ise ile cümle

ise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bugün işe giderken patlak bir lastiğim vardı.I got a flat tire on the way to work today.
Issız bir adada para işe yaramaz.Money is useless on a desert island.
Tom her gün işe arabayla gider.Tom drives to work every day.
Arkadaşlar böyle zamanlarda işe yarar.Friends come in handy at times like this.
Uzay yürüyüşleri genellikle işe bağlı olarak, beş ve sekiz saat arasında sürer.Spacewalks usually last between five and eight hours, depending on the job.
Tom çabucak işe döndü.Tom quickly got down to business.
O, işe yaradı mı?Did that work?
Bu işe yarayacak gibi görünüyor.It looks like it was going to work.
Matematik ne işe yarar?What is mathematics good for?
Tom işe giderken trende gazete okur.Tom reads the newspaper on the train on his way to work.
Bunun işe yarayıp yaramayacağını bilmiyorum.I don't know whether it's going to work.
Tom burada en zorlu işe sahip.Tom has the toughest job here.
Şimdi işe dönsem iyi olur.I'd better get back to work now.
Onun işe yaramayacağını hepimiz biliyoruz.We all know it won't work.
Tom işe giderken bir gazete alır.Tom buys a newspaper on his way to work.
Derhal işe dön.Get back to work right away.
Tom'un yüksek ücretli bir işe girmesi gerekiyor.Tom needs to get a high-paying job.
O bu defa işe yaramalı.It should work this time.
Çeneni kapa ve işe geri dön.Shut up and get back to work.
İşe gitme zamanıydı.It was time to go to work.
Tom bir boşanma avukatını işe aldı.Tom has hired a divorce attorney.
İşe gidiyordum.I was on my way to work.
Tom otobüsle işe gider.Tom goes to work by bus.
Tembellik yapmaktan vazgeç ve işe geri dön!Quit goofing off and get back to work!
Tembellik yapmayı bırak ve işe geri dön!Stop goofing off and get back to work!
Bu işe yarayacak mı?Will this work?
Tom ne zaman işe gider?What time does Tom leave for work?
O bisikletle işe gidiyor.He's going to work by bicycle.
Yapacak başka bir şeyim yoktu bu yüzden bir işe yarayacağımı düşündüm.I didn't have anything else to do so I thought I'd make myself useful.
Sen tamamen işe yaramazsın.You're completely useless.
Tom işe bir motosikletle gider.Tom rides a motorcycle to work.
Tom işe yarayacağını söyledi.Tom said he was going to work.
Bunun işe yaramayacağını biliyoruz.We know it's not going to work.
Ne zaman işe geri gidiyorsun?When are you going back to work?
Bu gece işe geri gideceğiz.We're going back to work tonight.
İşe giderken tuhaf bir şey gördüm.I saw something weird on my way to work.
Saat dokuzda işe başlıyorsun.You start working at nine.
İşe saat dokuzda başlıyorsun.You start working at nine.
Genellikle ne zaman işe gidersin?What time do you usually leave for work?
Muhtemelen şimdi işe geri dönmem gerekiyor.I should probably get back to work now.
Neyin işe yarayacağını ve neyin yaramayacağını görmek zorundayız.We have to see what works and what doesn't.
Bunun işe yaradığına inanamıyorum.I can't believe it worked.
Ben sadece işe gitmek istiyorum.I just want to go to work.
Tom Mary'yi John'u işe alması için ikna etti.Tom convinced Mary to hire John.
Sadece işe gidemezsin.You can't just not go to work.
Ben genellikle işe kendim giderim.I usually drive myself to work.
Bunun neden işe yaramadığını bilmiyorum.I don't know why it didn't work.
Kötü bir muhasebeciyi işe aldım.I hired a bad accountant.
Gerçekten bunun işe yarayacağına inandım.I really believed it would work.
Onun işe yarayacağına gerçekten inanıyordum.I really believed it would work.
Bu şekilde işe yaradığına sevindim.I'm glad it worked out that way.
Bu işe yarayabilir. Hadi deneyelim.That could work. Let's try it.
İşe gitmeyi sabırsızlıkla beklemiyorum.I don't look forward to going to work.
Sanırım daha fazla insanı işe almalıyız.I think we ought to hire more people.
Bazı şeyler kontrolümüz altında, bazı şeyler ise değil.Some things are in our control and others not.
Çok daha fazla satış elemanı işe alıyoruz.We're hiring a lot more salespeople.
Çocuklarına işe yaramaz şeyler öğretme.Don't teach your kids useless stuff.
İşe geri dönme vakti geldi.It's time to get back to business.
İşe karıştığınız için üzgünüz.We regret you've become involved.
Tom dün işe gidemedi.Tom failed to show up at work yesterday.

İlgili Sayfalar