şimdi geri ödeyeceğim.If it's necessary to do so, I'll pay back my loan now.
Zenginler daha zengin; fakirler ise daha fakir oluyor.The rich grow richer and the poor grow poorer.
Babam her zaman işe yürüyerek gitmez.My father does not always walk to work.
Babam otobüsle işe giderdi.My father used to go to work by bus.
Babam bu sabah trafik sıkışıklığı nedeniyle işe geç kaldı.My father was late for work this morning because of a traffic jam.
Babam arabayla işe gider.Father drives to work.
Yarın işe başlamanız uygun olacak mı?Will it be convenient for you to start work tomorrow?
Yarın işe gitme düşüncesi gerçekten moralimi bozuyor.The thought of going to work tomorrow really depresses me.
Sorun planın işe yarayıp yaramayacağıdır.The problem is whether the plan will work.
İşe yaramaz şeyi atın.Leave out anything that is useless.
İlaç işe yaradı.The medicine has worked.
İlacın nasıl işe yaradığını öğreneceğim.I will find out how the medicine works.
Arkadaşlarımdan biri endişeli ise rahatlayamam.I cannot relax if one of my friends is anxious.
Ciddi olarak işe koyulmak zorundasınız.You've got to get down to your work.
Klozetin üstüne işersen onu temizle.If you piss on the toilet seat, wipe it off!
Tüm kaynaklarını aynı işe yatırma.Don't put all your eggs in one basket.
Bu bir ev, şu ise camidir.This is a house and that is a mosque.
Öfkeli isen tartışma ve tok isen yemek yeme.Don't argue when you are angry and don't eat when you are full.
Biz her zaman işe giderken postaneye yakın yürürüz.We always walk by the post office on the way to work.
Bir modül basit alt modülün toplamı ise semisimple olduğu söylenir.A module is said to be semisimple if it is the sum of simple submodules.
O onu bir proğramcı olarak işe aldı.She hired him as a programmer.
Benim kitaplarım Rumence, onunkiler ise İngilizce.My books are in Romanian; hers are in English.
Bu bütünüyle işe yaramaz.This is totally worthless.
Bir işe ihtiyacım var.I need a job.
Fransızcada işe yaramam.I'm useless at French.
İşe gitme zamanı geldi.It's time to get to work.
Eğer bu bilgi çağı ise, biz ne hakkında çok bilgiliyiz?If this is the information age, what are we so well-informed about?
Eğer o, İngilizcede akıcı ise, onu çalıştıracağım.If he's fluent in English, I'll hire him.
Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.An integer is natural if and only if it is greater or equal to 0.
İşe bisikletimle giderim.I ride my bike to work.
O bazen işe arabayla gider.Sometimes she drives to work.
O İngilizce konuşan birini işe alacak.He will hire someone who speaks English.
Ben, İngilizce konuşabilen birini işe almayı düşünüyorum.I plan to hire someone who can speak English.
Babam işe arabayla gider.My father drives to work.
Kulak memelerinin ne işe yaradığını merak ediyorum.I wonder what ear lobes are for.
Her sabah işe gitmeden önce çocuklarımı okula bırakırım.I drop off my children at school every morning before going to work.
Bunlar benim kitaplarım; şunlar ise onun kitapları.These are my books and those are his books.
Bob zor işe alıştı.Bob got used to hard work.
Yürüyerek arabaya binmekten daha hızlı işe varabilirim.I can get to work faster by walking than by taking the car.
Uyuyakaldığı için işe geç kaldı.She was late to work because she overslept.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
İşe gitmek için çıktığımda senin hala uyuyor olduğunu gördüm.I saw that you were still sleeping when I went off to work.
Akıl temiz ise kader iyidir.If mind is clean, fate is good.
İşer nasıl gidiyor?How are things at work?
Bu, işe yaramaz.This doesn't work!
İşe yaramaz.It doesn't work.
İşe geri dönelim.Let's get back to business.
Geometri uzay bilimi ise, zaman bilimi nedir?If geometry is the science of space, what is the science of time?

İlgili Sayfalar