ise ile cümle
ise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom görünüşe göre bu sabah işe yürüyerek gitti.Tom apparently walked to work this morning.
Tom Mary'yi işe başvurması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to apply for the job.
Tom muhtemelen artık işe yürüyerek gitmeyecek.Tom won't likely walk to work anymore.
Tom 20 Ekim'de işe geri döndü.Tom returned to work on October 20th.
Tom işe gitmek için otobüse biniyordu.Tom has been riding the bus to work.
Tom bugün işe gitmeyecek.Tom won't be going to work today.
Tom işe giden otobüse binmedi.Tom doesn't ride the bus to work.
Tom ve Mary aynı işe sahip.Tom and Mary have the same job.
Tom arabayla işe gidiyordu.Tom has been driving to work.
Tom'la konuşmak işe yaramaz.Talking to Tom won't help.
Tom sık sık işe arabayla gider.Tom often drives to work.
Nadiren işe arabayla giderim.I seldom drive to work.
Eğer James Bond ajan 007 ise, 001 kimdir?If James Bond is agent 007, who is 001?
Sabahları genellikle işe gitmeden önce kahve içerim.I usually drink coffee in the morning before I go to work.
Genellikle işe yürüyerek gitmem ama bu sabah yürüdüm.I don't usually walk to work, but I did this morning.
Tom ve John genellikle işe giderken kravat takarlar mı?Do Tom and John usually wear ties to work?
İşe giderken benzin almak için durdum.I stopped to get gas on the way to work.
Tom bu tür işe alışkın değil.Tom isn't used to this kind of work.
Tom bugün işe gitmek istemedi.Tom didn't want to go to work today.
Tom kızını işe getirdi.Tom brought his daughter to work.
Bu sabah işe geç kaldım.I was late for work this morning.
Tom her zaman işe erken gelir.Tom always gets to work early.
Dün işe geç kaldım.I was late for work yesterday.
Kesinlikle işe yarayacak.It's going to work for sure.
Ben hep otobüsle işe giderim.I always go to work by bus.
İşe geri dönmek istiyorum.I want to return to work.
İşe koyuluncaya kadar oldukça iyi bir işim vardı.I had a fairly good job until I got laid off.
Kimin işe alması gerektiğine ben karar veremem.I can't decide who I should hire.
O işe başvuracağım.I'm going to apply for that job.
Tom'un şarkı söylediği yerdeki barda barmen olarak yarı zamanlı bir işe girdim.I got a part-time job as a bartender at the same bar where Tom sings.
İşe gireceğimi sanmıyorum.I don't think I'll get the job.
Tom bunun işe yarayacağını sanmıyor.Tom doesn't think it's going to work.
Yarın işe gelemem.I can't come to work tomorrow.
Pazartesi günü işe gitmem.I don't go to work on Monday.
Sence gerçekten işe almamız gereken kişi Tom mudur?Do you really think Tom is the person we should hire?
Marangoz olarak bir işe girdim.I got a job as a carpenter.
Bugün işe gelemem.I can't come to work today.
İstediğim işe girdim.I got the job I wanted.
Sami iyi bir işe girdi.Sami landed a good job.
Sami'nin daha fazla eleman işe alması gerekiyordu.Sami needed to hire more staff.
Sami o numarayı geri aramaya çalıştı ama işe yaramadı.Sami tried to call that number back but it didn't work.
Sami gerçekten arkadaşlarını yakın, düşmanlarını ise daha da yakın tutuyordu.Sami truly kept his friends close and his enemies closer.
Bir futbol skoru 3-0 ise bu, zafer değilse başka nedir?If a soccer score of 3 to 0 isn't a victory, what else is it?
Eldeki işe bağlı kal.Stick to the task at hand.
Sami'nin savunma stratejisi işe yaradı.Sami's defense strategy worked.
Sami'nin bir işe ihtiyacı var.Sami needs a job.
Sami'nin katili, Leyla tarafından işe alındı.Sami's killer was hired by Layla.
Tom dünyadaki en iyi işe sahip.Tom has the best job in the world.
Sami işe gitti.Sami went to work.
Sami başka bir hizmetçi işe aldı.Sami hired another maid.
Sami, Leyla'yı işe geri aldı.Sami hired Layla back.
Sami bir sinema salonu tarafından işe alındı.Sami was employed by a movie theater.
Sami'nin işe gitmesi gerekiyordu.Sami was supposed to show up for work.
Sami işe gitmek için ikametinden ayrıldı.Sami left his residence to go to work.
İşe hep bu kadar erken mi gelirsin?Do you always come to work this early?
Sami yeni oyuncular işe aldı.Sami hired new actors.
Güzel. İstediğin ne ise inan.Fine. Believe whatever you want.
Tom işe alınacağını umuyor.Tom is hoping he'll be hired.
Tom kendisini işe alacaklarını umuyor.Tom is hoping they'll hire him.
Tom'un Mary'yi işe aldığını biliyorum.I know Tom hired Mary.